Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Merkel Türkçe okula nasıl razı oldu?

Salı, 30 Mart 2010 - 05:00

Almanya Başbakanı Merkel’in Türkiye gezisine Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın Almanya’da Türkçe eğitim yapan okullar açılması isteği damgasını vurdu. Bilindiği gibi Almanya’dayken Merkel bu isteğe sıcak bakmamış ve Türk çocuklarının Almanca eğitim görmesinin yaşadıkları ülkeye uyum sağlamayı kolaylaştıracağını söylemişti. Bu yanıt, Almanca eğitim yapan kamu ve özel okulların bulunduğu, bir de üniversite açılmasına yeşil ışık yakıldığı Türkiye’de soğuk duş etkisi yarattı haliyle. Siz yapınca iyi, biz yapınca mı kötü mantığıyla. Gezinin ilk izlenimlerine göre Merkel, Almanya’da Türkçe eğitim yapacak okullara karşı çıkmaktan vazgeçti. Muhtemeldir ki Merkel’e açılması istenilen okullar konusunda bilgi ve garanti verildi: bu okullar cemaat okulu olmayacak, bir. Bu okullar imam hatip okulu olmayacak iki. Bu okullar, Almanca’nın da öğretileceği, ama Türk kökenli genç Türklerin kendi dillerini yarım yamalak değil, düzgün konuşup kendi kültürlerini kulaktan duyma değil, doğru düzgün öğrenecekleri, aynı zamanda yaşadıkları ülkeye de uyum sağlamalarını kolaylaştıracakları bir eğitim verecek. Yani bildiğimden değil, ama bir eğitimci olarak bana sorarsanız öyle olmalı. Oysa biz ne yapıyoruz? Yabancı ülkelerde açtığımız cemaat okullarında o ülkenin çocuklarına ana dili gibi Türkçe öğretmekle kalmıyor, Türk kültürü diye belli bir ideolojinin yansımasını da şırıngalıyoruz! Afrikalı, Asyalı başka başka ülkelerin küçücük çocukları, bizim milli marşımızı göz yaşlarıyla, titreye titreye okuyor diye ödüllendiriliyor! Ben yıllarca Fransız lisesinde okudum, Fransız milli marşının ne olduğunu bilmem bile. Almanya’daki Türk kökenli gençlerin Türkçesi de, Türk kültürü konusundaki bilgisi de çok zayıf. Bunun geliştirilmesi, sadece Türkçe eğitim yapacak okullarda değil, Alman eğitimiyle işbirliği yapılarak Alman okullarında da sağlanmalı. Eğitime hizmet edeceğine inanılırsa o zaman Almanların da itirazı olmaz! Bizim kolonici anlayışla yürüttüğümüz cemaat okullarının eğitim anlayışı ise aslında hiç bir ülkenin hoşuna gitmemeli...

Çamur at, izi kalsın
İktidar yandaşı gazetecilerin TRT ve Kanal24’te bol akçalı programlarla ödüllendirildiği dönemde muhalefet yapmış olanlar da Silivri’de çile çekiyor! Mustafa Balbay 390 gündür tutuklu! Tuncay Özkan 19 aydır! İkisi de bu sinir savaşından sağ salim çıkarsa iyidir. İkisinin de istediği bir tek şey var: Adil, hızlı ve tutuksuz yargılanmak. Haksızlık etmeyelim. Bunu isteyenler bir tek onlar değil. Ergenekon, Balyoz, Süpürge, Şemsiye, Cami, Gemi, ıvır zıvır, açıp durdukları onlarca dava soruşturmasında değdik değmedik demediler, emekli muvazzaf, onbaşıdan korgeneral, orgenerale, sorgulamadıkları subay kalmadı! O kadar ki artık sayılarını, adlarını, neden sorgulandıklarını hatırlayamaz, aklımızda tutamaz olduk. Ama her birinin adı ve fotoğrafı yandaş medyada kocaman yayınlanıyor, sorgu bittikten sonra serbest kalırlarsa, “deliller yetersizmiş, kaçamazlarmış, onun için şimdilik sıyırttılar” biçiminde bir haberle veriliyor. Yani suçlular ama tutuklanmadılar anlamında! Bu “darbe” şüphelileri, öyle bir yargılama sürecinde ki, mahkemeler onların suçlu olduğunu ispat etmeye çalışmıyor, onlar suçsuz olduklarını ispata çalışıyor! Üstelik tanıklar kimliği şüpheli gizli ihbarcı, deliller, teknolojik olarak şüpheli, üzerinde oynanmış olması muhtemeler cd! Öyle tv kanalları var ki tartışma programlarında hepsi aynı fikirde olan konuşmacılar, sadece bu konuyu konuşuyor, daha doğrusu, suçluyor, yargılıyor, kararı veriyor, bir asmadıkları kalıyor! Böylesi bir tiyatro sergilenirken öte yanda bir Anayasa değişikliği, halka yargı reformu diye yutturulmaya, bir 15. madde kaldırılıyor gerekçesiyle 12 Eylül anayasası kaldırılıyor, demokratikleşiliyor diye kabul ettirilmeye çalışılıyor! Yargı reformu, hızlı adalet, bağımsız yargı, doğal hukukla olur; özel mahkemeler, düzmece iddianameler, ceza infazına dönüştürülmüş tutukluluk süreleriyle değil. Bunları niye değiştirmiyorsunuz? Anayasayı toptan niye değiştirmiyorsunuz?