Ne güzeldi...

Pazar, 21 Mart 2010 - 05:00

Sanatçılar’la yapılan toplantıya bakıp, düşünüyorum.
- Büyük aşama var.
Zira onlar, vaktiyle bir Başbakan’la, bir Bakan’la görüşebilmek için, Büyük Ankara Oteli’nde kamp kurar, günlerce randevu beklerdi.
*
Aşama diyorum çünkü siyasi fikirleri uyuşmasa bile, birçok sanatçının artık sağcı hükümet-solcu hükümet ayrımı yapmaksızın bu tür davetlerde hazır bulunması, bize anlatıyor ki siyasi saplantılar bitmiştir.
Neydi o?
Sağcıysa Ecevit’e tavır koymak...
Solcuysa Demirel’i protesto etmek.
Ama öyle bir dönemdi işte.
Falan gazino sahibi Ali Rıza Binboğa’ya iş vermiyordu, öbür gazino sahibi de Yıldırım Gürses’e iş vermiyordu. Sebep siyasi.
Edip Akbayram’ın nasıl hakkı yeniyor idiyse, beri tarafta da TRT, kara listeler hazırlıyordu.
*
Bu kısır döngü, kırılmıştır.
Başbakan’ın sanatçılarla yaptığı 2 toplantıya bakıp, katılımcılara saygı duydum.
Siyasi açıdan yanyana gelmeleri mümkün olmayan sanatçılar, siyaset üstü bir olgunluk göstererek zarif bir vahdet sergilediler...
Tayyip Erdoğan’dan nefret duyanlar bile benim Başbakanımdır diyerek davete icabet ettiler.
Diyalog’tan kim zarar görmüş ki?
Ama unutmayın. Ve Sezar’ın hakkını Sezar’a verin. En ilerici ve modern geçinen siyasetçiler, yıllardır sanatçılara on paralık değer vermezken, muhafazakâr ve hatta mukaddesatçı olmakla suçlanan bir Başbakan, sanatçılara çok özel bir yer veriyor.
Yoksa bu yazıyı neden yazayım?