Dr. Ender Saraç

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Mikropsavar gıdalar...

Pazar, 08 Kasım 2009 - 05:00

Son günlerde neredeyse en çok konuşulan konulardan biri de bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendirebileceğimiz? Kış koşullarının aniden bastırması sonra da bir ısınan, bir soğuyan havalar bağışıklık sistemini iyice zorlar oldu. Geçen haftaki yazımda sizlere özellikle Domuz Gribi’nden korunmak için bazı doğal önerilerde bulunmuştum.
Bugün ise mikropsavar gıdalardan bahsedeceğim. Aslında halk arasında genelde bulaşıcı hastalıkların hepsinin sorumlusunun mikroplar yani bakteriler olduğu düşüncesi vardır. Ama bakteriler dışında virüsler, mantarlar ve hatta bazı parazitler de ateşli hastalıklara yol açabilir. Örneğin; grip hastalığı genelde virüsler tarafından oluşturulabilirken bazen de bakteriyel kökenlidir. Her enfeksiyonun tedavisi de farklıdır.
Antibiyotiklerin leblebi gibi bilinçsizce kullanıldığı toplumumuzda bazen çok yanlış uygulamalar olabiliyor. Örneğin virüs hastalıklarında antibiyotikler gereksizdir. Hatta bilinçsizce kullanılırlarsa zararlı bile olabilirler. Antibiyotikler, virüs nedenli gribal enfeksiyonlarda ancak hekim kontrolünde gerekli görüldüğünde kullanılmalı. Beslenmede özellikle çinko, C vitamini, proteinler ve D vitamini bolca alınmalıdır.
Çinko, kırmızı et, kabuklu deniz ürünleri ve kabak çekirdeğinde yüksektir. C vitamini ise çiğ yenen yeşilliklerde, turunçgillerde, sivribiberde, ekşi meyvelerde ve kuşburnuda yüksektir. Proteinlerin hayvansal kaynaklı olanları et, tavuk, balık, yumurta, hindi, süt ürünleri gibi gıdalarda yüksektir. D vitamini ise balık, yumurta ve süt ürünlerinde yüksek miktardadır. Bu gıdalar bağışıklık sisteminin iyi çalışması için yardımcı olan gıdalardır.
Şimdi bahsedeceğim gıdalar ise, mikroorganizmaların üremesini engelleme yönünde etki eden yiyeceklerdir.

1) Karanfil: Ağız enfeksiyonlarında mikroorganizmaların üremesini engeller. 2-3 adet karanfili ağıza alarak hafifçe emip çiğneyerek ve karanfilleri ağızda değişik yerlerde dolaştırarak tüketebilirsiniz. Ancak karanfiller toksiktir. Aromasını alın ama kendisini yutmayın.

2) Fesleğen: Mikroplara karşı direnci artırır. Hatta fesleğen hapları solunum yolu enfeksiyonlarına karşı korunmakta kullanılmaktadır.

3) Kekik: Göğsü yumuşatır, özellikle de mantar enfeksiyonlarına karşı korunmada yararlıdır. Kekiği isterseniz kaynar suyun içinde bekleterek çay gibi içebilirsiniz. İsterseniz de yemeklere bolca katabilirsiniz. Her iki durumda da yararı vardır. Ancak kekik suyunun farklı bir içecek olduğunu vurgulamak isterim. Kekik suyu daha çok kolesterol ve şeker sorunlarında yarar olan ama kekikten distilasyonla elde edilen farklı bir içecektir.

4) Defne yaprağı: Genel olarak mikroorganizmaların üremesini azaltıcı bir etkisi vardır. Direkt olarak yenmez ancak yemeklerin içerisine örneğin 1 tencereye 1, en fazla 2 yaprak konularak kullanılabilir.

5) Soğan: İçinde quercetin adı verilen doğal bir antioksidan vardır. Alerjik durumlarda da yararı olur. Soğanın kendisi ister çiğ, ister pişmiş olarak yensin her iki türlü de mikroorganizmalara karşı yararlıdır.

6) Sarımsak: İçinde bulunan sülfür bileşikleri mikroorganizmanın üremesini engelleyici bir etki verir. Hatta çoğu kişi sarımsağa doğal antibiyotik adını verir. Sarımsak sadece bakterilere değil, virüs ve mantarlara karşı da etki gösterir. Eğer midenize dokunuyor ya da kokusu rahatsız ediyorsa, sütün içerisinde bütün olarak haşlayıp, bütün olarak yutabilirsiniz.

7) Kefir: Özellikle bağırsak florasını dengeler. Bağırsaklarda zararlı mikroorganizmaların gelişmesine engel olur. Vücut direncini artırır.

8) Sirke: Doğal olarak arındırıcı bir özelliği vardır. Doğal sirkenin içerisindeki asitlerin mikroorganizmalara karşı korunmada olumlu bir etkisi vardır.

9) Limon: Limon da güçlü ve doğal bir asit olarak sirkeye benzer bir etki gösterir. Isıtıldığında içindeki C vitamini etkisini önemli ölçüde kaybetse bile asidit özelliği ile mikroorganizmalara karşı savaşta olumlu etkisi vardır.

10) Şitake mantarı: Doğal olarak vücut direncini artıran, bağışıklık sistemini kuvvetlendiren çok güçlü ve besleyici bir gıdadır. Artık ülkemizde marketlerde yalnız kurusu değil, tazesi de bulunabiliyor.

11) Doğal yoğurt: Kefire benzer bir etki gösterir. Ancak kefir probiyotiktir. Yani kendisi direkt olarak yararlı mikroorganizmaları içerir. Doğal yoğurt ise prebiyotiktir. Düzenli tüketildiğinde bağırsaklarda ve vücutta yararlı floranın oluşmasına yardımcı olur.

Örnek yiyecekler
Defne yapraklı, soğan ve sarımsaklı levrek veya hamsi buğulama.
Bol yulaf ezmeli, keçi sütlü, bademli kahvaltı.
Zencefilli tavuk.
Bol karanfilli ananas, greyfurt, kivi, ekşi elma, mandalina, portakaldan yapılan taze meyve salatası.
Fesleğen ve sarımsak soslu tam buğday makarnası.
Kekikli defne yapraklı sivri biberli yağsız kuzu şiş.
1 bardak kefir yanında 1 dilim kızarmış tam buğday ekmeği, bol maydanoz, taze az yağlı peynir.
Sarımsaklı doğal yoğurt.
Sirkeden ve baldan yapılan şerbet, yanında yulaflı bisküvi veya kurabiye.
Soğan çorbası, yanında bir dilim tam buğday ekmeği
Tofulu şitake mantarı, yanında bulgur.
1 kase sarımsaklı cacık, yanında az yağlı kıymalı pırasa.
Keçi peynirli taze yumurtadan sivri biberli omlet.
Bol limonlu, biberli, taze soğanlı mevsim salata, yanında balık ve közlenmiş sivri biber.
Bol limonlu tavuklu çorba, yanında bademli brokoli.