MHP'li Vural: Sen Kandil'in vuvuzelasısın

MHP'li Vural: Sen Kandil'in vuvuzelasısın

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Başbakanın abdestinin şüpheli olduğunu, kıldığı namazın da, kılmak istediği namazın da, kabul olmayacağını" ileri sürdü ve "Şüpheli abdest üzerine inşa edilmiş bir referandum hayırlı olmayacaktır" dedi.

Vural, MHP İzmir İl Başkanlığında gündeme ilişkin yaptığı basın toplantısında, Türkiye’nin son derece beceriksiz bir hükümet tarafından yönetildiğini iddia etti.

Yüz binlerce insanın girdiği KPSS sınavının becerilemediğini, vatandaşların sınavlara hile karıştırıldığından endişe ettiğini, soruların çalındığına ilişkin kanaat oluştuğunu savunan Vural, "Milli Eğitim Bakanı ’Gerekirse hak sahiplerine ilişkin düzenleme yapacağız’ diyor. Sen önce doğru düzgün bir sınav yapmasını öğren de ondan sonra Milli Eğitim Bakanlığı yap" dedi.

KPSS’den sonra yapılan yerleştirmelerde adaletli davranılıp davranılmadığını soran Vural, vatandaşların kendisini arayarak daha düşük puanlı kişilerin işe yerleştirildiği halde kendilerinin işe giremediği yönünde şikayette bulunulduğunu öne sürdü. Vural MHP olarak bu konuyu gündemde tutacaklarını kaydetti.

-REFERANDUM SÜRECİ-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tehdit ve şantajla vatandaşları korkuttuğunu, referandumda ’Evet’ denmesi için baskı yaptığını ileri süren Vural, demokratik bir ortamda manipülasyonla vatandaşları zorla ’evet’ dedirtmek zorunda bırakan bir zihniyetle karşı karşıya kaldıklarını, Başbakan Erdoğan’ın Anayasa’nın 25. maddesini ihlal ettiğini öne sürerek şunları söyledi:

"Bu anayasa değişikliğine neden ’hayır’ dememizi ortaya koyan gerekçe de budur. Eğer zorlanıyorsak, tehdit ediliyorsak, şantaj uyguluyorlarsa bu Anayasa değişikliğine ’hayır’ demek, demokrasiye sahip çıkmak demektir. Bu anayasa değişikliğiyle ilgili bu gelişmeler, açıkçası abdestin şüpheli olduğunu ortaya koyuyor. Şüpheli bir abdest üzerine bu namaz kılınmaz. Başbakanının abdesti şüphelidir, kıldığı bu namaz da, kılmak istediği bu namaz da kabul olunmaz. Onun için şüpheli abdest üzerine inşa edilmiş bir referandum hayırlı olmayacaktır."

-"PKK VE BÖLÜCÜLERLE YAPTIĞIN DANSIN FARKINDAYIZ"-

Başbakan Erdoğan’ın, MHP’ye dil uzattığını ileri süren Vural, şöyle devam etti:
"MHP’ye haddi olmadan dil uzatıyor. Başbakan bağırıyor çağırıyor. Suçluluk kompleksi içinde. İster damarların çatlarcasına konuş, ister patlıcan gibi morar ama bu yaptıklarını örtemeyeceksin, mızrak çuvala sığmıyor. PKK ve bölücülerle yaptığın dansın farkındayız. Sıkılmadan utanmadan MHP’ye dil uzatıyor. Bizi başkalarıyla aynı kefeye koyuyor. PKK ile yapılan işbirliğinin ortaya çıkmış olması ve vatandaşların bunun farkında olmasından rahatsız olmuştur. Bize Kandil’in borazanı olarak MHP’ye dil uzatıyor. Sen önce kendine bak. Sen Kandil’in vuvuzelasısın. Sen Kandil, Erbil ve Erivan’la siyam ikizleri gibi davranıyorsun."

