Ergun Hiçyılmaz

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

MEKANLAR VE YILDIZLAR

Cumartesi, 21 Ağustos 2010 - 05:00

Ramazan mekanları dediğimizde aklımıza dini ibadet ve ziyaret mekanları gelir. Bu mekanlar oruç saatleri ve teravihlerde halkın Ramazan ayının kutsallığından dolayı ilgisini çekerdi.
Mekanların diğer kolu ise eğlenceye açık olan iftardan sonra ya da sahurda hizmet verenlerdi. Direklerarası malum. Direklerarası’nın dışında kalmış yüzlerce topluluk ile onları seyir imkanından mahrum kalanlar ne olacak? Birincisi İstanbul’un iki yakası bu mekanlarla çevrilmiştir. Ramazan dışında program yapan bu mekanlar kutsal ayın gelmesiyle programlarını pekleştirirler ve yeni yıldızlarla takviye ederek faaliyete geçerlerdi. Bu mekanları yazlık ve kışlık olarak ikiye ayırmak gerekir. Yaz aylarında bu açık hava mekanlarına baktığımız zaman neler görürüz neler.

ANADOLU YAKASI

Arnavutköy Çiçek Tarlası Bahçesi, Beşiktaş Suat Parkı, Beykoz İskele, Karagümrük Uzunbahçe, Şehremeni İnşirah Bahçesi, Narlıkapı Şafak Bahçesi, Kadıköy Zambooğlu Bahçesi, Kadıköy Vidalıköşk Bahçesi, Defterdar İskele Bahçesi ile Küçükçamlıca Bahçesi İstanbul’la yayılan yüzlerce eğlence yerinden bazılarıdır. Anadolu Yakası mekanlarında çevresel görünüş olarak daha farklı bir müşteri kitlesi görülür.
Apollon mekanı da alafranga sınıfın ilgi gösterdiği bir yerdir (Sonraları Hale adını almıştır). Kuşdili Tiyatrosu da gezinti ve eğlence alanının girişinde yer aldığı için daha kitlesel bir durum arz ediyordu. Kuşdili Çayırı’ndaki (Salıpazarı’nın bulunduğu alan) tiyatro özellikle yaz aylarında Ramazan akşamları her kesime mensup seyircilerin akınına uğrardı. Sol tarafta dere üstünde sandallar görülür, kenarında ise Hamdi Bey’in gazinosu yer alırdı.

Bu gazino içlerinde Hafız Burhan gibi ünlü sanatçıların yer aldığı incesaz takımı ile meşhurdu. Kuşdili Tiyatrosu geniş bir alanı kaplıyordu ve tek katlı locaları vardı. Sahnenin daimi dekoru, iri gövdeli ağaçların yer aldığı bir kır veya bir ormanı yansıtırdı. Kantolar ve benzeri müzikli oyunlar bu dekorun önünde takdim ediliyordu.



Yazlık bahçenin en önemli ismi Hasan Efendi idi. Kumpanyanın önemli isimleri arasında Meşrutiyet döneminin yıldızlarından Hakkı Necip ile eşi Madam Agavni de bulunuyordu. Naşit Bey (Naşit Özcan) ise hem Kuşdili Çayırı hem de Mısırlıoğlu Bahçesi’nde takviyeli kadrosu ile temsiller veriyordu.

DÜETTOLAR, KANTOLAR

Şehzadebaşı Ferah Tiyatrosunu biliyoruz. Karşısında ise başka bir sahne vardır. Bu mekanın sahnesine nice yıldız çıkmıştır. ‘Küçük ve Büyük Virjin’ler, ‘Amelya’lar, o yaşanması bir daha mümkün olmayan geceleri aydınlatan yıldızlardır. Beyazıt yönüne Vezneciler’e doğru çıkalım Handehane-i Osmani Kumpanyası’nın karşısında ise ‘Büyük Pandomim Kumpanyası’ vardı. İşletmeci Foti azınlıktandı ama danslı oyunları ile çoğunluğa hitap ederdi. 1800 sonlarındaki Ramazan ilanlarında Madam Tereza’nın da (Çukacıyan) adını görürüz. Bu ilanlarda Teraza en güçlü ve meşhur oyunculardan biri olarak lanse ediliyordu.

Tophane Caddesi’nden uzanan Alkazar Amerikan Tiyatrosu ise başlı başına bir alem. Eğlence programına neler katardı neler. Pandomim de vardır, şarkılı oyunlar da. Şenlikli programlara mutlaka kanto da dahil edilirdi. Katip Salih Efendi envai çeşit takdimi ile yetinmez, güldürü oyunlarına 5 perdelik muhavereli oyunlar da katardı. Düettolar da mekanların programlarından mahrum kalmazdı. Düetto, kantoların iki kişinin müzikli oyunu şeklinde sahneye konmasıdır. Rengarenk bir sahne, cıvıl cıvıl iki kantocu karşılıklı atışma içine girerdi. Seyirlik unsuru çok olan düettolar kanto dünyasının en renkli bölümünü oluştururdu. Düettoya genellikle iki kadın çıkardı. Ama bazen kadınlardan birinin yerini erkek de alabilirdi. Hatta Amelya gibi yıldızların erkek kılığına büründüğü de görülmüştü. Bu kılıkta efelenip dayılanması ve kabadayılık taslaması seyirci için cezbedici idi. Düettolar kimi zaman güldürür. Fazla atışmalarla dolu olduğu gibi alaycı da olabilir. Bol miktarda övgü de vardır, yergi de. Yani hayatımızın her hangi parçasından yüksek perdeli müzik eşliğinde kesitler verilir. Müzikli oyunun sözleri de o akşam ki müşteri durumuna göre şarkıcılar tarafından değiştirilir. Diyelim ki ön sıraları esnaf takımı doldurmuş, balıkçılar çoğunlukta. O zaman ikiliden biri mutlak surette balıkçıları övecek ve atışmadan galip çıkacaktır. Kantonun sözlerinde balıkçılar resmi geçit yapar ve bu durum balıkçı esnafını bir hayli hoşnut eder. Sahneye bozuk para yağdırılması elbette mızıka heyetini de memnun edecektir. Çünkü iltifat kantoculara, bahşiş ise mızıkacılara gider. Zamanın ünlü isimlerinden Todori ile Amelya’nın düettosundan bir bölüm şöyledir.

İştirak etme bana
Çektirme elem cefa
Hiç merhamet yok mu
Cana ruhum hep sana

Aşk sevda çekerim
Seni çok severim
Dehşetli ateşinden
Korkarım yanar ciğerim


Yandex.Metrica