Merkel'le sağdan devam

Solsuz bir koalisyon hakkı kazanan Başbakan Merkel'in AB yolunda Türkiye karşıtı söylemini güçlendirmesi bekleniyor

Pazartesi, 28 Eylül 2009 - 09:42

Merkel'le sağdan devam

Almanya’da dün yapılan genel seçimler sonucunda, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olan Başbakan Angela Merkel, ekonomik krize rağmen koltuğunu korudu.Büyük koalisyonun küçük ortağı Sosyal Demokratlar 2’nci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük hezimetini yaşadı. Merkel’e istediği gibi Hür Demokrat ile merkez sağ koalisyonunun yolu açıldı.

Genel seçimlerde halk, ekonomik krizin faturasını, iktidar ortaklarından merkez sağa değil, merkez sola kesti. Hıristiyan Demokratların (CDU) lideri Başbakan Angela Merkel ile “yola devam” diyen Almanlar, merkez soldaki Sosyal Demokrat Parti’yi (SPD) cezalandırdı.

KATILIM YÜZDE 72.5
Katılımın yüzde 72.5 olduğu seçimlerde, ilk sonuçlara göre CDU yüzde 33.5, Sosyal Demokratlar (SPD) yüzde 23.5, Hür Demokrat Parti (FDP) yüzde 14.5, Sol Parti yüzde 13, Yeşiller ise yüzde 10 oranında oy aldı. Diğer partilerin toplam oy oranı yüzde 5.5.

Merkel, 2005 seçimleri sonrasında kendi başbakanlığında, SPD’ye eşit sayıda bakanlık vererek kurabildiği “büyük koalisyon” hükümetini devam ettirmek istemiyordu. Bunun yerine, iş dünyasına yakın, merkez sağcı FDP ile koalisyon kurma amacına ulaşmış oldu.

Bunu bir “Richtungswahl” (dönüm noktası seçimi) olarak görmeyen Almanlar ise, yeni hükümetin ülkede radikal bir siyasi değişime imza atmayacağını düşünüyor. Ekonominin canlandırılması gereken bir dönemde devletin ciddi bir borç batağında olması yeni hükümeti çok zorlayacak. 

Almanya’da toplamda yüzde 48’lik oy oranı hükümet kurmak için yeterli. CDU-FDP, bu eşiğe kıl payı farkla ulaşmış durumda. Ancak karmaşık seçim sistemi nedeniyle yeni hükümet, sandalyelerin resmen dağıtılmasının ardından kesinleşecek.
2005 seçimlerine kıyasla 11 puan kaybeden SPD, 2’nci Dünya Savaşı’ndan bu yana en düşük oy oranıyla hezimete uğradı. SPD, 11 yıl aradan sonra muhalefete döndü. SPD’nin düşüşü, soldaki diğer partilerin çıkışının bir sonucu. “Aşırı sol” diye nitelenen Sol Parti oylarını 4 puan, Yeşiller ise 2 puan artırdı. 



CDU OY KAYBETTİ
Merkel liderliğindeki CDU geçen seçimlere göre yüzde 2 oy kaybetti. Bu “iktidar aşınması” olarak niteleniyor. Yaklaşık 5 puanlık artış kaydeden FDP ise, muhafazakarlara karşı liberal sağın temsilcisi olarak sivrildi. Seçimlerde Neonazi ve Hıristiyan köktenci partiler ise başarı gösteremedi.