Başbakan Erdoğan’ın PKK ile müzakere ettiklerinin ispat edilmesi halinde istifa edeceğini açıkladığını dile getiren Vural, şunları kaydetti:
"Yalçın Akdoğan Başbakanın danışmanı. Ne yazıyor burada? Diyor ki; ’Devletin ilgili kuruluşlarının, devletin cezaevinde kalan bir mahkumla ister istemez bir diyaloğu olacaktır.’ Ne oldu sayın Başbakan? Ne konuştuğunuzu açıklayın. Devletin görevlileriyle PKK’nın terörist başının ne görüştüğünü milletimiz öğrenmek istiyor. Bu diyalog nedir? Diyalog, müzakere işte... Diyalog, monolog değil. Karşılıklı olarak görüşlerini paylaşmışlar işte... Bugün Başbakanın danışmanı da PKK ile müzakere edildiğini, diyalog kurulduğunu ifade ediyor. Yine Cengiz Çandar 27 Eylül 2009’da ’Biliyorum Kandil’le görüşülüyor’ diye kendisi söyledi. Şimdi kalkıp Kandil ile İmralı ile yapılan görüşmeleri açığa çıkardığımız zaman bize saldırıyor. "

Cep telefonuna kaydettiği bazı görüntüleri de zaman zaman basın mensuplarına gösteren Vural, Başbakan ve AK Parti’nin PKK’dan medet umduğunu ileri sürerek, "(PKK ile mücadele yerine siyasi çözüm arayışları olacaktır) demişlerdi. Siyasi çözümü de ortaya koydular. Demokratik özerklik sözde paçavraların bayrak olarak sallanmasına kadar giren bir süreç" dedi.

-"ÜLKÜCÜ HAREKET SENİ ÇARPAR"-

Başbakan Erdoğan’ın mitinglerde ülkücü ve milliyetçiliği ağzına aldığını, ırkçılık ve kafatasçılıkla itham ettiğini kaydeden Vural, "Sen kim ülkücü ve milliyetçiliği diline almak kim? Ülkücü hareket seni çarpar. Böyle mukaddes bir hareketi diline alırken desturla alacaksın" dedi.

Erdoğan’ın, MHP’yi CHP’nin vagonu olmakla suçladığını dile getiren Vural, "Sen Bush’un vagonu değil misin? Ermeni protokollerini imzalarken, Annan Planı’nda kimin vagonu oldun? Senin dolmuşuna mı binecek bu ülkücüler, milliyetçiler" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan’ın hemen hemen her konudaki konuşmalarıyla ilgili görüntüleri cep telefonuna kaydettiğini ve bunun için 8 GB’lik hafıza kartı aldığını dile getiren Vural, cep telefonunda Erdoğan’ın idamla ilgili bir konuşmasını dinleterek, "Bunu ben uydurmuyorum. This is Mister Erdoğan söylüyor. One, two, three’den fazla İngilizcem var. Başbakan’ın tüm ifadeleri arşivlerimizde vardır" dedi.

Mehmet Şandır'ın açıklamaları 2. sayfada...

"BAŞBAKAN SUÇÜSTÜ YAKALANMIŞ OLMANIN TELAŞINDA"

MHP Grup Başkan Vekili Mehmet Şandır, "Sayın Başbakan suçüstü yakalanmış olmanın telaşı içerisinde etrafına hakaret etmektedir" dedi.
Şandır, MHP Mersin Milletvekili Kadir Ural ve Silifke ilçe Başkanı Özer Özel ile birlikte Silifke Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Doğan’ı ziyaret etti. Şandır, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, AK Parti ile terör örgütü PKK arasında görüşmenin yapıldığını terör örgütü sözcülerinin ve yöneticilerinin ısrarla ifade ettiğini iddia etti.

BDP’nin Diyarbakır İl Başkanının açık olarak "sizin tahmin edeceğinizin ötesinde görüşmeler yaptık ve bize söz verdiler" dediğini öne süren Şandır, "Bunların cevabının verilmesi gerekir" diye konuştu. Şandır, şunları kaydetti:

"Terör örgütü sözcüleri ve yöneticileri tarafından ifade edilen (devletle, hükümetle dört defa görüştük, bu görüşmelerde bir takım mutabakatlara varıldı ve bize sözler verildi) iddialarının cevabını sayın Başbakan vermek mecburiyetinde.

Biz bunu ilk defa 13 Ağustos 2010 tarihinde bir basın toplantısıyla dile getirdik ve hükümetten kamuoyunu bilgilendirmesini talep ettik. Ama hükümet hiç bunun üstüne bir açıklama yapmadı. Ancak daha sonraki gelişmeler göstermiştir ki PKK’nın ateşkes ilan etmesi bu görüşmelerin yapıldığını, bu görüşmelerde bir mutabakata varıldığını ve mutabakat doğrultusunda PKK terör örgütünün eylemsizlik kararı aldığını ortaya çıkarmıştır.

