Nerede nasıl hata yaptık?

a
a
Salı, 14 Eylül 2010 - 05:00

Seçimin ertesi günü hesaplaşma günü. Herkes nerede hata yaptık, nerede doğru yaptık diye oturup düşünüyor, konuşuyor. Buna seçmen de dahil. Her türlü günah çıkartma dinliyorum: sabahın beşinde yola çıktık ama trafik tıkalıydı, yağmur yağdı, kaza oldu, yetişemedik, sandık kapandı! Uçak kalkmadı, rötar yaptı! Gemi seferi iptal edilmişti. Annemi ikna edemedik, yağmur yağdı diye çıkmadı. E tatili kesip bir gün için dönemedik. Valla ben zaten evet çıkacağını biliyordum, onun için... Bunlar boş laf.

[[HAFTAYA]]

Milleti Umre’den döndürdüler biliyor musunuz? Umre’den! Bir oy bir oydur! İsmet İnönü’nün oğlu Erdal İnönü, arkasından itilip girdiği siyasette esprili üslubuyla ve aklıyla ün yapmıştı. Bir seçim gezisinde partili bir vatandaş kendini önüne attı, “Paşanın oğlu, paşanın oğlu, öl de öleyim!” dedi. Erdal Bey, gayet sakin “Ölme, ölme, bir oy bir oydur” yanıtını verdi! Bir oy, bir oy derken yüzde 4 fark oldu! Kemal Bey’e bile oy kullandırmayacak kadar uyanık ve fırıldak karşınızdakiler. Polis gidiyor, kaydı sildiriyor, İçişleri Bakanı istifini bozmuyor, polisin görevi diye. Sen de uyanık ol! Demek ki Kılıçdaroğlu’nun sekreteryası uyuyor! İstanbul İl Başkanlığı derin uykuda. Hiç örgüt, liderin nerede nasıl oy kullanacağını bilmez, ayarlamaz mı? Bunun mutlaka bir hesabını veren olmalı.

Sesini çıkarmadı

Kılıçdaroğlu’nun bir hatası da bunu kullanmaması. Madem bunu iki gün önce öğrendin, basın toplantısı yap, ortalığı birbirine kat, bana bile oy kullandırmıyorlar diye şikayet et! En az iki puan artardı hayır oyları. O ne yaptı, sustu, saklandı! Gece yarısına kadar ortaya çıkmadı, herkes istifa mı etti diye tezvirat yaptı! Olacak iş mi? Ortaya çıktı da ne yaptı, ilk kez kağıttan yazılı bir metni kem küm okudu. Dağılmış ve üzülmüş bir hali vardı, meydanlardaki kükreyen fare gitmiş, kuyruğu çiğnenmiş kedi olmuştu. Lider olacak kişiye yakışmadı. Ama öte yandan bir yanlış da adrese bağlı oy verme. Bu yerel seçim değil, oranın yöneticisini seçesin, genel seçim değil, milletvekilini seçesin. Evet mi, hayır mı diyeceğin bir seçimde, bu teknoloji çağında, insanları ille de adreslerinin olduğu yerde oy kullandırmak niye? Nerede ise orada kullansın oyunu. Girersiniz bilgisayarla bloke edersiniz, bir daha oy veremez. Ya da kullan bir kez daha parmak boyasını. Bir daha oy veremesin! Ama nerede ise orada versin. Ailesini görmeye Erzurum’a mı gitti, orada; eğlenmeye Bodrum’a mı gitti, orada, görev yapıyor, İstanbul’da mı kaldı, İstanbul’da versin oyunu.

Yüzde 4 nerede?

Seçim anketleri hafta başında yüzde 54-44, ya da 55-45 gösteriyordu. Yüzde 53 de vardı, 46 da. Hatta bunu gören başbakan ağız değiştirmiş, ellinin üstü bana yeter demeye başlamıştı. Ne oldu da 58 oldu? Ne oldu da 42’de kaldı? Bunun siyasi bir yanıtı vardır elbet, ama pratik yanıtı da bence bayram hareketliliğidir, nasıl olsa EVET çıkacak rehavetidir, sandığa gitmeyenlerin vebalidir. 12 Eylül’e denk getirilmesi için ne ince hesaplar yapıldığını, Cumhurbaşkanı Gül’ün 4.5 gün içinde okuyup onayladığını ve YSK’na teslim tarihinin bile ince ayarla yapıldığını Turgut Kazan anlattı. Kabul edelim ki AKP, planlı, programlı, stratejili, geniş bir ekiple, her türlü makyavelist yöntemle çalışıyor. Gerektiğinde bilgi, gerektiğinde para, gerektiğinde sopa, ne lazımsa kullanılıyor! Sonuca gidiyorlar. Çoğulcu değil, çoğunluk demokrasisi, arada 7 puan da olsa onun dediği olmakla kalmıyor, senin dediğin hiç olmuyor!

Ne yapmak lazım?

E biz oturup ağlayacak mıyız? Önümüze koyulan yeni Sevr haritasına bakıp bakıp kaderimize yanacak mıyız? Başbakan seçim gecesi emir verdi, Kuzu çalışmaya başla diye. Bakanlar Kurulu, MKYK aynı gün toplanıyor. Başarmak isteyen çalışacak. Seçmen dahil. İnternetten aman kağıdı ters katlayın diye mesaj geçmekle vatandaşlık görevi bitmiyor! Aynaya bakıp sorun, sen üstüne düşeni yaptın mı? Evet mi, hayır mı? Herkes layık olduğu sistemle yönetiliyor!

BİR TEŞEKKÜR, BİR SİTEM!

Basketbol Milli Takımımız müthiş bir azim ve performansla bize büyük mutluluk yaşatıp ABD takımı ile final oynadılar, dünya ikincisi oldular. Bence zaten ABD’yi klasmana koymak yanlış, bizimkiler zaten normal takımlar içinde şampiyon oldular! Başta hocaları, hepsine, bütün federasyona kocaman, yürekten bir teşekkür! Bir sitem ise Garanti, Turkcell, Ülker gibi pek çok sosyal projelerinde beraber olduğumuz sponsorlarına. Localarında kimleri ağırladılarsa artık, akıllarına bile gelmediğimiz için; Arçelik Genel Müdürü Levent Çakıroğlu’na ise en güzel maçlardan birini bizimle seyrettiği için gecikmiş bir teşekkür.