Almanya’da solsuz koalisyon hakkı kazanan Şansolye Merkel’in AByolunda  Türkiye karşıtı tavrını güçlendirmesi bekleniyor

Oy verme işleminin sona ermesinden kısa bir süre sonra açıklanan sandık çıkış anketlerine göre Başbakan Angela Merkel’in  Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU/CSU) koalisyonu yüzde 33.5’lik oy oranına ulaşarak seçimde ezici bir üstünlükle birinci oldu. Halihazırdaki koalisyon hükümetinde bulunan Sosyal Demokratlar (SPD) yüzde 23’lük oy oranıyla ikinci parti olurken, Merkel’in yeni koalisyon hükümeti için öncelikli tercihi Hür  Demokrat Parti (FDP) yüzde 14.8’lik bir oy oranına ulaşarak üçüncü sırada yer aldı. Eğer bu sonuçlar geçerli olursa  CDU/CSU ile FDP’nin ulaştıkları toplam yüzde 48 oy oranıyla merkez sağ bir koalisyon kurmaları mümkün olacak. Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyen SPD’den kurtularak 2’nci kez başbakanlık koltuğuna oturacak olan Merkel’in, Türkiye’nin AB sürecine daha yüksek sesle karşı çıkması bekleniyor. Seçimin kesin olmayan sonuçlarına göre Sol Parti’nin de oyların yüzde 13’ünü alarak dördüncü, Yeşiller’in de 10.5’le beşinci sırada yer aldığı görüldü. 

Sandık çıkış anketlerinin açıklanmasının ardından seçim zaferini başkent Berlin’de partililerle kutlayan Merkel, FDP ile birlikte bir hükümet kurabilecek çoğunluğu elde ettiklerini belirtti. Almanya’da yaşayan tüm Almanların başbakanı olmak istediğini söyleyen Merkel, daha şimdiden FDP Genel Başkanı Guido Westerwelle ile telefonda seçim sonrası planlarını konuştuklarını kaydetti.

FDP’NİN ÇIKIŞI

Berlin'de yeni koalisyon ortağı olmaya hazırlanan Hür Demokrat Parti, oy oranını 2005'deki seçimlere oranla yaklaşık yüzde 5 oranında artırdı. Sandıklardan elde edilen tahminlere göre yüzde 14,5 oy toplayan Hür Demokratlar, seçimlerde en iyi çıkışı yapan parti oldu.

Yeni koalisyon hükümetinde dışişleri bakanlığı görevini üstlenmesi beklenen parti lideri Guido Westerwelle de elde ettikleri sonuçtan memnun. Sandıkların kapanmasının ardından bir basın toplantısı düzenleyen FDP Genel Başkanı Westerwelle de Federal Almanya Cumhuriyeti'nin kurulmasından bu yana en iyi seçim sonucunu aldıklarını belirtti.

Adım adım verdikleri sözleri yerine getireceklerini belirten Westerwelle, yaşadıkları sevince rağmen ayaklarının yere bastığını dile getirdi. Almanya'yı Hrıstiyan Birlik partileri ile birlikte yönetmek istediklerini söyleyen Westerwelle, aldıkları sonuçtan dolayı vatandaşlara da teşekkür etti.

Aldıkları sonucun ne anlama geldiğini bildiklerini belirten Hür Demokrat lider Westerwelle “Bunun sorumluluk anlamına geldiğini biliyoruz. Ve biz, bu sorumluluğu üstlenmeye hazırız” dedi.

Westerwelle, vergilerin iyileştirilmesi, daha fazla eğitim olanağı sunulması ve vatandaşlık haklarının daha fazla saygı görmesi için yeni Alman hükümetinde birlik partileriyle birlikte görev almak istediklerini de vurguladı.

Sandık çıkış anketlerine göre İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en düşük oy oranını elde eden SPD’nin lideri Frank-Walter Steinmeier sonuçlar üzerine, “Konuşacak bir şey yok. Bu çok acı bir yenilgi” sözleriyle değerlendirdi. Steinmeier, FDP ve CDU/CSU koalisyon hükümetine karşı muhalefet lideri olarak görev yapmaya hazır olduğunu söyledi. 



740 BİN TÜRK SEÇMEN


740 bini Türk kökenli olmak üzere 62.2 milyon kayıtlı seçmenin oy kullanmaya davet edildiği dünkü seçimlerde katılım önceki yıllara oranla oldukça düşük oldu. Ülkede bu yıl halkın bazı bölgelerde eyalet ve belediye seçimleri için 4 kez sandığa gitmiş olması nedeniyle ilk gelen sonuçlara göre kimi eyaletlerde seçime katılım oranı yüzde 50’lerde kaldı. Toplam oy kullanma oranının dört yıl önceki yüzde 77.7’lik seviyesinden rekor bir düşüş göstereceği tahmin ediliyor.

