Mutfakta sanat yapmanın okulu: MSA

a
a
Pazar, 11 Ekim 2009 - 16:53

Onu yalnızca birkaç sene önce tanıdık. Gastronomi dünyamız Lale Devri’ne henüz girmemişti, fakat mutluluk çanları yavaş yavaş duyulmaya başlamıştı. Cinsiyet gözetmeksizin yemek yapmak artık ‘in’ hale geliyordu.

Mutfak kültürüne ilgi yükseliyor, kalite algısı nispeten oluşuyordu. Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) işte böyle bir dönemde Etiler, Alkent sitesinde yerini aldı ve mutfak meraklılarına kapılarını açtı. Amatör programlar, workshoplar derken süreç içinde profesyonel hayatın gereksinimlerini de saptayarak yolu, yordamına uygun, yasal şartlar içinde profesyoneller yetiştirmeye başladı.

Sonuç, yaklaşık 5 yılda müthiş bir birikim ile yakalanan başarı ve tüm gastronomi dünyasının gurur ile bahsetmesi gereken bir okul, Mutfak Sanatları Akademisi... Maslak Beybi Giz Plaza’daki yeni yerinin methini henüz gitmeden sektörün ileri gelen kurumlarının yöneticilerinden ve aday öğrencilerden duymaya başlamıştım. Fakat MSA’nın kurucusu Mehmet Aksel ile görüşmeye gittiğimde anlatılanların hayal gücünü yeteri kadar zorlamadığını fark edebildim.

ÖNCE TUR, DAHA SONRA BİLGİ

MSA sınırlarında, azami donanım ile oluşmuş mutfaklar 24’er kişinin bireysel olarak rahat çalışabileceği 3 ayrı mutfak, bir pastaekmek bölümünden oluşuyor. İstenildiğinde kapasitesi artırılabilen, teorik ders anlatılan sınıfların yanı sıra tadım odaları da MSA’nın eğitim için önemli bölümleri. Bazıları nadide eser olmak üzere gastronomi hakkında 2000’in üzerinde. Okulun araştırmacılar için en vazgeçilmez bölümü Türkiye’den ve tüm dünyadan kitapların bulunduğu kütüphane.

Kütüphanecilik ve envanter konusunda profesyonel bir sorumlusu hazır bulunduğu için merak edilen konulara ulaşmak her an mümkün. Üstelik yararlanmak için öğrenci veya gazeteci olmak gerekmiyor, okulun farklı bölümlerine serpilmiş camekanlı sergilerden oluşan müze bölümü, öğrenciler için soyunma odası, özel dolaplar, gerekli! Öğrencilerin gereksinimlerine cevap vermek amacıyla malzemelerin ve gereçlerin satışa sunulduğu bir mağazaya ek olarak çalışma ve dinlenme için tasarlanmış cafe bölümü de mevcut.

BU KADAR DONANIMLI BİR YERDE NELER OLUYOR?

İster aşçılık, ister restoran işletmeciliği veya pastacılık konusunda iş hayatına atılmak isteyenler MSA’da kendilerine uygun bir program bulabiliyorlar. Aşçı olmaya karar vermek için kimse geç kalmış değil. Çünkü burada amatörlere sunulan workshoplar olduğu gibi 8 aylık temel aşçılık eğitimi programı var.

Eğitmenlerin bilgi seviyesine değinecek olursak, hepsi dünyanın önde gelen aşçılık okullarından mezun ve eğitmenin eğitimi programına dahil olmuş profesyoneller. Beni etkileyen bölümlerden biri de sadece barmen ve barista yetiştirmeye yönelik hazırlanmış odaları. Bu da demek oluyor ki gastronomiye yönelik tüm alanlar bir bütün olarak kurgulanmış.

Yemek yaparak geçirilen, sonra da yapılan yemeklerin tadıldığı, motivasyona yönelik çalışmalar kurumların yoğun temposuna ara vermesini ve çalışanların bir arada kaynaşmalarını sağlıyor. Ya da bir grup arkadaş gerçek anlamıyla “et pişirmeyi” öğrenmek istiyor ise bu mutfaklardan yararlanarak, şef nezdinde et pişirip, şaraplarını yudumlayabiliyorlar.

MEZUNLARIN DİPLOMASI NE KADAR GEÇERLİ?

Mutfak eğitimi veren her atölye, kurs vs. maalesef yasal olarak bu işi yapmıyormuş. Bir grup insanı bir araya toplayıp, herhangi bir konuda eğitim verebilmeniz için ya “eğitim firması” olarak tüzel bir kimliğe sahip olmalı veya Milli Eğitim Bakanlığı’ndan onay almanız gerekiyor. Dolayısı ile İstanbul’da şu anda MSA ve Tepebaşı’nda bulunan Istanbul Culinary Enstitüsü bu çerçevede yasal düzenlemeye sahip iki okul.

MSA’dan bugüne kadar 2000’in üzerinde öğrenci mezun olmuş. Şimdi kimi ziyaret ettiğimiz restoranlarda çalışıyor, kimi yeni açılan restoranların girişimcisi olarak uğraş veriyor. Tüm bu bilgilerin yanı sıra, sektörde uzun süreler çalışmış, tecrübeli biri olarak hevesli okuyuculara nacizane bir tavsiyem olacak.

Aşçılık, restorancılık ve servis hizmetlerinin istisnasız hepsi müthiş sabır, azim, fiziksel ve psikolojik dayanıklılık gerektirir. Sadece son yılların akımı olarak veya sosyal bir meslek olduğu için tercih etmek son derece yanlış olur. Zaman ve zor kazanılan duygusal faktör geri gelmesi zor olaylardır. Dolayısıyla tercihler konusunda iki kere düşünülmeli, bir kez karar verildiğinde de yarı yoldan asla dönülmemeli...