Mirasçı değilsiniz

Pazartesi, 22 Şubat 2010 - 05:00

1950 yıllarında kimsesi olmayan yaşlı bir hanıma baktık. Ölümü ile de iki bahçe ve bir ev bize kaldı. Ancak yıllar yıllar sonra bir gün arsanın bulunduğu yerden kadastro geçmiş, komşu bizim bahçenin yarısını kendi adına yazdırmış, tapusunu almış. Biz öğrendiğimizde bize “Sahip çıksaydınız” dediler. Biz bir parseli muhtar senedi ile sattık. Şimdi yasal haklarımız var mı? Muhtar senedi geçerli mi?  S.A.

Önce, sorunuz içindeki bilgiler çerçevesinde söyleyeyim. Bakımını üstlendiğiniz hanımın ölümü ile ona ait malvarlığı size kalmaz, mirasçılarına kalır. Hiç mirasçısı yoksa hazineye yani devlete kalır. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaptıysanız o başka, bu konuda bir bilgi yok. Şayet sizin bu yerlerde hakkınız var ise bu halde kadastro çalışmasını müteakip on yıl içinde dava açmanız ve hak iddia etmeniz mümkün. Muhtar senedine gelince. Muhtar senedi diye bir satış yok. Tapuda kayıtlı gayrimenkuller sadece ve sadece tapuda resmi senet düzenlenerek alınıp satılır. Henüz kadastro görmemiş ve tapuya kaydı yapılmamış yerlerin alım satımı menkuller gibidir, yani teslimle alınıp satılır. Ancak özellikle köy muhtarları bu satış sırasında düzenlenen adi satış belgesine bir mühür basıp bir miktar para aldıklarından bu tür satışın adı muhtar senedi ile satışa çıkmış. Yani araya muhtarın girmesi geçerlilik nedeni değil. Muhtarlar çoğunlukla bu arazilerin maliklerinin sırası ile listesini yaptıklarından satışı muhtarlıkta yapmakta yarar görürler. Bu arada muhtarlar da birkaç kuruş para kapar, iki taraf da memnun ayrılır. Yoksa tapuda olduğu gibi mecburi bir yol değildir. Geçerlilik şartı değildir.

Bunlar yasal değil

Bir şirkete bağlı güvenlik elemanı olarak çalışıyoruz. Bize aylık verilen üç gün izni kaldırdılar, bayram ve tatil günlerinde de çalıştırıyorlar. Bu yetmezmiş gibi çalışanlara baskı yapıp işten tazminatsız ayrılmasını sağlıyorlar ve yeni işe girenlerden elbise ve komisyon adı altında para alıyorlar. Bunlar yasal mı? Ne gibi haklarımız var? G.

Anlattıklarınızın hiçbiri yasal değil. Bir kere işe girerken alınacak komisyon ve kıyafet parası şirket için bir gelir kaynağı olmuş. Anlattığınıza göre sık sık eleman değiştirip bu paraları işsizlik nedeni ile mağdur durumda olanların sırtından geçinme vesilesi yapmışlar. Çalışanları da müşkül durumda bırakıp ayrılmalarını sağlıyorlar. Ancak ne yapıp müşkülde bıraktıklarını ve ayrılmaya zorladıklarını bilemiyorum ama bu kadar baskı varsa bu iş şartlarının zorlaştırılması veya kötü muamele kapsamına girebilir ve kıdem tazminatını hakederek ayrılma nedeni olabileceği gibi olayın oluşumuna göre maddi ve manevi tazminat sebebi de olabilir. Birkaç işçi bu yola başvursa umarım işveren zarara uğrayacağından bu davranışından vazgeçer. Durumu bir de Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne bildirseniz iyi bir iş yapmış olursunuz.