Nevruz açılımı

Pazartesi, 22 Mart 2010 - 05:00

Nevruz kutlamaları her yıl olduğu gibi bu yılda başta Güneydoğu illerimiz ve İstanbul olmak üzere tüm yurtta büyük bir gerilim ortamında, geniş güvenlik önlemleri altında kutlandı.

Kutlamalar sırasında gene her zaman olduğu gibi Apo posterleri asıldı. Biliyorsunuz Birleşmiş Milletler 2010’dan başlayarak 21 Mart’ı “Dünya Nevruz Bayramı” olarak kutlama kararı aldı.

Kimi tarihçilere göre eski bir Pers geleneğini, kimi tarihçilere göre ise Türklerin Ergenekon’dan demir dağı eriterek çıkmalarını, doğanın uyanışını temsil eden Nevruz, kuzey yarım kürede baharın gelişinin kutlandığı, binlerce yıllık geçmişi olan bir halk şöleni.

Türklerin, Doğu Türkistan’dan Kosova’ya, Kırım’dan Makedonya’ya tüm coğrafyada kutladığı Nevruz aslında Orta Asya Şaman kültürünün bir parçası. Benzer kutlamaların Kuzey Amerika kızılderili kavimlerinde de görülmesi bir rastlantı değil.

***

Nevruz’un en önemli özelliği bir Türk ve Pers geleneği olmasına karşın İslami motiflerinin olmaması.

Arap dünyasında Nevruz geleneği yok. Ancak Selçuklular’da ve Osmanlı’da Nevruz bayramı kutlamaları var.

Ramazan ve Kurban bayramlarının dini bayram olmasına karşın Nevruz geçmişi İslamiyet’ten öncelere giden milli bir Türk bayramı.

Anadolu’da özellikle Yörüklerin ve Tahtacı Türkmenlerin kutladığı Nevruz ne yazık ki tüm Türkiye’nin sahip çıktığı milli bir bayram olarak kutlanması gerekirken günümüzde PKK yandaşlarının siyasi gösterisi haline gelmiş durumda.

***

Demokratik açılım sürecini yürüten hükümet aslında 21 Mart’ta büyük bir fırsatı kaçırdı: “Nevruz açılımı”.

Tüm Türkiye’nin birlikte kutlayacağı bir bahar şenliğine dönüşüp, birlikte halaylar çekilip türküler söylenseydi en anlamlı açılım bu olurdu.