Moral boz, yıldır, seçimi kazan!

Cumartesi, 09 Ağustos 2014 - 05:00

Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasının son gün analizini, yarışın favorisi Erdoğan üzerinden yapalım. Erdoğan’ın stratejisi her zamanki gibi yıldırma üzerine kuruluydu. Aslında kadim psikolojik savaş tekniğidir. Kendi gücünü olduğundan yüksek göster ki moralini bozup rakibini titret. Ne kadar acımasız olacağını söyleyip ürküt ki rakibinin müttefikleri desteğini çeksin. Şimdi AKP’nin yıldırma teknikleriyle ilgili seçim dışı 3 örnek verip lafı seçime getirelim.

1- AKP taktiğin en iyi uygulamasını Ergenekon davasında yaptı. AKP medyası o dönem tutuklanacaklar listesi verirdi. Korku operasyonu etkili oldu. Ergenekon ve Balyoz mağdurlarına destek sınırlı kaldı. Gücü gören her devrin adamları da hemen iktidar safına geçti. Artık operasyon çocuk oyuncağıydı.

2- Erdoğan, Ergenekon davasında cemaatle omuz omuza mükemmel hale getirdiği psikolojik savaş tekniğini altı aydır cemaate karşı kullanıyor. “Operasyon yapılacak” diye sık sık söyleme gereği duymasının anlamı gözdağı vermekten başka bir şey değil.  22 Temmuz operasyonundan bir gün önce “Cemaate karşı yargı süreci başlıyor. Sulh ceza hakimleri süreci götürecek” deme gereği duymuştu. Yargıçların kişiliğini zedeleme pahasına operasyonu neden önceden haber verme ihtiyacı duyarsın ki? İşte bu güç gösterisiydi. Nitekim kamuoyu desteği çok az. AKP’nin taşeronu durumuna düştükleri Ergenekon davası yüzünden zaten pek sevenleri yoktu. Yalnız kaldılar.

3- AKP medyası 3 aydır “Ağustos YAŞ’ında paralel komutanlar tasfiye edilecek” yayını yapıyordu. Erdoğan’ın sözünden milim sapmayan internet siteleri YAŞ’ın başladığı dakikalarda ‘tasfiye geliyor’ manşetleriyle donatılmıştı. Ancak YAŞ kararlarında sıra dışılık göremedik. AKP medyasını bekledik, ‘tasfiye oldu’ ya da ‘olmadı’ diye fikri takip yapılmalıydı. Ancak çıt yok. Belki psikolojik harp tekniklerini iyi bilen subaylara karşı yıldırma taktiği bu kez tutmamıştır.

Amaçları pes ettirmekti

AKP seçim öncesi de bir çeşit psikolojik savaş yaptı. AKP sözcüleri anketleri ballandıra ballandıra ekranlarda anlattı. Anketi duyan nice yerel kanaat önderi ve işadamı kendini kampanyada Erdoğan’a çalışmak zorunda hissetmiştir. Her zamanki gibi ya seçim sonrasından ürktüler ya da iktidar gemisine erken atlamak istediler. CHP ve MHP bayrak asacak direk bulamazken mülk sahipleri binalarından Erdoğan posteri sallandırmak için can attı.

Ayrıca anketlerle ortaya konan psikoloji CHP-MHP seçmeni pes edip sandıktan soğutabilir. İstenen hava oluşturulabilmişse, Erdoğan sırf bu yüzden 3-5 puan fazla oy alıp anketleri doğal olarak haklı çıkarır. Aksi durumda olay net. CHP ve MHP sadece 30 Mart’ta oy aldığı seçmeni tekrar ikna etse bile Erdoğan ilk turda kazanamaz. İkinci turda ise işler sarpa sarabilir. Başarıları katılıma bağlı. Çünkü seçmen tercihlerinin 3 ayda Erdoğan lehine bu kadar değişmiş olması çok zor. Kabul, başarılı psikolojik savaştı. Yine tutacak mı bakalım? Ama sırf popülizmi ve psikolojik harekât tekniklerini iyi uyguluyorlar diye birilerinin çocuklarımızın geleceğine karar verme hakkını elde edebilmesi can yakıcı.