Candaş Tolga Işık

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170731.candaş_tolga_ışık_25.png

Ne Karatay ne Saraçoğlu...

Pazar, 11 Şubat 2018 - 05:00

Geçen hafta Doğu Perinçek’in ev sahipliğinde yediğimiz akşam yemeğinde en az Doğu Bey kadar ilgi odağı olan başka bir isim daha vardı.

O da gazeteci Soner Yalçın. Soner Yalçın’ın gıda sektöründe dönen dolapları kaleme aldığı satış rekorları kıran son kitabı “Saklı Seçilmişler”in tesirini bizzat gözlerimle gördüm. Soner Yalçın yemekte “Şunu yiyebiliyor muyuz? Bu sağlıklı mı?” sorularının baş muhatabıydı.

Masada Soner Yalçın, Serdar Akinan ve ben yan yana oturduk. Bir ara Soner Yalçın’a “Abi şuradan ekmeği uzatır mısın?” dedim.

Döndü ve gözlerini açarak “Ekmek miiiii? Ne ekmeği, ne ekmeği, ekmek yok” deyip kahkahayı patlattı.

Kimse kusura bakmasın, bundan böyle ne Canan Karatay ne İbrahim Saraçoğlu ne de başkası... Gıda meselesinde referans Soner Yalçın’dır. Şaka bir yana “Saklı Seçilmişler”i hâlâ okumadıysanız mutlaka okuyun. Bize yıllardır “gıda” diye neler yedirdiklerini öğrenince, gözlerinize inanamayacaksınız.

RECEP İVEDİK ÇEKMEK VARKEN...

Şahan Gökbakar’ın yeni filmi Kayhan ilk gün (Cuma) gişede seyirciden beklenen karşılığı alamamış.

Bir tatil köyü kapatıp bütün dekoru buna indirgeyerek, olabildiğince maliyeti düşük bir castla ve ancak bir televizyon programında skeç olabilecek basitlikte bir senaryoyla bilmem kaçıncı “Recep İvedik” filmi çekip gişede rekor kırmak garantiyken, risk alıp başka bir iş deneyen Şahan’ı cesaretinden dolayı tebrik etmek gerek!

Bu arada Recep İvedik eleştirim yanlış anlaşılmasın. Sabah akşam National Geographic’te belgesel falan seyreden biri değilim. Aksine herkes gibi ben de mizahta argoya hatta küfre dozunda ve yerinde olduğu sürece bayılırım. İtirazım buna değil, Şahan’ın kolaycılığına...

Bu yüzden umarım Kayhan gişede başarılı olur ve bir zamanlar TV8’deki muhteşem performansıyla tanıdığımız, olağanüstü karakterler yaratan Şahan bu vesileyle “Recep İvedik” zulmünden hem kendini hem de bizi kurtarır.

DAKİKADA 80 TERABAYT!

Deniz Ülke Arıboğan’ın Duvar kitabından öğrendim. Sadece Amerika’daki dijital veri akışı dakikada 80 terabaytla dünyanın en büyük kütüphanelerinden Amerikan Kongre Kütüphanesi’nin bütün içeriğinin sekiz katı büyüklüğüne ulaşmış.

Ülke Hoca kitabında her zamanki gibi şahane bir analiz yapmış bu bilgiye “Artık bu dünyada yaşamıyoruz; fiber optik kablolarla evimize taşınan bir dünyada yaşıyoruz.”