Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

NEDEN EVET DİYECEKLER?

Salı, 17 Ağustos 2010 - 05:00

Kimimiz EVET diyecek, kimimiz HAYIR: kimileri, “biz sizden değiliz, farklıyız, biz KÜRT”üz, demek için sandığa gitmeyecekler. Kimileri zahmet etmek istemedikleri için gitmeyecekler sandığa, çünkü nasıl becerdilerse Ramazan Bayramı’nın tam da son gününden sonra, 12 Eylül! 9-10-11 Ramazan Bayramı. Üstelik de perşembe bitse, cuma cumartesiyi ekler, uzatır ya memur kesimi, bu kez perşembe, cuma, cumartesiye denk geliyor. Yani bayram hafta sonunu yiyor. 12 Eylül pazar gününü de katarsa ancak anlamlı bir 4 gün ediyor. E şimdi bir küçük kaçamak yapmışsın, referandum için geri mi döneceksin? “Atam izindeyiz” deyip izne gideceksin! “Evet”çiler zaten burada. Onlar gitse gitse “memlekete” gider, bu kadar kısa gün için de gitmez. Oy atmaya gider!

Çünkü benim gibi...
Bizim cenahta hep neden HAYIR diyeceğimiz konuşuluyor. Ya EVET diyecekler, neden EVET diyecekler? Kimsenin derdi anayasada değiştirilen maddeler değil. Yazmaktan kolumuz yoruldu, ama hâlâ hangi madde neyi değiştiriyor, anlamadık, öğrenemedik, neydi neydi, diyorlar. Sanki anlasalar ona göre o verecekler. Adam bakıyor, Tayyip’e, aynı ben diyor! Rizeli, Siirtli bir kızla evlendi. Kasımpaşa’da top koştururdu. Bayilik, dağıtım filan derken Erbakan’ın partisinde gençlik kollarında parladı. Belediye Başkanlığına aday olduğunda “gecekondu” da oturuyordu, tapusu olmayan ev yani, gecekondu dediysek. Aynı ben diyor, İstanbul’da kaçak konutta oturan yüzde 60 hemşerim. Karısının başı bağlı. Kızlarının da, aynı bizim çoluk çocuk gibi. Kendi İmam Hatip’te okumuştu, çocukları da orada okuttu, aynı bizimkiler gibi. Sonra yurt dışı filan derken iyi yetiştiler, oğlan Amerika’da çalışıyor. Keşke biz de yollayabilseydik. Belediye Başkanlığı, Başbakanlık derken dünyalığı da düzdü.
Oğlana gemicik, damada gazete filan. İnşallah yakında biz de! Bizim işler de iyi zaten. İhaleler hep bu tarafa. Kendi aramızda paylaşıyoruz. Yürüdü gitti, biz de emeklemiyoruz çok şükür. Eskisine göre çok daha iyiyiz. İthalat iyi gidiyor. TOKİ moki derken bütün akrabalar birer daire sahibi oldu. Yeşil kartlı olmayanımız yok. Devlet bize bakıyor. Doğacak çocuğa bile para bağlıyorlar. Yeter ki doğur. Tayyip ne derse o. Bütün dünya liderleri ağzının içine bakıyor. Obama’nın karşısında nasıl da bacak bacak üstüne atıyor, Putin’le kanka, Emine Hanım izin verse Berlusconi çapkınlık arkadaşı olacak. İngilizce bilmiyormuş, bilse ne olacak? Onda o boy, pos, onda o karizma varken. Yahudi’ye haddini bildirdi, Gazze’de, Arap dünyasında kahraman. Doğacak çocuğa adını veriyorlar. Sonra çalışkan adam. Her gün bir yerde, koşup duruyor. O açılıştan, o kapanışa. 400 kişi koruyormuş. Ah o PKK, ordu beceremedi ki tepelemeyi. Generallerin burnunu nasıl sürttü YAŞ’ta? Helal olsun. Bi daha darbe marbe zor yaparlar. Hoş, biz askerimizi severiz, asker milletiz ama orduevlerine de başörtüsüyle girilmiyordu kardeşim. Tayyip bizden, benim gibi, karısı da karım gibi! Oyum Tayyip’e!

KİMLER HAYIR DİYECEK
Siyasal kavga, rant ve çıkar üzerinden yapılır. Türkiye’de işçi sınıfı kalmadı. Kalanlar ise örgütlü ve güçlü değil. İşsizlik ve üretim düşük. Otomasyon yüksek. Var olan işçiler bu koşullarda örgütlenemiyor. İşçi sınıfının güçsüz olduğu ülkede, esnaf güçlüdür! Esnaf her zaman sağa oy vermiştir. Esnaf, büyük işveren de olmadığı için en oportünist kesim. En faydacı. Günlük çıkarına bakar. Öyle HSYK’nın yapısı değişirse insan hakları güme gider filan anlamaz. Zaten gazeteyi bulmacasını çözmek, magazin fotoğraflarına bakmak, spor sayfasını okumak için alır.
Hepsi değil tabii, ama çoğu. Çiftçi dersen, Ramazan kardeşim kızma, en muhafazakâr sınıf, köylü malum. Ne zaman sorsan ağlar,taban fiyatı, destek alımı, gübre pahalı. Bağırır, çağırır, gider hep sağa oyunu verir.

Kürtler niye ortada?

Kürtler? Apo demiş ki, “Her seçim öncesi beni kandırıyor, ateşkes yaptırıyorlar. Seçimden sonra bir şey çözmüyorlar. Bu kez ‘referanduma kadar yine rahat durun’ dediler. Bak ateş kestik. Ama ondan sonra seçim var, biraz daha derlerse ben yokum, sonuna kadar savaş!”
Vay... Hadi bakalım, buyur buradan yak. Geriye kalanlar HAYIR diyecek. Memur, orta sınıf, Aleviler, kalmışsa aydınlar. Ergenekon adı altında orduya yapılanlara kızanlar. Yargının da baskı altına alınarak muhalefetin tümden susturulmasından korkanlar. Onları CHP’nin yeni başkanı Kılıçdaroğlu tatmin etti mi göreceğiz.