Migrenin tetitkçisi çok

Lodosun neden baş ağrısı yaptığı bilinmese de migreni tetiklediği kesin. Az uykunun yanı sıra çok uyumak da migrene yol açıyor. Aç kalmak, aşırı sıcak, peynir, şarap gibi yiyecekler de migrenle dost

a
a
Salı, 20 Nisan 2010 - 05:00


Migrenin tetitkçisi çok

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aksel Siva sorularımızı yanıtladı:

Cinsel ilişki sırasında baş ağrısı tehlikeli mi?

Prof. Dr. Aksel Siva: Cinsel ilişki sırasında ilk kez ortaya çıkan baş ağrılarında hep ‘Acaba beyin kanaması olur mu?’ diye düşünülür. Çünkü ağrı birdenbire ortaya çıkar ve çok şiddetlidir. Gerçekten de cinsel ilişki sırasında beyin baloncuğu patlamasına bağlı beyin kanaması geçiren kişiler var. Ama pratikte cinsel ilişki sırasında baş ağrısı tanımlayan kişiler, ilk kez ortaya çıkan bir baş ağrısıyla değil de ‘Ben birkaç aydır ilişki ya da orgazm sırasında çok şiddetli baş ağrısı çekiyorum. Ağrı 1-2 saat sürüp geçiyor’ diye geliyor. Cinsel ilişki sırasında ortaya çıkan ağrılar sebebini bilmediğimiz, kişiyi rahatsız eden ama hayatı tehdit etmeyen ağrılar grubuna girer. Orgazm öncesi baş ağrıları ve orgazmla ilişkili baş ağrıları diye ikiye ayrılır. Kadın ve erkek ayrımı yoktur, her iki cinste de görülebilir. Enderdir. Bazı ilaçlarla kolayca Yarın: Ağrıyı azaltmak için ipuçları tedavi edilebilir.

Migreni neler tetikler?

Prof. Dr. Aksel Siva: * Lodos: Neden lodosla migrenin tetiklendiğini çok net bilmiyoruz. Bazı araştırmalar bunu lodosla birlikte havadaki tozların artışına bağlıyor.

* Düzensiz uyku: Mesela migreni olan bir öğrenci sınavları öncesinde çok yoğun çalışıyor ve birkaç gün üst üste uykusuz kalıyorsa muhtemelen 3-4’üncü gün migren atağı gelecektir. Ya da yoğun bir çalışma sürecinin ardından uzun uyursa yine migren atağıyla karşılaşabilir. Çünkü az uyku kadar çok uyumak da migreni tetikler.

* Açlık: Ramazan’da oruç tutan migrenlilerin çok sık atakları gelir.

 Aşırı sıcak: Bazı migrenliler güneşte spor yapmaya kalkışırsa bir süre sonra atakla karşılaşır.

Bazı yiyecek ve içecekler: Migrenlilerin ancak yüzde 10’unda ataklar yiyeceklerle ilgilidir. Ben hastalarıma hiçbir zaman migren diyeti vermem. Çünkü kişi hangi yiyeceğin migrenini tetiklediğini daha iyi bilir. Eğer peynir yedikten sonra atak geldiyse peyniri diyetten çıkarmak gerekir. Ama atak gelmiyorsa böyle bir kısıtlamaya gidilmez. En çok suçlanan gıda olan çikolata ile migren atağı çoğu zaman ilişkili değil. Bu arada sosyal içici olan migrenlilerle konuştuğumuzda kırmızı şarabın migrenlerini tetiklediğini söylerler. Ama kırmızı şarabın kötüsü migreni tetikler, iyisi tetiklemez!

Sigara migren atağına yol açar mı?

Prof. Dr. Aksel Siva: Bire bir olumsuz etkisini bilmiyoruz. Ama migrenlilerin çoğu sigara kokusuna dayanamıyor, çok rahatsız oluyor.

Kahve iyi mi kötü mü?

Prof. Dr. Aksel Siva: Çok fazla içilmezse iyi gelebiliyor, ağrı kesicilerin etkisini artırıcı rol oynayabilir. Ama çok kullanıldığında tam tersi bir etki gösteriyor. Migren hastalarının egzersiz yapmasında sakınca var mı? Prof. Dr. Aksel Siva: Egzersiz bazı kişilerde migreni tetikliyor, bazılarında da migrene iyi geliyor. Bunu hasta zaten zamanla deneyimliyor.

Migren ömür boyu süren bir hastalık mı?

