MHP barajın altında kalır mı?

a
a
Perşembe, 30 Aralık 2010 - 05:00

Yeni yıla “iki dil” ve “Özerk Kürdistan” tartışmalarıyla giriyoruz. Ben gelişmelerden endişeliyim ve bu endişemin yersiz olmadığına inanıyorum. Zira dün Ankara’da Kürt meselesi konusundaki tartışmaların sertleşmesi halinde PKK’nın mart ayı gibi eylemsizlik kararından vazgeçip yeniden saldırılara başlayabileceği konuşuluyordu.

PKK’nın haziran ayında yapılacak seçimlere kadar silaha sarılmama yönündeki sözü, pek çok kişi için inandırıcı gelmiyor. PKK’nın “saldırılara başlama”, BDP’nin ise “Kürtleri ayaklandırma” potansiyeli bir kenarda dururken Kürt sorununun çözümünde AK Parti, CHP ve MHP’nin nasıl bir yol izleyeceği önemli.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay “Terör biterse MHP de biter” dedi. Devlet Bahçeli ise Atalay için “PKK açılımının militanı” ifadesini kullandı. Her ne kadar “Siyasetin hafızası 24 saattir” desek de bunlar kolay unutulur sözler değil.

[[HAFTAYA]]

Başkentte 12 Eylül referandumundan bu yana MHP’nin barajın altında kalma ihtimalinden bahsediliyor. Ülkücülerin önemli bir bölümünün AK Parti’ye kaydığı, Türkiye’nin geleceğiyle ilgili kaygıları olan kesiminin ise daha güçlü göründüğü için CHP’ye yöneleceği söyleniyor. İktidar partisi içinde giderek hâkim olmaya başlayan beklenti de bu yönde. Ben pek çok konuda MHP sözcülerinden farklı şeyler düşünsem de MHP’nin barajın altında kalmasının olumsuz sonuçları olacağına inanıyorum. Tıpkı BDP’nin baraj altında kalmasının kötü bir durum olması gibi.

Bir taraftan yüzde 10 barajının yüksek olduğunu her fırsatta dile getirirken diğer yandan MHP’yi bu oy oranının da altına itmeye çalışmak siyasi etiğe uymaz. Güneydoğu meselesi söz konusu olduğunda çok sert söylemleri olsa da Devlet Bahçeli bugüne kadar belli bir yerde durmasını bildi. Sokaktaki insanları kışkırtacak bir tutum içine girmedi. MHP’nin olmayacağı bir parlamentonun bir tür düdüklü tencere gibi basınç altında kalacağına inanıyorum. Hatta keşke BBP’liler de bir şekilde TBMM’ye girebilse... Ancak “etnik siyaset çerçevesinde sıkışan bir MHP’nin de partiye yeni oy getirmeyeceği” açık.

Bahçeli geçenlerde Ankara’da yaptığı toplantıda ülkücülerin MHP’ye daha fazla oy getirmesini istemişti. Parti gerçekten bunu bekliyorsa ekonomide, dış politikada yeni söylemlere ihtiyacı var. “Ermeni meselesi nasıl çözülecek?”sorusuna “Hayrola, yoksa yakında Ermenistan ile milli maç mı var?” diye cevap vermekle iş bitmiyor. BDP lideri Selahattin Demirtaş’ın Başbakan Erdoğan’a “Sen zaten ülkenin organlarını satmışsın” diye seslenmesi de bana göre kışkırtıcı bir çıkış. Meseleyi “Özerk Kürdistan”ve “Öz Savunma Kuvvetleri” noktasına getiren BDP çözümsüzlük üzerine mi siyaset yapıyor diye kuşkulanıyorum. Şamil Tayyar’ın dün Star Gazetesi’nde yazdığı gibi eğer BDP’nin amacı Türkiye’yi bir iç çatışma ortamına sürüklemek ve bunun sonunda uluslararası güçlerin müdahalesiyle fiili bir bölünme yaratmaksa, o başka.

Gül bugün Diyarbakır’da

En karamsar olduğumuz günlerde bile Kürt meselesinin çözümü konusunda umutlarımızı yüksek tutmaya çalışan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bugün Diyarbakır’da... Cumhurbaşkanı Gül, Kürt sorununun çözümüne en başından beri olumlu katkı sağlamaya çalışıyor. Cumhurbaşkanı Gül’ün Diyarbakır’da vereceği mesajlar çok önemli; fakat “Gül öyle bir söz edecek ki bütün mesele hallolacak" gibi bir algı da yaratmamak lazım. Çünkü PKK böyle bir hava oluşturmaya çalışıyor. Örgüt “Cumhurbaşkanı’nın bile söyleyecek bir şeyi yok” propagandasıyla insanlarda çaresizlik psikolojisi yaymaya uğraşıyor. Gül’ün herhangi bir şehirde değil de Diyarbakır’da yeni yıla girecek olması bile o yöredeki yurttaşlarımız için başlı başına güzel bir mesaj olarak algılanmalı.

Thomas’ı bıçaklayan magandalar!

Almanya’nın Ankara Büyükeçiliği Hukuk Müşaviri Thomas Eberhard Schultze Ankara’da üç trafik magandası tarafından bıçakla yaralandı. Thomas yıllardır tanıdığım ve çok sevdiğim bir dostumdur. Daha önce Almanya’nın İstanbul Konsolosu olarak da görev yaptı. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olmasını hararetle savunan ve Türkleri çok seven bir insandır. Eşi ve ailesiyle birlikte tatillerini bile burada geçirir. Almanya açısından kritik önemdeki Afganistan ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde de çalışan Thomas Schultze önümüzdeki yıllarda Türkiye’ye büyükelçi olabilecek nitelikte bir isim. Thomas’ın başkentin göbeğinde, Çankaya’da eşinin gözleri önünde trafik magandaları tarafından yaralanması, sık rastladığımız barbarlık örneklerinden biri. Bunu yapanların ne ceza alacağını dikkatle takip edeceğim.