Murat Karayalçın: Daha fazla katkı sağlamaya hazırım

Salı, 25 Mayıs 2010 - 05:00

Cumhuriyet Halk Partisi hafta sonu yapılan kurultay ile uzun yıllar sonra ilk kez AK Parti’nin karşısına iktidar alternatifi olarak çıkabileceğini gösterdi. Çünkü partideki yenilenme genel başkanın değişimiyle sınırlı kalmadı. CHP’nin vitrini ve parti yönetimi büyük oranda yeni isimlerden oluştu. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Önder Sav ve Gürsel Tekin bu listeyi çok sancılı bir süreçte ortaya çıkardılar ama zaten kimse bu işin sorun yaşanmadan başarılacağını beklemiyordu.
Nasıl olabilirdi ki? CHP’nin son 20 yılda mutlak hakimi olan Deniz Baykal’ın inşa ettiği yapının temellerini değiştirmek kolay iş mi?
Türkiye’de önümüzdeki dönemde siyaset çok büyük oranda AK Parti-CHP denkleminde gelişecek. Bu ortam eğer daha kaliteli ve rekabetçi bir siyaseti doğurabilirse bundan Türkiye kazançlı çıkar. Ama tersi olursa mevcut kutuplaşma tehlikeli boyutta derinleşir.
Türkiye’de sol siyaset dendiğinde akla gelen ilk isimlerden Murat Karayalçın’la dün konuştum. Yeni CHP’de dış politikadan bayındırlık alanına kadar yeni görevlere hazır olduğunu söyledi. Karayalçın, ilk defa 2002 ve 2005 yıllarında SHP çatısı altında yoksulluğa karşı somut öneriler getirdiklerini hatırlatarak o gün söylediklerini bugün CHP’de hayata geçirebileceklerini anlattı. Karayalçın bugün saat 12.00’de TRT’nin Ankara Sıhhiye’deki stüdyolarında Radyo 1’den yayınlanan “Haber Yorum” programıma katılarak CHP’de neler yapmak istediğini açıklayacak.

AK Parti’ye ilk kez ciddi rakip
Bana göre CHP’nin daha önce hiç temas etmediği, küstürdüğü ya da umut vermediği kitleleri de peşinden sürükleyerek oylarını ciddi oranda artırma imkanı doğdu.
Kılıçdaroğlu, parti yönetiminde Süheyl Batum, Umut Oran, Gürsel Tekin, Haluk Koç, Hurşit Güneş, Faik Öztrak, Sencer Ayata gibi isimlerle etkili bir politik söylem geliştirebilir. Ayrıca son dönemde ilk kez kadınların CHP yönetiminde daha fazla öne çıkacağı hissediliyor.

Gülsün Bilgehan: Deniz Baykal döneminde çok haksız yere küstürülmüş, bunun sonucunda da partiden uzaklaşmıştı. Şimdi yeniden kazanılmış olması çok güzel bir gelişme. Saygın bir ailenin temsilcisi ve modern bir Türk kadını olarak partiye katkı sağlayacak.

Melda Onur: Yıllarca medyada görev yaptı. Sokağın nabzını iyi bildiği gibi, ekonomi ve uluslararası ilişkiler onun uzmanlık alanları. İletişimden sosyal politikalara kadar pek çok alanda CHP’ye değer katacak bir isim.

Nuran Yıldız: Ankara Üniversitesi’nde iletişim alanında öğretim üyesi olarak görev yapıyor. Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un iletişim stratejisine katkı sağladığı gibi yaygın bir kanaat var. Televizyon programları ve gazete yazılarından polemiklere girmekten çekinmediğini gösterdi. Önümüzdeki dönemde CHP’nin çok aktif bir üyesi olarak görebiliriz.

Didem Engin: Genç yaşında iyi eğitim almış ve kendisini yetiştirmiş bir dış politika uzmanı. Kendisini öne çıkarmayı sevmeyen bir yapısı var ancak hedeflerini ve vizyonunu akıcı şekilde anlatmasıyla dikkatleri çekiyor. Doğu Anadolu kökenli bir ailenin kızı olarak büyüyen ve bugün İstanbul’daki şirketini yöneten Didem Engin yıllarca Gürsel Tekin’in yardımcısı olarak görev yaptı...

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı ilk konuşmaya bakarak CHP’nin bundan sonraki istikametine dair kesin yargılara varmak yanıltıcı olur. Bu köşede ben de dile getirdim, kurultaydaki konuşma daha iyi olabilirdi ama artık geride kaldı. Bundan sonra yapılacak yüzlerce konuşma var.

Eski kavramlara ve klişelere saplanıp kalmadan, önyargılara takılmadan bu yeni ekibin ne yapacağını görmek gerekiyor. Star Gazetesi’nde Mustafa Karaalioğlu’nun dün yazdığı yazıyı bu bakımdan önemsiyorum.

Mehmet Ali Birand, herkesin peşinde koştuğu Deniz Baykal’ı dün CNN Türk’e çıkarmayı başardı. Alkışlanacak bir başarıya imza attı. Bu arada hafta sonu 24’te yaptığım 7’şer saatlik televizyon programlarımla ilgili çok güzel bir övgü yazısı yazan Akşam Gazetesi televizyon eleştirmeni Burhan Ayeri ağabeye buradan teşekkürlerimi iletiyorum.