Ne anladınız?

Perşembe, 08 Nisan 2010 - 05:00

Rıdvan ne halt etmiş, anlayabildiniz mi?
Telefon dinlemiş.
Hayır. Dinletmiş.
Yâni, suç mu işlemiş?
Orası belli değil.
Ertesi gün serbest bırakıldığına göre, vak’a-i âdiye.
İyi ama, niçin teşhir edildi Rıdvan? Çete’yle ilişkili falan diye müthiş lâflar niçin edildi?
Peki, çete ne oldu?
O da belli değil.
Kaçıncı fiyasko bu?
*
Bence Rıdvan ucuz atlattı.
Kelepçeli olarak götürülebilir, televizyonlarda her gece teşhir edilebilirdi.
Sonra?
Sonra nasıl olsa serbest bırakılırdı...
Son on yılda binlerce insan böyle rezil olmadı mı?
Bereket hafızamız zayıf.
Kimlerin başına neler geldiğini hatırlayanımız yok.
Söyleyin bakalım, Tarkan’ı niye aldılar, niye bıraktılar? Şimdi nerede Tarkan? Ve ne değişti?
*
Yasa terimlerine bayılıyorum.
- Çete kurmak.
- Çıkar amaçlı suç örgütü oluşturmak.

Ne büyük lâflar bunlar?
Operasyonları da tabii büyük oluyor. Şok haberler, son dakika gelişmeleri, evlerimizin içine bomba gibi düşüyor.
Ama bakıyorsunuz ki, dağ fare doğurmuş. Çoğu serbest bırakılıyor.
Peki teşhir ne oluyor?
*
Türkiye’de telefonu dinlenmeyen yokmuş.
Dinleyen kim?
O da bilinmiyor. Eğer biliniyor olsaydı meçhul amaçlı bu meçhul çeteler, çökertilirdi.
Hani, nerede? Telefonunuzu dinleyenlerin cezalandırıldığını, hiç gördünüz mü? Yahu, dinleyen’in değil de dinlenen’in rezil ve teşhir edildiği bir sistem olur mu?
Bunların içinde en mühimi dinleten’dir, dinleten. Onlar dünyanın en zavallı insanları...
Sevgilisini, metresini, eşini dinleten ruh hastaları.
Beter olsunlar.
Zaten hiç bir adli ceza, onlara ömür boyu sürecek bir mutsuzluk’tan daha büyük ceza olamaz. Şeytan azapta gerek.