Metal sektöründe toplu iş sözleşmesi görüşmeleri başladı

MESS Başkanı Önen: Metal sektörü çalışanları ve işverenleri olarak ülkemize karşı sorumluyuz

Metal sektöründe toplu iş sözleşmesi görüşmeleri başladı
Türkiye ekonomisinin lokomotifi konumundaki metal sanayiindeki 130 bin çalışanı kapsayan toplu iş sözleşmesi için Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ve işçi sendikaları arasındaki görüşme süreci başladı.

MESS Başkanı Kudret Önen, Türk Metal Sendikası ile yapılan ilk görüşmede iş barışının önemine vurgu yaptı. Ortak akılla hareket edileceğine inandığını söyleyen Önen, ülke ekonomisi de düşünülerek hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Önen, “Ülkemize ve bütün vatandaşlarımıza karşı sorumluyuz” dedi.  



Otomotiv ana ve yan sanayi, demir-çelik-döküm, beyaz eşya ile diğer metal sektörlerinde faaliyet gösteren lider şirketleri kapsayan toplu iş sözleşmesi için Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile işçi sendikaları arasındaki görüşme süreci başladı. Görüşmeler Türk Metal Sendikası, Birleşik Metal İş Sendikası ve Çelik-İş Sendikasıyla yürütülüyor. Toplu iş sözleşmesi görüşmeleri MESS üyesi 180 işletmedeki 130 bin çalışanı kapsıyor. Türkiye ihracatının yüzde 27’sini, imalat sanayinde toplam cironun yüzde 24’ünü, metal sanayi sektörü istihdamının yüzde 12’sini MESS üyesi şirketlerin gerçekleştirmesi, sürecin Türkiye ekonomisi açısından önemini gösteriyor. 
 

‘Ortak paydamız Türkiye’


 “Metal sanayinin Türkiye ekonomisinin ana şalterlerinden biri olması nedeniyle, sorumluluğumuz sadece kendi çevremizle sınırlı değildir” ifadesini kullanan MESS Başkanı Kudret Önen, “Bütün vatandaşlarımıza, ülkemize karşı sorumluyuz. Yıllardır elbirliğiyle, işimizi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Karşılıklı özveriyle, diyalog yoluyla işimize, sektörümüze ve ülkemize sahip çıkıyoruz” diye konuştu.  
MESS Başkanı Kudret Önen, metal sanayinde geçmişte yaşanan olumsuzlukların ekonomiye darbe vurduğunu ve çalışanları da ekonomik sıkıntıya soktuğunu hatırlattı. Ülkemizin rekabet gücünün korunması ve sanayi ürünlerimizin dünyada daha fazla talep görmesinin ancak iş barışıyla sağlanabileceğini kaydeden Önen, “Bunun için ‘İşte Barış Dünyayla Yarış’ diyoruz” ifadesini kullandı. 
 

Türkiye’nin rekabet gücü iş birliğiyle korunabilir


Dördüncü Sanayi Devrimi ile küresel arenada rekabet gücünün ve işgücü niteliklerinin yeniden tanımlandığı belirten Önen, bu süreçte daha da yoğunlaşacak olan rekabete karşı herkesin işine sahip çıkması gerektiğini vurguladı. Önen sözlerini şöyle tamamladı: “Böylesine kritik bir dönemde, üretimde verimliliği artırmak için işbirliği içerisinde çalışmalı, uyum ve beraberliğimizi daha da güçlendirmeliyiz. Toplu görüşme sürecini ortak akıl, sağduyuyla tamamlamanın; çalışma barışına, huzura ve refaha katkı sağlayacağına inanıyorum.”