MİT’in 1999 yılı FETÖ tespitleri

Cuma, 07 Temmuz 2017 - 05:00

Hürriyet’ten Sedat Ergin, son iki yazısında benim 25 Ekim 2016’da TBMM’de kurulan FETÖ Darbe Girişimi Araştırma Komisyonu’na verdiğim MİT ve Genelkurmay’ın 24 Haziran 2004 tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantısında sundukları “Fethullah Gülen ve faaliyetleri” konulu raporlara yer verdi. Genelkurmay ve MİT’in 2004 yılında FETÖ’nün faaliyetlerinin farkında olduğunu, iki ay sonra MGK’da karara bağlanmamasına rağmen hükümetin önlem almadığını MGK kararını da rafa kaldırdığını yazdı. Sedat Ergin’in saptamaları doğru. Peki MİT’in bir zamanlar “cemaat” denilen FETÖ ile ilgili ilk tespitleri bunlar mı?

Şimdi sizinle 1 Ekim 1999 tarihine gidelim. Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, MİT’e ait Marmara Köşkü’nde MİT Müşteşarı Şenkal Atasagun ve ekibiyle bir araya gelir. Mustafa Balbay, daha sonra Ergenekon davası dosyasına giren günlüklerine o toplantıyı şu başlıkla kaydeder:“Fethullah Gülen-İrtica”

Atasagun Balbay’a şunları anlatır;

“Bizim tespitimiz şu, Gülen grubu bürokrasiyi kullanarak iktidara gelmek istiyor… Gülenciler başta 2000 yılını, 2005 yılını hedef seçmişlerdi. Şimdi 2025 diyorlar….Fethullahçılar uzun vadeye yaymış durumdalar ve bu yüzden de daha tehlikeliler. Maddi güçleri fazla. Yılda 60 trilyonluk bir parayı yönetiyorlar. Yurtdışındaki okul açma faaliyetleri çok iyi organize ediliyor. Bizim gözlemlerimize göre bu Gülen grubunun başarabileceği bir şey değil. Mutlaka başka bir destek söz konusu…”

Başbakan sadece dinliyor

Kim bu FETÖ’nün arkasındaki destek? MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun, bunun cevabını yine Balbay’a 30 Mayıs 2003 tarihli görüşmesinde şöyle verir: “Onu (Fethullah Gülen) biliyorsunuz, ABD’nin yeşil kuşak projesinin bir ayağıydı. Olay hâlâ odur.”

MİT başından beri FETÖ’yü en iyi bilen kurum. Peki sadece her şeyi izlemekle mi yetiniyor?

Bunun cevabı için Mustafa Balbay ile MİT Müsteşarı Atasagun 1 Ekim 1999 tarihli görüşme notlarına geri dönelim. Atasagun şunları söyler; “

“Milli Eğitimle gençliği, İçişleri ile devlet içinde kadrolaşmayı, Adalet ile  kendilerine yönelik bir durum olursa bunu önlemeyi, sanayide de parayı kontrol etmeyi hedefliyorlar. Bütün bunların sonunda devletin pek çok kademesinde yer etmişler... Şimdi belki size ters gelecek bu söylediğim ama şöyle yumruğu vurmadan bu temizlenmez… Biz Gülen olayını aynen size aktardığımız gibi Başbakana da (Bülent Ecevit) söylüyoruz. Bizi dikkatle dinliyor. Ötesi bizim işimiz değil.”