N'aptın Karatay Hoca!

Cuma, 01 Kasım 2013 - 11:27

Son zamanlarda sıkça duyduğum, insanların nasıl olup da böylesine saçma bir hikayeye kandığına bir türlü akıl sır erdiremediğim dolandırıcılık numarası…

Efendim kendisine polis süsü veren dolandırıcılar, telefonla aradıkları -özellikle- yaşlı kadınlara, cep telefonu hattının terör örgütü yandaşların eline geçtiğini belirtiyor, ardından bankadaki bütün parasını çektirip, dolandırıcıların yakalanması için belli bir yere bırakmasını istiyor.

Diyeceksiniz ki kim inanır buna?

Dahası böyle bir saçmalığa?

Hatırlıyorum; birkaç yıl önce sabahın köründe böyle bir çete beni de aramıştı…

Arkadan gelen telsiz sesleri eşliğinde konuşan kişi, daha ilk cümlesine alaycı cevap bulunca gururuna yediremeyip, ana-avrat düz gitmişti sabah sabah bana...

Velhasıl böyle bir saçmalığa insanların nasıl inandığına şaşırdım hep…

Hatta geçenlerde, bir tanıdığımın emekli bankacı ablasını da aramışlar, zavallı kadıncağızın bankada o güne dek biriktirdiği 60 bin lirasını birkaç saat içerisinde iç etmişlerdi.

Ablayla görüşmek, detayları buradan yazmak istediğimde abla bunalımdaydı…

Bu olayla ilgili tek bir kelime bile konuşmak istemiyordu…

Zira yaptığı hatadan utanıyor, ‘‘Benim gibi akıllı bir kadın, nasıl olur da bu saçmalığa inanır’’ diye kendini yiyip bitiriyordu…

Dolandırıcıların son kurbanı kim peki, biliyor musunuz?

Söyleyeyim; Prof. Dr. Canan Karatay!

Meşhur Karatay Diyeti’nin sahibi…

Hani özetle‘‘Ekmek yemeyin, meyve yemeyin, ete dayanın, günde en az iki, çocuklarınıza beş yumurta yedirin, tereyağlı pastırmaya abanın, lahmacun mu buldunuz, kaçırmayın…’’ diyen, kitleleri peşinden sürükleyen, kitapları yok satan Prof. Dr. Canan Karatay!

Evet; milyonların, ağzından çıkan her kelimeyi emir saydığı Canan Karatay da kanmış bu dolandırıcılara…

Üstelik dolandırıldığını bile anlamadan!

Nasıl mı?

Kendisine buyurulduğu gibi, elleriyle bırakmış bankadaki 50 bin lirasını Kadıköy’de bir çöp kutusuna…

Tesadüfen Adana Emniyet Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Bürosu ekipleri dolandırıcıların peşindeymiş de, öyle çıkmış ortaya…

Ve Canan Hoca, evet yanlış okumadınız bir kez daha tekrar ediyorum; milyonların, ağzından çıkan her kelimeyi emir saydığı Canan Karatay Hoca dolandırıldığını emniyete ifadeye çağrılınca öğrenmiş!

Peki sorarım ben şimdi Canan Karatay Hoca’ya…

N’aptın Karatay Hoca!

***

İmza Günü

Bir haber de benden…

Daha doğrusu geçtiğimiz Nisan ayında çıkan kitabım Yatak Odası’ndan…

Hani cinsel hayatı bitme noktasına gelen 12 çiftin hikayesini derlediğim, ilk göz ağrım Yatak Odası…

Yarın (2 Kasım Cumartesi) Saat 15.00’te, Beylikdüzü TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’nda Dharma Yayınları’nın standında olacağım.

Tanışmak, kitap üzerine sohbet etmek, merak ettiğiniz soruları sormak isterseniz beklerim efendim...