Namus anlayışına bak!

Perşembe, 29 Nisan 2010 - 05:00

Aşk ve Ceza’da (atv) ceza bitti. Yasemin o çok beklediği evlilik teklifini alınca, daha doğrusu yüzüğü parmağına takınca yelkenleri(!) indirdi...
Daha dizinin ilk bölümünde henüz tanıştığı bir adamla birlikte olup, ondan çocuk yapan bir kadının, bölümler boyunca namus abidesi gibi davranıyor oluşunda bir mantık hatası vardı...
Şimdi işin içine evlilik teklifi girdi ve acılar unutuldu. Dizilerdeki ahlak teması bile oyun içinde oyun gibi. Gerçek nerede başlıyor, yalan nerede bitiyor kestirmek mümkün değil. Bu da bizim çektiğimiz ceza herhalde!

Geniş Aile'den yeni bir dizi çıkabilir!

Arka Sıradakiler (Fox TV) bir liseli gençlik dizisi değil mi? Sıklıkla bu köşeden; “halimiz bu mudur?” dedirten bir TV serisi yani...
Peki halimiz bu mudur? Liselerde kan gövdeyi götürür, bağımlılar cirit atar, suçun bini bir paraya bulunur mu? Kısmen olabilir...
Ama durumu daha net resmedecek başka bir lise de vardır sanırım. Mesela Geniş Aile’deki Zekai’nin (Zek) lisesi...
Bildiğim kadarıyla aslında dizi bu lise üzerinden yani Zekai’nin maceralarını anlatacak bir senaryo üzerinden çekim kararı almış, sonra izlediğimiz haline dönmüştü...
Bu işin başıydı. Şimdi gelinen noktada o liseden yepyeni bir dizi çıkar diye düşünüyorum ben. İlk kez bir dizi başka bir dizi doğurur ve olumsuzlukla beslenen izleyici, komik ama pozitivist bir eğitim dünyasıyla tanışır... Elbet haylazlıklar ve hergeleler olacaktır. Bir Mürsel, bir Zekai, bir Odun, bir Keçe Kardeşler, bir Tiki Tayanç, bir Davşanım karakterlerinden mevcut liselerde binlercesi var bana göre... Hem gerçeğe daha yakın, hem de komik. Bence düşünülmeli böyle bir lise!

Cengiz Yargıtay’a gitmeli!
Ezel’de (atv) herkes için adalet çok hızlı yürüyor. Mesela ilk celsede müebbet yiyen bir adam olarak Cengiz’in bu durumdan feci telaşlanması gerekiyor... Ceza indirimlerinin hiçbiri gözetilmeksizin hapse giren Cengiz, en az Ömer kadar mağdurdur bana göre. Bir üst mahkemeye, kesmezse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürmeli bu kararı... Öyle kendini yatağa bağlatıp gözleri tavana dikeceğine ya da Babacığım Serdar’dan medet umacağına bunu yapmalıdır bir an önce...

Dört metre kitap okumak!
Saba Tümer en etkin konuklarından birini aldı önceki gece CNN Türk’teki programına. Kurtlar Vadisi Pusu’nun senaristi ve Bozkırın Sırrı-Türk Peygamber romanının yazarı Ahmet Turgut’u...
Sorular daha çok vadinin nasıl yazıldığı üstüneydi.
Bir yerlerden dosya gelip gelmediğini sordu Saba. Son zamanlarda göremediğim gazeteci merakı canlanmıştı o gece... Turgut son derece sakin. “Dosya filan almıyoruz, kitap okuyor, internette araştırma yapıyoruz” diyerek özetledi işi...
Hatta ne kadar kitap okuduklarını “Haftada bir metre ip boyunca raf dolduracak kitap” diyerek verdi ki, gülmekten öldüm. Bir metre kitap çarpı dört senarist eşittir dört metre kitap! Kolay çıkmıyor kurtlar, vadiler, pusular; biline!

Hepiniz yanacaksınız!
Star’ın yeni dizisi Ateşe Yürümek’te usta oyuncu Mehmet Esen’in canlandırdığı kötü karakterin katılımıyla ortalık resmen cehennemlikler hücresine döndü... Dizinin şu halinde iyi huylu diyebileceğimiz bir adam yok. En iyilerin bile, (diyelim ki Yavuz Bingöl’ün oynadığı karakter) geçmişi bir hayli karanlık. Sanırım ismi de buradan almış dizi...
Büyüğünden küçüğüne kim varsa ateşe yürüyor. Cehenneme yani!

Et yokluğunda et yakmak!
Yemekteyiz (Show TV) bu hafta Bursa’da. Erkekler için seçilen iki tip hakikaten çok düşündürücü. Neyse, kurcalayıp da suyunu çıkarmayalım...
Mesele o değil. Göksel isimli arkadaş kendi gününde et pişiriyor misafirlerine. Elinin ayarı ya da gözünün ışığı kaçmış olmalı ki kiloyu bulan eti yakıyor pişirirken...
Dolayısıyla yemeğin bir bölümü daha masaya gelmeden çöpe gidiyor. Et zamlarının ve yokluğunun bu kadar gündemde olduğu bir süreçte etle birlikte içi yanıyor izleyenin...
Elbette şov bu. Ekstra bir duyarlılık beklemiyoruz kimseden. Olması gerekeni yapsalar kafi. Bir süre olanı, olmayanı düşünüp en azından böyle sahneleri atsalar montajda...
Durduk yerde tepki toplamasalar diyorum. Yeterince ah alıyorlar çünkü izleyiciden!