Mutlu son yok kardeşim!

Cumartesi, 07 Mart 2015 - 05:00

Bedeli”, “Beni Affet” (Star TV), “Alın Yazım” (Kanal D) ve diğer günlük dizilerde artık şiddet hiç bitmiyor. Af buyurun ama sürekli taciz/tecavüz, sürekli patlayan silahlar, sürekli kaçırılan birileri, sürekli mezarı boylayanlar... Dizilerde resmedilen ailelerin neredeyse bütün üyeleri bu meselelere birkaç kez maruz kalıyor... İddia edip yazıyorum; “Beni Affet” dizisinde Kemal ve Bahar, “Aşkın Bedeli”nde Sedef ve Poyraz, “Alın Yazım”da Yiğit ve Asya evlenseler de olmayacak, ayrılsalar da. Senaristler bu karakterlere bir araya gelememek üzerine kurulu bir kader yazıyor... Bakın “Deniz Yıldızı” isimli diziye; 2000 bölüme yaklaşmak üzere ama hâlâ Banu ve Melih bir araya gelemediler... İşin ilginci başlarken dibine kadar romantizm kokan bu aşkların şimdi fena halde barut kokuyor olması. Bakalım son kurşunlar ne söyleyecek. Ben “mutlu son yoktur” diyorum; ya siz?

[[HAFTAYA]]

Senaristlerden yerinde bir tokat!

“Paramparça” (Star TV) dizisinde Hazal, kendisini ağabeyi Ozan’a ispiyonladığını düşündüğü yakın arkadaşı Şeyda’yı okul koridorlarında saçından tutup, kafasını önce duvara ardından da yere yatırıp beton zemine dakikalarca vurdu... Bu esnada sınıf arkadaşları, okulun diğer öğrencileri filan ikiliyi ayıracaklarına hemen cep telefonlarına davranıp korsan film kaydı yaparmış gibi olup biteni videoya çektiler. Ardından kavgayı hemen sosyal medyada paylaştılar. “Yaşasın gelecek tıklanmalar” hesabı! Hani öğretmenler gelip kavgayı ayırmasaydı Şeyda kuvvetle ihtimal dünya değiştirecekti. İyi de kime ne? Soruyu ironi olsun diye sordum. Baksanıza resmedilen gençliğe, bu resimde bir gram da abartı olduğunu düşünmüyorum. Aslında bu sahne bir korku filminden çok daha ürkütücü hatta “teknolojinin gençleri nasıl duyarsızlaştırdığının” dolaylı bir kanıtıydı... Sonuç itibarıyla senaristler bu sahneyle bilerek ya da bilmeyerek topluma öyle bir tokat attı ki; teknoloji ve gençler arasında oluşan tehlikeli bir oluşumu bir kanaviçe gibi seyircinin zihnine işledi. Bu da bize ders olsun, alırsak tabii...

Hoşgeldin CSI Turgut!


Önceki gün yazmıştık. Mahir Kara içeri girdi. “Karadayı” (atv) dizisinde Mahir Kara önümüzdeki bölümlerde hem Kütük Nail’i hem de bir gazeteciyi öldürmekten yargılanacak... Başta Feride ve Mahir’in yakın arkadaşı polis Yasin, Mahir’in suçsuzluğunu ispatlamaya çalışıyorlar... Ancak bu ekibe sürpriz bir isim katıldı ki resmen bomba bir gelişme diyebiliriz. Savcı Turgut... “Mamafih Turgut”, kendi çıkarları için Mahir’i hapishaneden çıkarmaya kararlı. Sanırım bu yüzden olay yerini incelerken Mahir lehine; “Gazeteci boğazı kesilerek öldürüldüyse neden burada iki damla kan var, oluk oluk kanın akması gerekir. Demek ki başka bir yerde öldürülüp buraya getirildi” diye Sevil Atasoy hocamızın bir vakit “Kanıt” dizisinde verdiği ipuçlarını anımsatan bir tespitte bulundu... Garibim Feride ve Yasin büyük bir ipucunu yakaladıkları için sevindiler. Eh yani, dosyaları için önemli bir delil oldu... Velhasıl 100’üncü bölümde Savcı Turgut artık “CSI Turgut” oldu. Oldu olmasına da benim anlamadığım, işlemediği suçlardan hapis yatmaya şerbetli olan Mahir nasıl oluyor da böyle basit kumpaslara gelebiliyor. Hiç mi hafızan yok be azizim?

Onlar düştükçe yaz yaklaşıyor

Yazın yaklaştığını sadece şu cümleden anlıyorum; “Turabi düştü”! Evet, şaka bir yana düşe kalka yarışan yarışmacılarıyla günleri geride bırakan “Survivor All Star”da (TV8) ne kadar çok adam düşmeye başlarsa yaz ayları o kadar yaklaşmış demektir... Dilerim hepsi hızlıca düşer de güneşli günler görürüz. Ne bu puslu havalar, soğuk içimize işledi yahu!

Sahi nasıl olacak bu işler?

“Gönül İşleri” (Star TV) dizisinde Sevda, aslında Muzaffer’in öz kızı değilmiş, gördünüz mü? Sevda, ailesini terk eden ve yıllar sonra yeniden dönmek isteyen Süreyya ve başka bir adamın kızıymış iyi mi? Hah, böylece “Gönül İşleri” de klişe hikaye hattına girmiş oldu. Hayırlı olsun. Hadi bir sayalım... “Bedel” (atv): Zengin ve güçlü bir ailenin kızı olan Gönül, Sami Seyhanlı’nın değil fakir bir adamın kızı. “Aşkın Bedeli” (Star TV): Rüstem Ağa’nın kızı Şimal aslında Urfa’da hizmetçilik yapan Hikmet ile bir marabanın kızı. “Kaderimin Yazıldığı Gün” (Star TV): Ziya Yörükhan’ın zengin ve şımarık oğlu Yakup Yörükhan bir başkasının evladı. “Beni Affet” (Star TV): Bahar ve Kemal’in kendi çocukları sandığı Yusuf bebek, bir başka kadının oğlu. “Sevdam Alabora” (atv): Gökhan, zengin ve acımasız Ali Hikmet’in çocuğu değil yine bir başkasının oğlu. “Poyraz Karayel” (Kanal D): İhtimaldir, önümüzdeki bölümlerde Ayşegül de Bahri Baba’nın kızı çıkmayabilir, bunu da bir kenara yazın... Eh ne oldu şimdi; “Kiraz Mevsimi”, “O Hayat Benim”, “Kocamın Ailesi”, “Karagül” (FOX), “Deniz Yıldızı” (Star TV) gibi yerli dizileri de katarsak son olarak “Gönül İşleri”nin dahil olduğu bu hattan ekmek çıkartmamış olan dizi kaldı mı? Varsa söyleyin, onu izleyeyim artık!