Ne fena...

Cuma, 23 Ekim 2009 - 05:00

Korkuyla yaşamak bu milletin kaderi.

İrtica korkusu, terör korkusu, bölünme korkusu...

Hayır, yetmiyor.

Günde 24 saat deprem korkusu.

Yağmur bile yağsa sel korkusu.

Kar yağsa çığ korkusu.

                                * 

Şimdi de Domuz Gribi korkusu. Hani, muhtemel bir depremde kaç evin yıkılacağını, kaç kişinin öleceğini söyleyen falcılar var ya, bu def’a da Domuz Gribi salgınıyla kaç kişinin hastalanacağını, kaç kişinin öleceğini virgülüne kadar bilen uzmanlar türedi.

İnsanı nasıl korkutuyorlar.

Buyurun.

“16 bin 700 kişi ölecek” diyen o allameye sorun bakalım, öleceklerin yaşları kaç, cinsleri ne, bölgelere göre dağılımı nasıl?

Hiç utanmıyorlar.

Hem de bilim adına konuşuyor bu adamlar.

Sinirlerimiz zaten gergin. Cinimiz zaten tepemizde... 34 PKK’lı için sergilenen o rezillikler zaten bağışıklık sistemimizi zorlamakta...

Bir de Domuz Gribi’yle başımız belâda, öyle mi?

- Aşı olmak, olmamak.

Bu bile bir korku.

                               *

Ama bugün hepsini bir kenara bırakıp, Habur’dan itibaren başlayan o gösterilerin sorumlularına iki lâf etmek istiyorum.

İyice anlaşılmıştır ki:

- Terör sizin umurunuzda değil.

- Bölgenin kalkınması falan? Hiç umurunuzda değil.

- Açılım sizin neyinize?

Biz şurada yanılmışız.

Zannediyorduk ki PKK’ya belki sözünüz geçer.

Ne münasebet?

Meğer PKK’nın esiriymişsiniz.

Siz hiç manda ve himaye olmadan, emir almadan yaşayamaz mısınız?