Bu sebeple MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, AKP ile PKK’nın işbirliğini ve bu işbirliğinin kirli yüzünün açığa çıktığını ifade etmiştir. Sayın Başbakan suçüstü yakalanmış olmanın telaşı içerisinde etrafına hakaret etmektedir. Bizim için ve başkaları için kullandığı bu yakışıksız nitelemeleri kendisine aynen iade ediyoruz. Kem söz sahibi aittir ve sayın Başbakan kızacağına, hakaret edeceğine bu iddialara çıkıp cevap vermelidir. Gerçekten PKK ile kapalı kapılar arkasında bir görüşme yapılmış mıdır, bu görüşmelerde hangi konularda mutabakata varılmıştır, bu mutabakata hangi zaman dilimine uyulacaktır ve bundan sonra getirileceği ifade edilen Anayasa değişiklik paketinde varılan bu mutabakatın hangi maddeleri yer alacaktır? Bunu sayın Başbakan açıklamalıdır. Açıklamadığı takdirde hiç kimseyi müfteri olarak suçlamaya ve nitelediği o yakışıksız cümlelerle hakaret etmeye hakkı yoktur, haddi de değildir."

Şandır, başbakanın suçüstü yakalanmanın telaşı içerisinde çırpındığını kaydederek, "Ne yazık ki inisiyatifi PKK’ya kaptırmıştır, inisiyatifi İmralı canisine kaptırmıştır. Sayın Başbakan referandumda bir ’evet’ oyu için PKK’ya teslim olmuştur, PKK’dan medet umar duruma gelmiştir. Bunu ülkemiz açısından çok talihsiz bir olay olarak görüyoruz ve AKP hükümetini başta Sayın Başbakan olmak üzere tüm yöneticilerini milletimize şikayet ediyoruz. AKP iktidarı ve sayın bAşbakan milletten özür dilemelidir" dedi.

-"MHP 41 YILLIK SİYASİ PARTİ"-

Başbakan Erdoğan’ın MHP’yi, CHP’nin arka vagonu olarak nitelemesine de değinen Şandır, şöyle konuştu:
"Bu doğru değildir. MHP 41 yıllık bir siyasi partidir. Kendi ilkeleri, kendi kararı ve programları doğrultusunda siyaset yapmaktadır. Kendi kararıyla ’hayır’ demektedir. Bir başka hayır diyenle paralellik taşıması sayın Başbakanın nitelemesi gibi bir başka partinin vagonu olmak gibi bir sonucu getirmez. Bu niteleme de yakışıksız bir nitelemedir. Ama sayın Başbakana yakışmıştır. PKK;da bu Anayasa değişikliğine ’evet’ demektedir. O zaman Başbakan, PKK’nın yol arkadaşı mı olmuş oluyor.

-"BU ANAYASA DAHA ÖNCE DE DEĞİŞİTİRİLDİ-

Şandır, Anayasaların kutsal metinler olmadığını, Anayasaların değiştiğini, MHP olarak 1982 Anayasa’sının da değişmesi gerektiğini talep ettiklerini ifade etti. Bu konudaki hazırlıklarının tamam olduğunu anlatan Şandır, şöyle devam etti:

"İktidar olduğumuzda bu Anayasayı günümüzün şartlarına uygun, değerlerine uygun, toplumun beklentilerine cevap verecek yeni bir Anayasaya, sivil bir Anayasaya dönüştürülmesi yönünde hazırlığımız tamam, sözümüz de var. Hem 1999, hem 2002 ve 2007 seçim beyannamelerimize bu taahhüdümüzü koymuş bulunmaktayız. 82 Anayasasını savunan hiç kimse yok.

Bu anayasa bugün ilk defa da değiştirilmiyor. Şu anda Anayasa 186 madde, bunun 26 tanesini değiştiriliyor. Hükümet, Anayasanın sadece yüzde 17-18’ini değiştiriyor. Dolayısıyla gerisi duruyor. Şimdi sormak lazım, 8 yıldır iktidardasınız, topluma karşı da sözünüz var, bu Anayasayı bugüne kadar niye değiştirmediniz, elinizi tutan mı vardı?"

Anayasaların mecliste yapılıp mecliste değiştirildiğini belirten Şandır, sözlerini, "Niye uzlaşma yoluna gidip de mecliste 367 oyu temin etmediniz, niye mecliste yapmadınız bunu da toplumun önüne getirdiniz?"diyerek tamamladı.