Ne final ama

Pazartesi, 05 Nisan 2010 - 05:00

Önceki günün aynısıydı. 2-0 geriden gelip olağanüstü bir gayretle maçı 2-2’ye taşıyıp final setinde yenilmek, Fenerbahçe adına gayet hafifletici bir nedendir. 2 gündür yaşanan pasör faciasına rağmen ünlü İtalyan takımı Bergamo’yu avucunun içinden de kaçırmak, her türlü övgüye layıktır. Fenerbahçe Acıbadem’in bu kadrosunun üzerine bir iki iyi takviye ederse Mehmet Ali Aydınlar, biz her sene bu heyecanı yaşarız.. Ama pasör Dirickx olmamak şartıyla. Cannes’ı geçerken Gamova’yı zar zor kullanan Acıbadem salonda yine sorun yaşadı. Biraz Gamova’yı devreye sokabilseydik ve karşı tarafın 14 numarası Lo Bianco da bizde olsaydı kalıbımı basarım Fenerbahçe maçı 3-0 alırdı.

Ne derler; galiptir bu yolda mağlup. İşte Cannes’da böyle bir şey oldu. Fenerbahçe dramatik ve trajik bir final setini kaybetti. Son top Fenerbahçe alanında ölürken, uzaktan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın gözyaşlarını fark ettim. Onu Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak teselli etti. Ardından da bu takımın yaratıcısı Mehmet Ali Aydınlar. Gözyaşları final setinin bir belgesiydi.

Uzun zamandır Aziz Yıldırım’ı futbol maçında bile ağlarken görmemiştim. Bence gözünden süzülen yaşlar böylesine mücadele eden Fenerbahçe’yi kutlayan damlacıklardı. Çünkü o taraftar kupalar kaldırılırken “Helal olsun size” sloganı atıyordu. Fenerbahçe Acıbadem gruplarda eze eze rakiplerini yenip Dörtlü Final’de pisi pisine gitti. Kupayı kaldırsaydı, Cumhuriyet tarihinde bayanlar kategorisinde bir Şampiyonlar Ligi’nin ödül avcısı olacaktı. İlk sene böyle oldu, devamı gelecek yıla.