ALMAN MEDYASI NE DEDİ?
Almanya’da dün yapılan seçim Alman medyasında ve İngiliz basınında geniş olarak ele alındı. İlgi çeken yorumlardan bir bölümü şöyle:

Frankfuter Allgemeine Zeitung: Başbakan Angela Merkel’in ikinci hükümeti, karşısında bu ülkede şimdiye dek görülmemiş boyutta sol bir cephe bulacak. Peki bu muhalefet gücü, muhafazakar Hırstiyan Birlik partileri ile Sosyal Demokratlar’dan oluşan büyük koalisyonun kabuk bağlamış hatalarıyla birlikte Merkel’in gerçek iç yüzünü ortaya çıkarabilecek mi? Yeni koalisyon ortağı Hür Demokratlar, reform amacı güden bir Merkel’in yolunu tıkamayacaktır. Ve böylece Hrıstiyan Demokrat Birlik'in lideri, istediği gibi bir başbakan olabilecek."

Die Tageszeitung: Sis perdesinin kalkmasıyla gelecek 4 yılın nasıl olacağı gün ışığına çıkıyor: Sosyal eşitlik azalacak, yüksek kazanç sahiplerinin vergi yükü hafifleyecek ve bunun için gereken kaynaklar Katma Değer Vergisi ile yaratılacak. Hür Demokratlar işte bunun için seçildi ve Merkel’e baskı yapacaklar. Merkel 2005 yılında ilk kez başbakan olduğunda aralıksız birkaç dönem iktidarda kalmanın hayalini kuruyordu. Bunun için Merkel’in eline en büyük fırsat geçti, çünkü Sosyal Demokratlar canlı ve kendine güvenen bir ana muhalefet oluşturamayacak.

Stuttgarter Nachrichten: HIrıstiyan Demokratlar, Sosyal Demokratlar’dan kurtuldu. Ancak Başbakan Angela Merkel’i geçen dönemden çok daha büyük sorunlar bekliyor. Artık Merkel sadece arabulucu olmanın ötesinde bir şeyler yapabileceğini göstermek zorunda. Seçim sonuçları ve ekonomik kriz nedeniyle uzlaşma arayışları için yeterince zaman yok.

Westdeutsche Allgemeine Zeitung: Hırıstiyan Birlik Partileri ile Hür Demokratlar arasındaki koalisyonun işi zor olacak. Sosyal Demokratlar, büyük koalisyonun ortağı olarak yaptığı gibi kendini frenlemeyecek ve gerekli gördüğünde saldıracak. Böylece Sosyal Demokratlar özlerine dönecekler ve kendileriyle barışık olacaklar. Başbakan Angela Merkel’in yanında ise sendikaları da yumuşatacak bir koalisyon ortağı olmayacak. Bu arada sokağın da baskısı artacak.

İNGİLİZ GAZETELERİNİN YORUMU

Guardian: Dün gecenin en büyük galibi, yüzde 15 oy alarak tarihindeki en iyi seçim sonucunu elde eden Hür Demokratlar oldu. Bu sonuç Merkel'in Hür Demokratlar ile koalisyona gidip, biraz daha sağa kaymasına olanak tanıyacak. Böylece Almanya'nın ulusal çıkarlarını daha kuvvetli bir şekilde savunabilecek. AB açısından bunun anlamı, İrlandalılar’ın Cuma günkü referandumda 'doğru' oyu kullanması durumunda Lisbon reform anlaşmasını yürürlüğe sokmak olacak. Mali kriz cephesinde ise, Merkel Amerika Birleşik Devletleri'nden gelen, ihracata verdiği önemi azaltıp iç tüketimi arttırma baskısına daha rahat direnebilecek. Ekonomiyi canlandırma paketlerini küçültüp, büyüyen kamu harcamalarını dizginleyerek, krizden daha hızlı çıkış yollarına yönelebilecek. Ancak bu tercihler Londra ve Washington ile arasındaki sürtüşmeyi arttıracaktır. Angela Merkel'in yeniden seçilmesinde, mali kriz döneminde güvenilir bir lider olduğu algısını yaratması önemli rol oynadı. Ancak seçimden sonra bu algı ciddi bir sınavdan geçecek.

