Ne varsa eskilerde...

Cumartesi, 02 Ağustos 2014 - 05:00

Kanal B, Türk Sineması’nın unutulmaz isimlerini koyun bir kenara isimsiz kahramanlarını ekrana taşıyarak izleyiciyi çok ciddi bir içerikle tanıştırıyor... Mesela önceki gün “Operatörlükten Yönetmenliğe” belgeseline denk geldim. Belgeselde rahmetli Çolpan İlhan’ın da rol aldığı “Yalnızlar Rıhtımı” dahil olmak üzere birçok filmde foto direktörlüğü yapan Yoakim Filmerides’ten; “Yangın Var” ve “Otobüs Yolcuları” gibi efsanevi filmlere foto direktörü olarak imza atan Turgut Ören’e kadar nice isimsiz yıldız emektar anıldı... Turgut Ören’le yapılan röportaj ayrıca etkileyiciydi. Turgut Ören, ne zorluklarla film çektiklerini filan anlattı. Hani ağzımızdan düşürmediğimiz Yeşilçam’ın gizemli dünyasını ve gizli kahramanlarını izlemek çok etkileyici ve hatta göz yaşartıcıydı... Hadi bir de küçük bilgi notuyla bitirelim. Günümüzde jenerikte sıfatını okuduğumuz görüntü yönetmeni, çok eskilerde operatör, sonradan da foto direktörü olarak anılıyormuş...

[[HAFTAYA]]

Bu kez de Kando bıyığı!

“Ulan İstanbul” (Kanal D) dizisinde mahallenin koca meraklısı Şehriban’ın akrabası Maşuka, Kandemir ağabeyimize fena yanık malumunuz... Ama en çok da bıyıklarına yanık sanırım. Maşuka, sürekli Kandemir’in bıyıklarına övgüler yağdırıyor. Ha, elbette notunu düşmek gerekir ki Uğur Polat’a da bıyıklar hakikaten yakışıyor... Ve fakat Kandemir, bu ilgiden o kadar bıktı ki sonunda bıyıklarını kestirme noktasına kadar geldi. Bence hiç davranmasın. İki sezon boyunca önüne gelen Bali Bey bıyığı bırakarak ekran üstünden bir akım başlattı... Bu kez de Kando ya da Kandemir bıyığı bırakarak akım üzerine akım başlatırlar. Hem biraz daha afili olur, ne dersiniz?

Neşeli Matematik’e selam!

“Eyvah Düşüyorum”da (Star TV) yarışmacıların bana göre en fazla zorlandıkları bölüm matematik ve hızlı hesap gerektiren bölümler... Sayılar ve katları ya da orantı problemlerine benzer sorular yarışmaya acayip bir telaş katıyor. Geçenlerde yayınlanan bir bölümde 24 ve katlarını saymakta zorlanan bir yarışmacıya sunucu Mehmet Ali Erbil yardımcı olmaya çalışıyordu... Bir öğretmen edasıyla 312 ile 24’ü toplamaya yardımcı oldu ve sonra da klasik bir Mali havası attı... Vallahi matematik dediğin ben dahil tanıdığım herkesin korkulu rüyası ama “Eyvah Düşüyorum” sayesinde izleyici bu konularda kendini geliştirme, hafızasını tazeleme şansı buluyor... Hatırlar mısınız bilmem; bir zamanlar TRT ekranlarında “Neşeli Matematik” sayesinde az çok matematiği sevmiş, korkularımızdan kurtulmuştuk... Şimdi “Eyvah Düşüyorum Matematik” var. Öğretmenimizin de Mehmet Ali Erbil olduğunu düşünürsek korkunun yerini gülümseme aldı anlayacağınız...

Nur içinde yat Murat!

Besteci ve yorumcu Murat Göğebakan’ı yitirdik. Samimi bir dostluğumuz vardı. En azından birbirimizi gördüğümüzde yüz çevirenlerden değildik... Dünyaya bakış açısı hep umutluydu. Yazıp dile getirdikleri de inceden sızılı. Kanseri yendi bir ara. Ama yalnızlığı yenemedi... Yalnızlık dediysem, sanatçılara, üretenlere özgü bir yalnızlıktı bu. Yoksa kalabalıkların sevgilisiydi Murat... Siyasi görüşlerinden dolayı hakkında söylenenleri söz sahiplerinin utanması için bir kenara koyuyorum. Bir insan, bir baba, bir kardeş yetirdiğimizi hatırlatarak... Ay Yüzlüsüne kavuşan Murat’a Allah’tan rahmet diliyorum!

Vural’ın Gültepe’si...

“Koca Kafalar” ve “Baba Haber Bülteni”nin bıyıklılarından Vural Yaşaroğlu kardeşim bir gece konuğum olduğunda dillendirmişti, “Sıcak bir dram kaleme alıyorum”... Kendisinin Türk TV tarihinin efsane işlerinden “Öyle Bir Geçer Zaman ki” isimli dizide de tuzunun bulunduğunu bilen birisi olarak şaşırmamıştım... Ama bugüne kadar yaptığı işlerle yüz güldüren bu güzel adam aynı performansı ağır bir hikayede de gösterebilir miydi? Ne zaman ki “Benim Adım Gültepe” isimli dizinin ilk ipuçlarını almaya başladım, gelecek yılın en sıkı işlerinden birinin filiz verdiğini anladım... Kanal D’de yayına girecek olan dizi yönetmen Zeynep Günay Tan’ın imzasını taşıyor. Başrollerinde Ayça Bingöl ve Mete Horozoğlu var. Evrim Alasya, Ekin Koç gibi sıkı gençler de karakterlere hayat verecek... Hepsinden önemlisi ilk kez bir semt dizi oyuncusu olarak tarihe geçecek. Daha doğrusu adıyla ekranda var olacak... Bir İzmir çocuğu olan Vural, belli ki gençliğinden birçok kareyi senaryoya taşıyacak. Biraz hızlı, biraz da bıçkın olan o ilk gençlikten. Gerisi mi, bırakalım semt kendini anlatsın!