Moskova-Ankara yakınlaşmasını Avrupa iyi izlemeli

Cumartesi, 08 Mayıs 2010 - 05:00

Türkiye ile Rusya’nın yakınlaşmasının Avrupa Birliği’ne misilleme niteliği taşıdığını söyleyecek değilim. Ama kabul edelim ki Moskova ile Ankara arasında son 10 yılda yaşanan yakınlaşma acaba yeni bir ittifak mı kuruluyor sorusunu akıllara getiriyor.

İki ülkenin ticaret hacmi 40 milyar dolarlık bir hedefe doğru ilerliyor. Rusya’dan Türkiye’ye gelenlerin sayısı 3 milyonun üzerinde. Bunun ötesinde Türkiye ve Rusya pek çok uluslararası konuda yakın işbirliği yapıyor. İşbirliğinin son ve bana göre en önemli halkası vize konusunda yaşanacak.

Türkiye ve Rusya karşılıklı olarak vizeleri kaldırmak konusunda anlaşmaya vardı ve bunun teknik hazırlıkları büyük oranda tamamlandı. Bu konudaki nihai imzalar Rusya Devlet başkanı Dimitri Medvedev’in Türkiye’ye yapacağı ziyaret sırasında atılacak.

Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu bu konuyla ilgili siyasi kararı verdiklerini geçtiğimiz aylarda Sırbistan’ın başkenti Belgrad’daki bir sohbetimizde anlatmıştı. İtiraf edeyim Rusya ile vize konusunda sonuca bu kadar çabuk varılabileceğini ben de beklemiyordum. Çünkü bu çok boyutlu ve oldukça karmaşık bir konu.

Çok ilginçtir Rusya’yla vizeler kaldırılırken Avrupa Birliği Türk vatandaşlarının Schengen vizesi almasını her geçen gün zorlaştırıyor. Oysa Türkiye artık 1980’ler ya da 1990’lardaki gibi bir ülke değil. Daha zengin ve daha büyük bir ekonomiye sahip. Bu durum Ankara’nın dış politikada kendisine daha fazla güvenen bir ülke olmasını da sağlıyor.

“Komşularla sıfır sorun politikası” doğrultusunda önemli adımlar atılıyor. Avrupa ise hala Türkiye’yi doğru okuyamıyor ve eski önyargılarla değerlendiriyor. Avrupa, bundan böyle yanı başındaki iki dinamik ülke Rusya ve Türkiye’nin yakınlaşmasını dikkatle izlemeli.

Bodrum nasıl rekabet edecek?

Türkiye’nin en iddialı turizm merkezi Bodrum bu yaza da inşaat tozları, çirkin yapılar ve feci durumdaki yollarla giriyor. Talan edilmemiş bir tepe ve yeşillik kalmamış durumda.

İspanya, Yunanistan ve Hırvatistan gibi alt yapı sorunlarını çözmüş turizm destinasyonlarıyla böyle rekabet edilemez.

Bodrum’un gözde iki bölgesi Torba- Yalıkavak arasındaki yollar içler acısı durumda. Yol kenarlarında birer ikişer metrelik boşluklar, çöküntüler yarıklar... Her an içine düşebilirsiniz. Hiçbir yerde doğru dürüst bir tabela yok. Hangi site nerede, hangi yerleşim birimi nereye düşüyor belli değil.

Yabancıları bir tarafa bırakın İstanbul ya da Ankara’dan gelen birinin havalimanından araç kiralayıp gideceği yeri bulabilmesi olanaksız. Bu görüntüler Türkiye’nin en gözde turizm merkezine yakışmıyor.

Çok hata yapıyoruz ama turizm adına güzel şeyler de var. Bunlardan biri de Antalya Havalimanı’nın yeni iç hatlar terminali. Geçenlerde bir konuşma yapmak üzere gitmiştim. Harika bir terminal olmuş. Hele bir CIP salonu yapmışlar ki son yıllarda Avrupa’da hiçbir yerde bu kadar güzel bir salona rastlamadım. Terminalin yapımını gerçekleştiren ICF Airports şirketini ve İbrahim Çeçen’i kutluyorum.

Dany Brillant İstanbul’da

İstanbul’daki uluslararası festivallere gelen sanatçıların çoğu İngilizce söylüyor. Son dönemde başka dillerde verilen pek konsere rastlayamaz olmuştuk.

Fransa’nın Tunus kökenli solistlerinden Dany Brillant İstanbul’da müzikseverlerle buluşuyor. 10 Mayıs pazartesi akşamı Haliç Kongre Merkezi’ndeki bu önemli konseri sanatçının bağlı bulunduğu plak şirketi EMI Music, 2010 Kültür Başkenti Ajansı ve İstanbul Belediyesi organize ediyor.

Şarkıları pek çok filmde de kullanılan Brillant’ın 2009’da çıkardığı “Puerto Rico” albümü büyük ilgi görmüştü. Frank Sinatra ve Charles Aznavour’dan etkiler taşıyan etkileyici Latin melodileri, caz ve Fransız müziğine meraklıysanız bu konseri kaçırmayın.

Yandex.Metrica