 “TÜRKİYE KAYBEDECEK”

Times: Merkel'in Hür Demokratlar ile kurması beklenen merkez sağ koalisyonu hem iç hem de dış politikada olumlu gelişmeleri beraberinde getirecek. Merkel artık Sosyal Demokratlar ile kurduğu büyük koalisyona son verip, daha kararlı planları olan, ideolojik açıdan daha uyumlu ve Almanya'nın ihtiyacı olan reformları gerçekleştirme şansı olan bir hükümet kurabilir. Bu sonuç, hem Almanya açısından hem de Avrupa açısından iyi bir sonuçtur. Kazandığı zafer, Merkel'in Avrupa'daki ve Atlantik ittifakı içindeki otoritesini da arttıracaktır. Bunun, temkinli tarzını ve uzlaşı ile hükümet etme tercihini değiştirmesi beklenmemeli. Ancak kuracağı koalisyonun parlamentodaki çoğunluğu, Almanya'nın resesyondan kararlı bir şekilde çıkışıyla birleştiğinde, görüşleri Berlin'in iki kilit müttefiki olan Paris ve Washington'da daha fazla kabul görecektir. 



Almanya'nın yeni hükümet yapısı karşısında en büyük kaybeden Türkiye olacak. Alman Sosyal Demokratlar 11 yıldır, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesinin en büyük savunucusu oldu. Önce Yeşiller ile kurdukları ittifakla, son dönemde de Hıristiyan Demokratlar ile kurdukları büyük koalisyonla. Ancak Sosyal Demokratlar artık muhalefette ve Paris ile Berlin'de, Ankara'nın üyeliğine şüpheyle yaklaşan hükümetler var.

Financial Times:  Hıristiyan Demokratlar ile Hür Demokratların kuracağı bir koalisyonda, dış politikada çok fazla bir değişiklik olmayacak. Hür Demokratların lideri Guido Westerwelle, büyük bir ihtimalle dışişleri bakanlığı görevini Sosyal Demokratların lideri Frank-Walter Steinmeier'den devralacak. Ancak dış politikada büyük bir değişiklik beklenmemeli. Öncelikle iki parti de, Atlantik ötesi ile ilişkilerin önemine yürekten inanıyor. Hür Demokratlar, Afganistan'daki Alman askerlerinin çekilmesi konusunda kesin bir tarih belirlemeye daha az meyilli olsa da. Westerwelle Rusya ile ilişkiler konusunda daha sert bir tutum benimseyebilir. Frank-Walter Steinmeier daha pragmatik bir tutum sergiliyor ve insan hakları, komşularıyla ilişkileri gibi konularda Moskova'ya yönelik eleştirilerini fazla yüksek perdeden dile getirmemeye özen gösteriyordu.

Independent: Sosyal Demokratlar kötü bir sonuç elde etmiş olsalar da, ikinci parti konumlarını sürdürüyorlar. Diğer partiler ile birlikte solun toplam oyu da yüzde 46. Yani galip gelen sağ bloktan sadece iki puan gerideler. Dolayısıyla Almanya, 4 sene önce olduğu gibi ve birçok modern demokraside görüldüğü gibi bölünmüş durumda. Dolayısıyla yeni hükümet yasal düzenlemeleri parlamentodan geçirmekte zorlanmayabilir, ama kamuoyunu ikna etmesi o kadar kolay olmayacaktır.

DHA

7