Mehmet Coşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

'Neşeli Hayat'tan hayat dersleri

Pazar, 29 Kasım 2009 - 05:00

İstanbul’un en gözde, en lüks alışveriş merkezi İstinye Park’ın tam karşısındaki mahalle Reşitpaşa’dır. O mahalle, İstanbul’un en yoksul mahallelerinden biridir. Yılmaz Erdoğan’ın son filmi ‘Neşeli Hayat’ yoksul mahalle Reşitpaşa’da oturan aşçı Rıza Şenyurt’un zenginlerin alışveriş merkezi İstinye Park’ta ‘Noel Baba’ olarak çalışmasını konu almaktadır. Ama film zenginyoksul çatışmasını değil, kurnaz olmayı başaramayan, saflığı nedeniyle sürekli başına iş açan Rıza Şenyurt’un şahsında Türkiye’nin hikayesini anlatmaktadır. Ön yargıların, dayatmaların, toplumsal baskıların, yaşamımızı nasıl şekillendirdiğini göstermektedir. Ve istersek tüm bu olumsuzlukları yok edebileceğimizi de...

***

Yılmaz Erdoğan, ‘Organize İşler’ gibi ‘gülünmesi garanti’, ‘gülününce gişesi de garanti’ bir film yerine zor olanı seçmiş ama çok da iyi etmiş. Çünkü böyle bir film Türk sinemasında çok uzun yıllardır yapılmıyordu. Bir zamanlar ‘Muhsin Bey’, ‘Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni’ gibi filmlerin verdiği tat var ‘Neşeli Hayat’ta. ‘Komedi dram’ mı deniyordu bu filmlere, yoksa ‘trajikomik’ mi bilmiyorum. Cahillik de etmek istemiyorum. Gerçi filmi herhangi bir sınıfa almanın da alemi yok bence. Filmden çıktıktan sonra içinizde yarattığı duyguyu söyleyeyim ben isterseniz, ‘sıcaklık...’ evet tam olarak da bu. Film sizde insana dair bir ‘sıcaklık’ yaratıyor. Daha da önemlisi, umut veriyor bu film.

***

“Hayat dediğimiz şey çocukların inandığı yalanlardan daha gerçek değildir” deniyor filmde. Her şeyi kafamıza takarken, dert ederken, zamanın su gibi akıp gittiğini, anların yaşanmadan bittiğini anlatıyor bu laf aslında. Çocuklar Noel Baba’ya inanır. ‘Noel Baba’ hayatın tadıdır. Onun gerçekte var olmamasını kendi kafamıza, başkalarının kafasına çakmamız bizim saçmalığımızdır, aptallığımızdır. ‘Noel Baba’lı bir hayat daha yaşanası bir hayattır. Aslında hayat zaten senin yaşadığın kadardır. Neyi yaşarsan o senin hayatındır. Rıza Şenyurt da onca darbeye rağmen, kendi hayatını yaşamanın yolunu öğreniyor filmde.

***

Filmdeki oyunculuk gerçekten çok üst düzeyde. Yılmaz Erdoğan kendini aşmış. Ona eşlik eden BKM Mutfak’ın ‘çaylak’ oyuncusu Büşra Pekin de yanında hiç ezilmeden oynamış. Gelecekte adından çok söz ettireceği kesin. Ersin Korkut, hep bildiğimiz gibi. Film de az görünseler de Cezmi Baskın, Sinan Bengier, Rıza Akın ve Erdal Tosun alkışı hak edecek şekilde oynuyorlar. Özlediğimiz tarzda bir film olmuş. Yılmaz Erdoğan’ı ve emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum. Umarım Türk halkı, bu filme hak ettiği ilgiyi gösterir. Aksi takdirde ‘skeç’lerden oluşan komedi filmlerine mahkum olmaya devam edeceğiz...