MHP: Sandıkla geldin, sandıkla gideceksin

Cuma, 22 Ocak 2010 - 16:11

MHP: Sandıkla geldin, sandıkla gideceksin

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "hangi oyun oynanırsa oynansın, gündemi değiştirmek için ne yapılırsa yapılsın, artık sandığın geldiğini" savunarak, "Korkunun ecele faydası yok. Sayın Genel Başkanımızın nefesi ensende" dedi.

Vural, düzenlediği basın toplantısında, ekonomik krizin bedelini çalışan, emekli, esnaf, işçi ve gençlerin ödediğini, AK Parti’nin, çalışanların alın
terini vermediğini söyledi.

Hükümetin, bu dönem içerisinde yan gelip yattığını savunan Vural, bugün çalışma hayatında barışın bulunmadığını ifade etti.

Hükümetin, vatandaşların sorunlarıyla ilgilenmek yerine, küresel sermayenin isteklerini gerçekleştirmek, dış politikadaki teslimiyetçiliğini
örtmek amacıyla sanal gündemler oluşturduğunu öne süren Vural, "Bu kadar toplumundan, milletinden kopuk, bu kadar milletine şaşı bakan zihniyetin Türkiye’yi yönetmesi kadar utanç verici bir tablo yoktur" dedi.

Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, çalışan bütün kesimlere gözlerini kapattığını, kalbinin mühürlü olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milletini temsil etmekten, hakkını korumaktan uzak olduğunu ileri sürerek, Erdoğan’ın, "ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" anlayışının, Türkiye’deki temsilcisi konumuna geldiğini savundu.

"O MAKAMDA OTURMASI BİLE ZULDÜR"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in, çalışandan, emekten yana tavır oluşturamadığını ve Dinçer’e güvenlerinin kalmadığını kaydetti.

Vural, Dinçer’in, çalışma hayatı ve emekle hiç ilgilenmediğini öne sürerek, çalışma barışını oluşturmak mümkün olmadığı için gensoru önergesi verdiklerini bildirdi. Vural, "Böyle bir tablo karşısında, böyle bir bakan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak, o makamda oturması bile zuldür. Kanunun sana verdiği görevleri ihmal ettin, savsakladın. Açılım, saçılımla ilgili hususlar peşinde koşan birisin" diye konuştu.

Hiçbir başbakanın, medyaya, TEKEL işçisine hakaret edemeyeceğini dile getiren Vural, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yandaş medya muhalefetin yanındaymış... Elini vicdanına koy. Meteoroloji haberlerinde, spor haberlerinde varsın. Sabah, öğlen, ikindi, akşam,
her konuda spikerden, muhabirden daha fazla konuşuyorsun, iş yapmıyorsun, konuşuyorsun. Lafla peynir gemisi yürümüyor. Deniz bitti. Havuç ve sopayla medya üzerinde sürekli baskı oluşturuyorsun. 1-22 Ocak 2010 tarihleri arasında Erdoğan hakkında çıkan haber sayısı 8 bin 7, Devlet Bahçeli hakkında çıkan 656. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış, aynen bu... Medya, halkın bilgi edinme gücünü kullanmalı. Ama Başbakan’ın her ifadesini, manşetlere taşıyıp, AKP’nin politik pazarlaması yapılması, medyanın kendi bindiği dalı kesmesidir. Takımların
 transfer politikalarına kadar müdahale ediyorsun. Eğer bu kadar çok konuşmazsa, mızrağın çuvala sığmayacağı gözükecek. Onun için her söylediği, diğerini tekzip ediyor. Başbakan, sonra kalkıp, ’yandaş medya muhalefetin yanında’ diyebiliyor."

Vural, Hükümetin, TEKEL işçilerine karşı tutumunu da eleştirerek, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, daha önce "TEKEL’in
 özelleştirilmesi hak gaspı olacaktır" dediğini, bunun "utanç" vesikası olduğunu savundu. Vural, gazetecilere bu konuşmaya ilişkin CD dağıtarak, "Utanır insan bunu görür ağlar, bir daha televizyona çıkmaz. Hangi yüzle gidiyorsun oraya" dedi.

"SANDIKLA GELDİN, SANDIKLA GİDECEKSİN"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, partinin grup konuşmasında emeklilerin maaşlarını artırdıklarını açıklamasına rağmen emeklilerin, zamlı maaşı alamadığını anımsatan Vural, Erdoğan’ın daha sonra emeklilere kızdığını, suçladığını söyledi.

Vural, Erdoğan’a, "Emeklilerin, incir çekirdeğini bile doldurmayacak bu zamma bile nasıl muhtaç olduklarını biliyor musun, onun ızdırabını duyuyor  musun?" diye sordu.

Başbakan Erdoğan’a, "Sandıkla geldin, sandıkla gideceksin. Millet iradesiyle geldin, millete hizmet etmiyorsan gideceksin" diye seslenen Vural, "Sen bu millete hizmet etmedin, sen artık avucunu yalayacaksın. Seni hiçbir şey kurtaramayacak. Hangi oyunu oynarsanız oynayın, gündemi değiştirmek için ne yaparsanız yapın, artık sandık geldi. Korkunun ecele faydası yok. Sayın Genel Başkanımızın nefesi ensende. Yapıştın zamkla oraya, her türlü oyunu oynuyorsun" görüşünü dile getirdi.

"ASKER-SİVİL GERİLİMİ ÜZERİNDEN SİYASET"

Vural, askere sivil yargı yolunu açan düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptaline ilişkin soru üzerine, Hükümetin, asker-sivil gerilimi üzerinden siyaset üretmek için yasanın iptal edilmesine yönelik zemin hazırladığını öne sürdü.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, bu kanunu onaylarken 8 Temmuz 2009’da, tereddütleri giderecek yasal düzenlemelerin ivedilikle yapılmasının uygun olacağını söylediğini anımsatan Vural, "Yapılsaydı, belki bu yasa iptal edilmeyecekti, tartışma olmayacaktı. Tartışma olmayınca, Başbakan neye sarılacak, neden besleniyor, bunlardan. Cumhurbaşkanı ivedilikle düzenleme yapın diyor ama Hükümet yapmıyor. Belki bunun iptal edilmesini istiyordu. Amaç, bunun üzerinden siyasal rant oluşturmak" dedi.

 Vural, Başbakan’ın, iğneyi kendisine batırmadığı gibi millete sürekli çuvaldız batırdığını savunarak, "Sanki bulunmaz Hint kumaşı. Hukuk dışı bir eylem varsa, üzerine gitmezsen namertsin. Görevini yapmamışsın. Başbakan ’duyduk ama gerilimden yana olmadık’ diyor. Şimdi niye yanasın? Şimdi belki bunları kendisi mi verdi bilmiyorum? Sağda solda bir sürü plan var, Erdoğan 7 yıldan beri iktidarda" diye konuştu.