Nefesimiz kesildi

Cumartesi, 18 Haziran 2011 - 05:00

Basketbol maçlarının heyecanı futbola benzemiyor. Abdi İpekçi Spor Salonu’nda Galatasaray-Fenerbahçe derbisini seyrederken kalbimiz duracaktı. Şampiyon Fenerbahçe’yi de Galatasaray’ı da kutlamak lazım. Play-Off final serisinde Türkiye’ye öyle bir altı maç seyrettirdiler ki insanlar basketbola doydu. Önce taraftarlardan başlayayım. Salonu dolduran seyircilerin yarısı bayandı. Herkes üzerine sarıkırmızı formalar giymiş. Salonda öyle bir uğultu vardı ki bir ara kulaklarımı tıkadım. Beynim patlayacakmış gibi oldu.

[[HAFTAYA]]

Bu ortamda Fenerbahçe gibi Avrupa Ligi tecrübesi olan bir takım olmasa inanın Galatasaray bu karşılaşmayı 20-30 sayı farkla kazanırdı. Fenerbahçe iyi mücadele ediyor, çok da büyük yıldızları var. Ömer Onan çok büyük bir kaptan. Takımı sıkıştığı an öyle bir üçlük atıyor ki bütün arkadaşları oh çekiyor. Dün 20 sayı atarak takımının en skorer oyuncusuydu. Oğuz Savaş, Ömer’den sonra 19 sayı ile ikinci en skorer oyuncu oldu. Ama bu ikili müthiş oynuyor. Ukiç, Lavrinovic, Tomas, May, Preldzic bunların hepsi çok kaliteli. Galatasaray’a gelince; başta antrenör Oktay Mahmuti’yi kutlamak gerekir. Takımını öyle bir yönetiyor ki öğrencilerinden maksimum performansı alabiliyor.

Fenerbahçe’ye karşı bu kadro ile böyle direnen bir takım ve antrenör sadece alkışlanır. Kesinlikle “Galatasaray şampiyonluğu kaybetti” diye taraftarları üzülmesin. Bundan fazlasını yapamazlardı. Ünal Aysal’a “Büyük başkan” diyoruz. O zaman kendisi bu ilgiye layık olduğunu gösterecek. Nasıl Azim Yıldırım birinci sınıf basketcilerle Fenerbahçe’yi her yıl şampiyon yapıp Avrupa Ligi’nde oynattırıyorsa, Ünal Başkan da en az 4 tane birinci sınıf basketçi alıp Galatasaray’ın çıtasını yükseltecek.