Prof. Dr. Aksel Siva: Migren uzun soluklu bir hastalık. Ama kişi doğduğu zaman başlamıyor, öldüğü zaman bitmiyor. Çoğunlukla 30’lu yaşlarda ortaya çıkıyor. Bazen birkaç sene, bazen 10-20 yıl, bazen 40 yıl sürebiliyor. Başladığı gibi bir gün kaybolup gidebiliyor.

Nasıl teşhis edilir?

Prof. Dr. Aksel Siva: Tamamen kişinin öyküsüyle. Hekim başka olasılıkları ekarte etmek için MR’a başvurabilir.

Migren tamamen tedavi edilebilir mi?

Prof. Dr. Aksel Siva: Bazı migrenler tedaviye dirençli olabiliyor. Ama migrenin yüzde 90’ının tedavi edilebileceğini, geri kalan yüzde 10’unda da daha dayanılabilir bir hale gelebileceğini söyleyebilirim. Tedavi edilebilir derken de migreni tamamen yok etmekten söz etmiyoruz. Atak sıklığını ve ağrı şiddetini çok ciddi oranda azaltmaktan bahsediyoruz. Tabii bazı hastalarda tedavi migreni bıçakla keser gibi sonuç veriyor.

Nasıl tedavi ediliyor?

Prof. Dr. Aksel Siva: Tedaviyi üç başlıkta inceleyebiliriz:

1- Önce migreni kolaylaştıran nedenleri anlamaya çalışıyoruz. Migren atağının uykuyla, açlıkla ya da yemekle ilişkisini fark etmişsek önce bunların düzeltilmesini istiyoruz. Tetikleyicileri ortadan kaldırdıktan sonra en azından migren ataklarının azaldığını görüyoruz. Tabii, lodos ya da adet dönemi gibi bazı tetik faktörlerini kaldırmamız mümkün olmuyor.

2- Eğer bir kişi ayda 2 ya da 3’ten fazla atak geçirmiyorsa sadece atak tedavisiyle olayı çözmeye çalışırız. Atak tedavisi basit ağrı kesicileri de, ‘triptan’ dediğimiz migren ilaçlarını da içeriyor.

3- Migren ayda 3-4’ten fazla geliyorsa atak gelmesini engelleyici tedavi planlıyoruz. Bunların içinde ‘beta bloker’ dediğimiz yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar olabiliyor. Epilepsideki bazı ilaçlar da aynı zamanda migreni çok iyi tedavi edici ilaçlar arasında yer alabiliyor. Yine depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlardan da yararlanabiliyoruz.

İlaç seçimi neye göre yapılıyor?

Prof. Dr. Aksel Siva: Migrenlilerde depresyon 2-3 kat daha fazla. Bunun nedeni hastalık birlikteliği denen bir durum. Yani migrene yatkınlık aynı zamanda depresyona da yatkınlık sağlayabiliyor. Mesela, bu durumda depresyon ilaçları gündeme gelebiliyor. Benzer şekilde esansiyel tremor dediğimiz ellerde ince bir titreme olan kişilerde de migreni daha sık görüyoruz. ‘Beta bloker’ dediğimiz tansiyon ilaçları hem titremeye hem de migrene iyi geliyor. Bu durumda rahat bir şekilde o ilacı seçebiliyoruz.

İlaç tedavisi ne kadar devam eder?

Prof. Dr. Aksel Siva: Sonuç alıp almadığımızı 1-1.5 aydan önce söylemek mümkün değil. Tedaviye yanıt alıyorsak ilaçları en az 6 ay, tercihen 1 sene sürdürürüz. Sonra azaltarak tedaviyi keseriz.

Tedaviden sonra ağrı tekrarlar mı?

Prof. Dr. Aksel Siva: İlaç tedavisi sırasında çoğu kişi ağrı sıklığında yüzde 50’den fazla bir düzelme tanımlıyor. İlaçlar kesildikten sonra da hastaların yarısında 1-2 sene içinde aynı şiddette olmasa da ağrı geri dönebiliyor. Bu durumda aynı tedavi uygulanıyor. Ataklar seyrekse sadece ağrı kesici ilaçlarla tedaviye devam edilebiliyor.

Akupunkturun yararlı etkisi var mı?

Prof. Dr. Aksel Siva: Araştırmalar akupunkturun üstünlüğünü göstermiyor. Hatta etkisi bile tartışmalı. Yalancı akupunktur ile gerçek akupunktur uygulanan kişilerde çok büyük fark olmamış. Bununla birlikte bazı kişilerin akupunktura çok iyi yanıt verdiğini görüyoruz. Yoganın da iyi geldiği hastalar var. Ama biyoenerji ya da bitkisel ilaçların tedavide yeri yok.

 

HAZIRLAYAN: Özgür Gökmen Çelenk

ozgur.celenk@posta.com.tr

4