Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Muhafazakarlaşma tamam, Erdoğan, ne derse o!

Perşembe, 01 Şubat 2018 - 05:00

Siyasetçiler, gazeteciler, toplumu anlayabilmek için gözlemlerinden daha fazlasına muhtaç: Bilimsel araştırmalara. Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl yenilediği Türkiye Sosyal ve Siyasal Eğilimler araştırması 2017 sonuçlarını da merakla bekliyorduk ama askeri operasyon başlayınca açıklama bir hafta ertelendi.

Türkiye’de gündem ve kamuoyunu etkilemesi o kadar hızlı gelişiyor ki muhtemelen bu araştırma operasyon sonrası olsaydı, bazı yanıtlar bir iki puan farklılık gösterirdi.

Rektör Prof. Dr. Mustafa Aydın’ın yaptığı 120 soruluk açıklamanın tümünü bir seferde yansıtmak zor, ama siyasi yanına bakarsak Erdoğan, hedefine yaklaşmış; Türkiye giderek daha dindar ve muhafazakarlaşmanın ötesinde Erdoğan’ın tek adamlığını kabul ve biat etmiş gözüküyor.

Denilebilir ki öyle olsa 2019 için daha rahat olur ve baskıyı azaltırdı. Ne ki halkın işsizlik ve pahalılıktan şikayeti de artıyor ve iktidar için en korkulu rüya, ekonomik sıkıntıdır!

Bir başka çarpıcı sonuç ise Güneydoğu’dan: HDP’liler, aidiyetlerini telaffuz etmekten bile korkuyor. “Son seçimde kime oy verdiniz?” sorusuna yüzde 11 oy alan parti için yüzde 4’lük bir yanıt geliyor.

Hatta kimlik sorusunda “Türküm” diyenler çoğalırken “Kürt” olduğunu söyleyenlerin azalması bu tespiti doğruluyor.

Bu araştırmanın bir önemi de geçtiğimiz yıllarla karşılaştırılabilmesi. Ancak bu kez 2016’da yaşanan darbe girişiminden ötürü 2015’le karşılaştırma yapılması daha gerçekçi görünüyor.

Bu arada darbe girişiminin etkilerinin çok hızlı geçiştirilmiş olması da ilginç!

Sonuçları da; daha önce hayli aşağılarda yer alan Polis, Jandarma ve Ordu’ya olan güvende yüzde 15 puan gibi ciddi bir artışla en tepeye tırmanış var.

Yargıya olan güven hâlâ yetersizken Cumhurbaşkanına olan güven artmış. Ya “İyi bir cumhurbaşkanı nasıl olmalı?” sorusuna verilen yanıt nasıl? Dürüst ve ahlaklı olması birinci sırada yüzde 56, başarılı bir siyasetçi olması ise yüzde 46’yla ikinci!


İşsizlik ve hayat pahalılığı en çok şikayet edilen konu, kendini yakmaya kadar gidiyor.

Tarafsızlığı yüzde 14, sünni bir Müslüman olması ise sadece yüzde 8.9’luk bir tercih. 2019 seçimi için ittifaklar sorulduğunda ise AKP artı MHP ittifakının barajın altında kalarak yüzde 46’lık bir sonuç göstermesi ilginç.

Dış ilişkiler

Hükümetin dış politikasını başarılı bulanların oranı elbette AKP’liler arasında en yüksek, dış ilişkiler konusunda ABD’ye olan düşmanlık artar, Rusya daha dost gözükürken NATO üyeliğinin ve AB ile müzakerelerin devamının istenmesi toplumun Türkiye’nin yüzünün hâlâ Batıya dönük olmasını istemesi olarak yorumlanabilir.

Laik, dindar kutuplaşması

Sağcı solcu kutuplaşması hayli eskilerde kaldı, artık sadece laik dindar kutuplaşması var ve bu siyasette tüm değerleri etkiliyor.

Kişi nerede duruyorsa olayı oradan yorumluyor, örneğin AKP seçmeni, ne Olağanüstü hal’den ne de siyasi baskı olup olmamasından rahatsız değil.

Şikayeti olmadığı için de Türkiye’yi “laik”, “demokrat” ve “modern” olarak niteliyor. Karşı mahalleden ise böyle gözükmüyor!

Yöntem

Meraklısı için: Araştırma 11 Aralık 2017- 7 Ocak 2018 arasında nüfusu temsil eden 26 kentte 18 yaş ve üzeri bin kişi ile yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilmiş, 120 sorudan oluşmakta, yüzde 95 güvenlikli, artı eksi 3 hata payı içeren bir çalışma olup Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Merkezi tarafından gerçekleştirilmiştir.

Kültür yerlerde

Araştırmanın sosyal ve kültürel verileri ise üzücü. Gazete (yüzde 37) ve kitap (yüzde 52) okumayan, tiyatro (yüzde 70) ve sinemaya (yüzde 37) gitmeyen iş dışında hayatını televizyon karşısında ve cep telefonunda facebook’unda, sosyal medyada geçiren bir toplumdan söz ediyoruz.

Ki bu gençlerde çok daha fazla! Ve bu toplum, Türkiye’de ekonominin kötüye gittiğini düşünüyor ama yine de hayatından memnun, mutlu ve başka bir ülkede, imkanları olsa da, yaşamak istemiyor!

Bu tür araştırmalarda mutlaka sorulan ve en sansasyonel yanıtların alındığı iki soru vardır:

“Komşunuzun kim olmasını istersiniz?”

En istenmeyen komşu eşcinseller, mülteci, içki içen ve evlenmeden birlikte yaşayanlar, hatta boşanmış kadınlar! İkinci soru ise çocuğunun evlenmesini istemediği kişidir ki buradaki yanıtlar beni bile çok şaşırttı, toplum, eğitim düzeyini listenin başına koyuyor, yoksulluğa da razı, ama gayrı müslim istemiyor!

Daha çok konuşuruz ama kısaca dindarlık ve muhafazakarlaşma tamam, Reis’le devam! Ama ekonomik sıkıntıya dikkat ve biz biraz da Avrupalı gibi olmak istiyoruz! Siyasetçilere yol haritası diyelim.