Mirası gülümsemesidir...

Salı, 29 Ağustos 2017 - 05:00

Sanırım dünya üzerindeki en trajik ölümlerden biridir sırtından vurulmak. Vatan Şaşmaz iyi arkadaşımdı. Terbiyeli bir adamdı. Meslekte pek sevmeyeni yoktu...

İşin ekran karşısına baktığınızda orada da sevilen bir adam görürdünüz. İzleyicileri Vatan’ın duruşuna da gülüşüne de meftundu. Neredeyse ekrana çıktığı ilk andan beri...

Belki yeni kuşak hatırlamaz. Sabah ekranında Melike Öcalan ile uzun yıllar şeker kıvamında bir adam olarak izlemiştik Vatan’ı. Öyle de kalmalı havsalamızda...



Hayatın ironilerinden biri olarak, suretinin ekranda, kendisinin ebedi yolculukta olduğu an aynı saatlere denk geldi.

Baki kalan yine o benzersiz gülümsemesi oldu, olmalı da.

Nur içinde yat arkadaşım!

BÖYLE BİR REZİLLİK VAR MI? 

Bir haber okudum. “Sabah şekerlerinin başında kara bulutlar dolaşıyor” minvalinde. Murat Başoğlu skandalından sonra Vatan Şaşmaz’ın öldürülmesi üzerine fantezisi geniş birileri tarafından yapılmış. Habere yorum yapanlardan biri “Gözler bir dönemin Sabah Şekeri Erkan Petekkaya’nın üzerinde” diye saçmalamış...



Vicdanımızı bir yerlerde unuttuğumuzu biliyordum da bu kadarı bana pek rezilce geldi!

BİRİ ARAŞTIRMALI

Çarkıfelek isimli yarışmanın çekimleri önümüzdeki hafta son buluyor. Yani Mehmet Ali Erbil yine adı Ramazan ve bayramlarla birlikte anılan bir yarışmanın sunucusu olarak kalacak hatıralarımızda...



Türk Malı dizisinde oyunculuğunu izleyeceğiz ki bu da bana yeter. Ama Çarkıfelek’in neden sadece Ramazan ayı ve bayramlarda izlendiğinin araştırmasını yapacak bir sosyologa ihtiyaç hasıl olduğu da kesin!

Mali’nin ve benim gibilerin aklındaki büyük soru işaretini giderebilmesi için!

FRANKEŞTAYN'IN TÜRK VERSİYONU

STAR TV, Zuhal Topal ile yollarını ayırdı. Şu bir gerçek ki seven ya da sevmeyen fark etmeksizin bu programların yayından kaldırılmasına üzülen yok. İşin daha da ürkünç tarafı “bu programları sunan isimlerin ne olacağı konusunda” düşünmeyi bile israf olarak görenler var...

Kimse haksız değil. Başlangıçta son derece eğlenceli olarak hayatımıza giren bu işin geldiği son noktada rezillikler seri halde karşımıza çıkıyordu...



Kurgu kişilikler, yalancı figüranlar, ortaya dökülen yatak görüntüleri, programlar arasında yaşanan transferlerde acayip ifşaatlar...

Kendi eliyle yarattığı canavarı öldürmeye çalışan hastalıklı bir doktorun hikayesini anlatan ‘Frankestein’ (Frankeştayn) serisinin son filmiydi İzdivaçlar. Bitti ve sanırım herkes rahatladı...

Peki ya gelen gideni aratırsa? Yaşadıklarından ders almama tavrına devam eden bir TV kafası kendisine en çok bu soruyu sormalıdır!

Kim ne kadar kazanıyor?

İzdivaç programlarında bir devrin kapanmasıyla hangi sunucunun ne kadar maaş aldığı konuşulmaya başlandı. Eğer devam etseydi Zuhal Topal bir sezon için 5 milyon TL alacaktı. Şimdi atv’de yoluna farklı bir formatla devam etme kararı alan Esra Erol bu konuda rekoru elinde tutuyor bildiğim kadarıyla...



Seda Sayan da milyonluk tarifesinden vazgeçmiş değil. Formatın bir önceki sunucusu Seda Akgül programı devam ederse sezon bazında milyonluk bir kazanç elde edecek. Ve yine böyle bir paraya yakın ücret alan Müge Anlı yaptığı işin hakkını verip kanala maliyetinin misliyle para kazandıran tek sunucu olacak.



Rakamların hepsi bende gizli. Kimin hak ettiğini ben itiraf ettim. Siz de tahmin edin yeter!

Elbette gazeteciler sunmalı

Balçiçek İlter, TV genel müdürlüğü yaptığım dönemde ekrana çıkması için teklif götürdüğüm bir arkadaşımdır. Ekrana çıkmasıyla birlikte hiç yanlış bir karar vermediğimi ve vermediğini gördüm. Ekran seviyor Balçiçek’i...



Star TV ekranında yapacağı Olay Yeri adlı program Balçiçek için yeni bir deneyim oluyor. Peki altından kalkabilir mi? İşin o tarafını düşününce, araştırma ve soruşturmaya dayalı bu türden işleri gazeteci kökenli insanların yapmasını çok yerinde buluyorum. Tıpkı bu işlerin önderi Müge Anlı gibi.

Kendini adaletin yerine koymadan, olabildiğince adil davranacak birikimi genlerinde taşır gazeteciler...

Bu da onların maça 1-0 önde başlaması anlamına gelir. Yeter ki gazeteci hüviyetlerini vicdan cebinde taşısınlar!