Mektupta soru işaretleri var

“İrtica ile Mücadele Eylem Planı” belgesinin aslını savcılığa gönderdiği belirtilen subayın mektubundaki bazı ifadeler soru işaretlerine yol açtı

Salı, 27 Ekim 2009 - 05:00

Mektupta soru işaretleri var

Ne zaman aldı?

* İhbar mektubunda, “Sayın savcım, İrtica ile Mücadele Eylem Planı basında yer alır almaz erken davranarak söz konusu evrakın aslını gizlice dosyalandığı klasörden aldım” ifadesi kullanılıyor. Mektubun bir başka bölümünde de “Genelkurmay Başkanlığı olaydan, söz konusu belgenin medyaya yansıdığı gün sabah 04.30 itibariyle Genelkurmay İletişim Daire Başkanlığı vasıtasıyla haberdar olmuştur. İKK ve Güvenlik Daire Başkanı Tümgeneral Mutlu Arıkan ve beraberindeki bir binbaşı olayın olduğu sabah, olayı incelemek üzere Bilgi Destek Daire Başkanlığına geldiklerinde, Albay Çiçek’in haricindeki diğer iki şube müdürünün mesai başlangıcından önce Çiçek’in şubesinde bilgi ve belge temizliği yaptıklarına şahit olmuşlardır” deniliyor. Genelkurmay’ın Taraf gazetesinin haberinden 04.30’da haberdar olduğu düşünüldüğünde mektubu yazan subay, belge aslını ne zaman ve nasıl, dosyalandığı klasörden alabildi?

* Albay Dursun Çiçek’in şubesinde imha çalışması yürütüldüğü, “olayın olduğu sabah” daha mesai başlamadan saptandığına göre, ihbarcı subay, belgenin medyaya sızdığından ne zaman haberdar olup, belge aslını tüm bu çalışmalardan önce nasıl elde edebildi?

* İhbarcı subay, belge basında yer aldıktan sonra evrakın aslını klasörden aldığını söylüyor. Belgede imzası bulunan Çiçek ya da şubedeki diğer personel, bu gelişmeler yaşanırken belge aslını kontrol etmedi mi?

Nasıl ikna oldular?

* Mektupta, “Belgenin aslının yerinde olmadığı anlaşılınca kriz yaşandı ancak daha sonra belgenin ele geçmesinden korkan bir cunta mensubu tarafından imha edildiği görüşü benimsendi. Nitekim Org. İlker Başbuğ, belge hakkındaki basın açıklamasını aslının imha edildiğine kanaat getirdikten sonra yaptı” deniliyor. Mektuba göre, bu kadar kritik bir şubede çalışan personel ve üst düzey komutanlar, büyük tartışma yaratacak mektubu bulamamalarına rağmen imha edildiğine nasıl ikna oldu?

Neden bekledi?

* İhbarcı subay, Taraf’taki belgeye ilişkin haber 12 Haziran’da çıktıktan sonra belge aslını elde ettiğine göre, neden bugüne kadar bekledi? Belgenin aslını büyük tartışmalara rağmen neden savcılığa göndermedi?

* İhbarcı subay, belgenin hazırlanmasında kullanılan bilgisayarlar ile ilgili şubedeki bütün bilgisayarların 35 kez silinmesi, 40 torbaya yakın evrakın yakılarak imha edilmesi, evrak imhasında görev yapan erbaş ve erlerin tam listesi gibi kritik bilgilere nasıl ulaştı?

Gerçekten subay mı?

* Mektubu gönderen kişi gerçekten subay mı? Hala belirttiği gibi karargahta çalışıyor mu? Bu kişinin ifadesi alındıysa, ‘gizli tanık sıfatı’ verildi mi yoksa açık kimliğiyle mi ifade verdi? 

* İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmaya, ihbar mektubunda suçlanan üst düzey komutanlar da dahil mi?