Mesele oraya kadar gelmesinde!

Çarşamba, 21 Kasım 2012 - 05:00

Dün sosyal medyada ve arkadaşlarla aramızda hep aynı ismi konuştuk; Nur Cennet Uçar. Kendisi önceki gece “O Ses Türkiye” (Star TV) yarışmasına katıldı... Vasatın üstünde bir sesi vardı. İş jüriyle laflama aşamasına gelince yaşının getirdiği bir heyecanla iletişimin dozunu kaçırdı... Buradan sonra devreye giren Acun Ilıcalı yarışmacıyı inisiyatifini kullanarak diskalifiye etti. Meselede “kim haklı?” diye bir soru yok.

Yetenek yarışmaları aynı zamanda bir disiplin de istiyor. Nur Cennet, lisanı tutturamadı ve kazandığını kaybetti... O değil de hafızası biraz sağlam olanlar bu genç kızın daha önce “Popstar Alaturka” yarışmasında da yer aldığını hatırladı sanırım... Önceki akşam sahnedeki haliyle o yarışmadaki halinin zerre kadar farkı yok. Demek ki asıl sorun seçmelerde olmalı...

[[HAFTAYA]]

Daha önce bir şekilde yarışmalara katılmış, az çok kendini göstermiş kişileri yeni bir şey bulmuş gibi vitrine sürmemeliler... Çünkü basit bir araştırmayla ortaya çıkacak bu veri ekranda ve sonrasında uzunca tartışılan “o haklıydı, bu haksızdı” geyiğine dönebiliyor... Herkesin yeni bir şansa ihtiyacı var elbette ama bizim ülkede genellikle şans kapıyı bir kere çalıyor!

TÜRK SİNEMASI’NA NEFES OLABİLİR...

Şu kadarı net ki, rekabetin bir hayli yoğun olduğu ve kemik izleyicisini netleştirmiş diziler karşısında bir şey üretemeyen kanallar kaçışı hemen Türk filmlerinde buluyor... Özellikle Show TV bugünlerde bunu sıkça yapıyor. Kanal pazartesi akşamı devamlı matine gibi iki önemli filmi arka arkaya yayınladı. Birincisi TV’de ilk gösterimi yapılan “Beni Unutma” isimli filmdi ki neredeyse hiç izlenmedi. İkincisi birkaç kez karşılaştığımız “Vali” isimli filmdi ki o da rekabet karşısında çok bir şey yapamadı... Meseleye bir strateji olarak bakarsak üretim olmadığı için alkışlanacak bir taraf yok. Ama bu stratejinin tutması halinde dizi sektörü gibi genişleyen bir sektör daha hayatımıza girer. O da film sektörü olur ki, en azından tarihin bir yerine sanat adına not düşülmüş olur!

GİDENLERİN LİSTESİ!


Ekranların tasdikname tablosu belli oldu. Bunu diziler anlamında söylüyorum. Daha üçüncü ayında olan yeni sezonda yayından kaldırılan dizi sayısı TRT ve STV ekranını da ekleyince 20’yi buldu. Buna göre tasdikname veren kanalların performansına da bakalım... İlk sırada; “İffet”, “İbreti Ailem”, “Babalar ve Evlatlar”, “Evlerden Biri” ve “Sudan Bıkmış Balıklar”a kapıyı gösteren Star TV var... Kanal D hemen ardından geliyor. Kanalla vedalaşan diziler sırasıyla; “Annem Uyurken”, “Kötü Yol”, “Sultan” ve son olarak “Veda”... FOX, “Esir Şehrin Gözyaşları”, “Aşkın Halleri” ve “Dedemin Dolabı” isimli dizileri bitirdiği için üçüncü sırada... Atv, “Son Yaz Balkanlar”, “Uçurum”, “Yahşi Cazibe”ye son vermiş. FOX’la aynı basamağı paylaşıyor... Son olarak Show TV’de iki ayda iki dizi birden tarih olmuş; “Düşman Kardeşler” ve “Eve Düşen Yıldırım”. Çok yakında bir dizi daha kalkacak ama onu benden duymayın...

MEMATİ ÖLMEDİ!


Memati ölmedi aslında. En azından “Kurtlar Vadisi” (atv) ekibi için ölmediği ortada. Son reklam filminde ailesiyle kamera karşısına geçen Gürkan Uygun, bizzat “Kurtlar Vadisi” dizisinin sponsorunun reklamında oynuyor... Bu da bir süredir, “ekibe kafası bozuldu ve gitti” dedikodularına son noktayı koyuyor. “Kurtlar Vadisi” bir büyük aile gibi. O aileye bir kez girdin mi, gerisini atalarımız söylemiş zaten; “Atsan atılmıyor, satsan satılmıyor”... Ben Memati’nin bir şekilde hayatımıza yeniden gireceğini düşünüyorum. Orta kısa bir vadede ve sanırım yine Vadi’de. Bakalım yanılacak mıyım?

ALEMİN KIRALI DA MI?

Kanal D’de “Veda” isimli dizi son buluyor. Yenileme çabaları da işe yaramayınca böyle bir prensip karar alınmış durumda... Diziler sona doğru gelirken önce yaratıcı ekibi, sonra oyuncu kadrosu, sonra saatleri, son olarak da yayın günleri değişir. Bu anlattığımın değişmez bir kural olduğunu yaklaşık olarak her izleyici bilir... “Alemin Kıralı”nın (atv) bugün taşındığı yer ve saat saydığım kriterlerin içinde bulunuyor. Korkarım ki ekranların bu kendi halinde ama izlenen komedisi için de çanlar çalmaya başlıyor. Dilerim bu bir sona yolculuk değildir..