Yazgülü Aldoğan

Ne mutlu İstanbulluyum diyene!

Cumartesi, 16 Ocak 2010 - 05:00

Kültür eski bakanlarından Talat Halman, kürsüye çıkıp açış konuşmasını devlet adamı ciddiyetiyle yapması beklenirken Verdi’nin Zafer Marşı’nı söylemeye başladı! “İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın Deniz Palas’ı İstanbul’a kazandırması bir zaferdir. Nejat Eczacıbaşı’nın 40 yıllık rüyasının gerçekleşmesidir” diye! Benim de rüyalarım gerçek oluyor; ben Galata’ya, Şişhane’ye 20 yıl önce inandım. Buranın bir kültür ve sanat merkezi olacağı, yerli yabancı kültür ve sanat seven insanların bu terk edilmiş mekanda nefes alacağı hayaliyle bekledim! Şişhane’nin en güzel binalarından biriydi Deniz Palas. 2005 yılındaki bienalde bir sergi gezmek için girmiştim içine ilk kez. Nasıl da perişan, nasıl da terk edilmiş ve her şeye rağmen ne kadar da güzel! 90 yıl önce Rum mimar Yorgo tarafından art nouveau stilinde yapılan bina, bugün yeniden bütün ihtişamıyla hayata dönüyor, Beyoğlu’na bir sanat ve kültür merkezi olarak. İKSV’ye destek olan iş dünyasına, büyük kurumlara, devlete, belediyeye, emeği geçen herkese binlerce teşekkür, selam. Burada konserler verilecek, sergiler açılacak, festivaller hazırlanacak, sanatçılar gelecek, sanatseverler kafesinde oturup soluklanacak, en üst katındaki muhteşem Haliç manzaralı lokantasında keyif çatacak, giriş katındaki mağazasından sanat eşyaları satın alacak. Geceleri her penceresinden ayrı ışıkların parlayacağı bina, bu semtin yeni mücevheri olacak! Tıpkı geçtiğimiz günlerde İstiklal Caddesi’nde açılan Borusan Müzik Evi gibi. Orada her katından nasıl ayrı bir müzik sesi geliyorsa, burada da her katında ayrı bir sanat etkinliği planlanacak. Ve bugünden başlayarak İstanbul, 2010 Kültür Başkenti olarak her köşesinde bir kültür ve sanat etkinliğinin olacağı bir yıla girecek. Haksız mıyım ne mutlu İstanbulluyum diyene, demekte? “Hiç yaşlanmayan aklın anıtlarıyla dolu bir kent” demiş bir düşünür İstanbul için. Dünyanın en güzel, tarihi mirası en zengin ve artık kültür ve sanat etkinlikleriyle de bütün büyük metropolleri kıskandıran bir kent İstanbul. Evet, bundan 30 yıl önce neredeyse haftada bir konser olsa da gitsek diye beklenen kentte, bugün hangisini kaçırıyorum diye hayıflanılan onlarca etkinlik var, aynı gün içinde! Bu kültür ve sanat olaylarını haber vermek için haftalık dergiler, rehberler, yabancı dilde guide’lar çıkarılıyor.

Artık hepimiz kültürlüyüz!

İstanbul, 2010’a muhteşem giriyor! Bütün tartışmalar, kavgalar, çekişmeler şimdilik geride kalsın. Bu gece kentin 7 tepesinde halka açık konserler, eğlenceler, etkinlikler olacak. İstanbul’un Avrupa kültür başkenti etkinlikleri başlayacak. İKSV’nin Deniz Palas’ı halka açılacak. İnanılır gibi değil ama nihayet engel olmaktan vazgeçtiler, Atatürk Kültür Merkezi bile onarılmaya başlanacak ve belki etkinliklerin sonuna yetişecek. Ve ne güzel bir rastlantı, ülkemizin en önemli müzik insanlarından biri Fazıl Say, bugün 40 yaşına basacak! Üstelik de “yalnız” değil, sevenleri, dostlarıyla kutlayacak! Evet, saklamıyorum, çok coşkuluyum! Rüyalarım gerçek oluyor, İstanbul güzelleşiyor, kültürlü bir şehir oluyor! 2010 yılında İKSV’nin düzenleyeceği festivallere yarım milyon insanın katılması bekleniyor. İşte size pespembe güzel haberler, kutlamak için!