Merkel: Dinleme konusunda bilgiyi gerekirse parlamentoya veririz

Almanya Başbakanı Angela Merkel, NATO müttefiki Türkiye'nin uzun yıllar Alman istihbaratı tarafından dinlenildiği iddialarıyla ilgili soruya cevap vermedi.

Merkel: Dinleme konusunda bilgiyi gerekirse parlamentoya veririz

Almanya Başbakanı Angela Merkel, NATO müttefiki Türkiye'nin uzun yıllar Alman istihbaratı tarafından dinlenildiği iddialarıyla ilgili soruya cevap vermedi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Letonya ziyareti sırasında başkent Riga'da yaptığı açıklamada, ABD'nin dinleme faaliyetlerine atıfta bulundu ancak Alman Dış İstihbarat Servisi BND'nin Türkiye'yi dinlediği tartışmalarına ilişkin açıklama yapmadı.

Merkel, gerekirse bu konudaki bilginin Alman Parlamentosu'nda istihbarat kuruluşunu denetleyen komisyona verileceğini söyledi. Alman haber ajansı dpa'ya göre Letonya'da konuyla ilgili sorulara cevap veren Merkel, daha önce yaptığı 'dostlar arasında casusuluk olmaz' açıklamasıyla da ABD'yi kast ettiğini dile getirdi.

DAVUTOĞLU: İSTİHBARAT TAKİBİ KABUL EDİLEMEZ

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Alman mevkidaşı Steinmeier’e "Müttefik iki ülke arasında birbirine yönelik istihbarat takibi kabul edilemez" dedi. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier ile telefon görüşmesi yapan Davutoğlu, "müttefik bir ülkeninin, istihbarat faaliyetlerinde hedef olarak görülmesinin ittifak ruhuna aykırı olduğunu" vurguladı. Davutoğlu’nun görüşmede mevkidaşı Steinmeier’e, "Müttefik iki ülke arasında birbirine yönelik istihbarat takibi kabul edilemez" dediği belirtildi. Görüşmede ayrıca, iki ülkenin istihbarat başkanlarının en kısa zamanda bir araya gelerek, Alman İstihbarat Başkanı tarafından Türk mevkidaşına izahat verilmesi konusunda mutabık kalındığı kaydedildi.

Der Spiegel: Alman istihbaratı Türkiye’yi dinledi

Alman haftalık haber dergisi Der Spiegel, Alman istihbaratının 2009 yılından itibaren Türkiye’yi istihbarat hedefi olarak takip ettiğini yazdı. 

Türkiye'den gelen ilk tepkiler

Türkiye’yi dinlediği iddialarını Türk siyasiler, ve uzmanlar, "müttefik ülkeler arasında yaşanmaması gereken güven zedeleyici olay" olarak nitelendirdi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, Almanya ile Türkiye arasında karşılıklı güvene dayanan tarihsel bir ilişki olduğuna dikkati çekerek, "Bu olay, karşılıklı güveni büyük ölçüde zedeleyici bir hadise. Bu hadise ortaya çıktığı andan itibaren bunun telafisi için mutlaka bir açıklama gerekiyor" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ise iddiaların kaynağı olan Der Spiegel dergisi odaklı yaptığı açıklamada, "Der Spiegel Dergisi, Türkiye ile ilgili hayırlı rüya görmeyen bir dergidir. Özellikle AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili çok haksız haberler yapmış olan bir dergidir. O nedenle onun bu haberini ihtiyatla karşılamak gerekir. Ancak üzerine de ciddiyetle gitmek gerektiği kanaatindeyim" şeklinde konuşmuştu.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da iddialarla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la da görüş alışverişinde bulunduklarını ve Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ile görüşeceğini bildirmiş, "Eğer bu iddialar gerçek değilse, onunla ilgili adımlar atılmalı ve basındaki ifadeler açıklığa kavuşturulmalıdır. Eğer bu iddialarda herhangi bir gerçeklik payı var ise de bu konularda bize en tutarlı izahat verilmesi zarureti vardır" açıklamasını yapmıştı.

Uluslararası politikada dikkat edilmesi gereken bazı temel ilkeler bulunduğunu hatırlatan Davutoğlu, iddiaların doğru olması halinde bu açıdan da kabul edilemeyeceğine ve mazur görülemeyeceğine dikkati çekmişti.  

 "Pacta Sunt Servanda’ya aykırı"

Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mesut Hakkı Caşın da Almanya gibi tarihi açıdan dost bir ülkede bu tür habersiz istihbari dinleme faaliyetlerinin, sonuçları ne olursa olsun Türk kamuoyu ve halkı tarafından dostça karşılanacak bir tutum olmadığını belirtti. "Bu durum öncelikle uluslararası hukukta ahde vefa ilkesi dediğimiz ’Pacta Sunt Servanda’ya aykırıdır" diyen Çaşın, NATO içerisinde Almanya’nın ABD’den sonra Türkiye’nin siyasi tarihi içerisinde son derece önemli bir pozisyonda olduğuna dikkati çekti.

Prof. Dr. Caşın, "Almanya devletinin Türkiye’den özür dilemesini istiyorum ve böyle bir olayın bir kere daha tekerrür etmemesi için gerekli tedbirleri alması gerektiğini düşünüyorum" dedi.

İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Selman Öğüt ise Almanya’nın casusluk faaliyetlerinin, uluslararası hukukta genel olarak ne yasaklayan ne de onaylayan bir düzlemde olduğunu belirterek, "Ancak bu şekilde Almanya, TCK hükümleri yanında, hem NATO Antlaşması’nı hem de Dostane İlişkiler Bildirisi’ni çiğnemiş oldu" dedi. Uluslararası hukukta casusluk konusunda bir düzenleme boşluğu olduğunu ve bunun genel olarak kabul gördüğünü belirten Öğüt, "Ancak her ülkenin siyasal ve ülkesel bütünlüğü açısından casusluğu bir uluslararası hukuk ihlali olarak görme hakkı var. Bunun uygulamada çok örneği var. Yakın bir örnek verirsek 24 Eylül 2013 te Brezilya Başkanı, NSA için ’uluslararası hukuku ihlal ediyor’ demişti. Velhasıl biz de diyebiliriz" değerlendirmesini yaptı.