Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

NEW YORK, NEW YORK!

Salı, 06 Nisan 2010 - 05:00

Başbakan gider de biz gitmez miyiz, kalabalık bir grup gazeteci olarak ABD’de, New York’tayız ve güneşli bir pazar günü Paskalya kutluyoruz! Amerikalılar sabah kahvaltısından sonra şık şık giyindiler ve önce kiliseye gidip İsa'nın gökyüzüne çıktığı günün anısına ayine katıldılar. Sonra da baharın gelişini müjdeleyen çiçekli, yumurtalı şapkalar takıp kendilerini New York’un ünlü 5. Caddesine attılar. Burada dans ettiler, fotoğraf çektirdiler, eğlendiler. Hemen hepsinin yanında çocukları, köpekleri, yani uzun lafın kısası aileleri vardı! Amerikalılar aile yaşantısına bayılıyor. Bir kısmı ise ilginç arayışlar içindeydi, kimi kafasına hoparlör takmış canlı müzik yayını yapıyordu, kimi fes takmış, eğleniyordu! Havanın da güzel olmasından istifade eden New Yorklular Paskalyayı gönüllerince kutladılar. Siz farkında mısınız bilmem ama bu hafta sonu İstanbul’da da ciddi bir turist kalabalığı vardı ve bunların çoğunu komşu Yunanistan’dan gelen ve Haliç’te Patrikhane’deki ayine katılmak isteyen Yunanlılar oluşturuyordu! New York’a gelmiş gazeteci grubu olarak biz hayli kalabalığız dedim ya, şu ara etkinlik yapmak isteyen halkla ilişkiler şirketleri karşılarında başta köşe yazarı kadınlar olmak üzere, kimseyi bulamıyor çünkü bir çoğu benim de içinde olduğum grupla New York’ta, bir kısmı Londra, bir kısmı İspanya’da. Çoğu Unilever’in davetlisi olarak iki kıtaya dağılmış gazeteciler şirketin yeni atılımlarını yerinde görüyor. Bizim grupta kadınların çoğunlukta olmasının nedeni konunun kozmetik olması. Unilever'in kişisel bakım ürünlerinden Elidor şampuan ve saç bakım ürünleri, dünyanın en ünlü saç uzmanları tarafından yeniden tasarlandı ve biz bunları yapanlarla tanışmak için buradayız. Türk kadını uzun ve serbest bırakılmış dalgalı saçı seviyor. Grubun kadınlarının çoğunun da saç modeli bu. Şampuan üreticilerinin yararına değil ama bence saçlarını da çok sık yıkıyorlar. Oysa saç derisi, bu kadar sık yıkama yüzünden kendini koruyabilmek için daha çok yağ üretmeye çalışıyor ve kadınların şikayeti olan yağlı ve donuk saçlar biraz da bu yüzden meydana geliyor. Şimdi bütün bu bildiklerimin ne kadarının doğru, ne kadarının yanlış olduğunu uzmanlarından öğrenmek şansına sahip olacağım, buluşma bugün ancak saat farkından ötürü size hemen ulaştırabilmeme imkan olmadığından daha sonra anlatacağım.

BASKI ALTINDA!
Amerika'ya değil, uzaya gitsem, ülkemde olup bitenlerden kopamıyorum! Sadece gazetecilik heyecanı değil, duyarlı yurttaş bilinci olsa gerek. Gazetelere baktım, yandaş medya tam da tahmin ettiğim gibi önceki gün gelen Balyoz tahliyeleri üzerine komplo teorileri üretip, hakime yönelik linç kampanyası başlatmış durumda. Acaba neden yağmur gibi yağan tutuklama kararlarını alkışlar ve saygı duyulması gereken adalet kararları olarak nitelerken tahliye taleplerinin tümüne karşı çıkıyorlar? Tahliye de tutuklama gibi bir adli karar değil mi acaba? Bu kadar mı niyet belli edilir? O zaman yargıya yönelik anayasa değişikliklerinin yargıyı ele geçirmek ve yandaş medya türü, hükümetin emrinde bir yargı yaratma niyeti olduğunu söyleyenler haklı değil mi? Niye bunu söyleyenlere başbakan “cübbenizi çıkarın da siyaset yapın” diye karşı çıkıyor? Niye olduğu bir süre sonra telefonuma düşen haber mesajından belli oldu: tahliye kararlarının tümüne savcının yaptığı itiraz kabul edilmiş ve tahliye edilmiş olan 19 muvazzaf ve emekli subayın yeniden tutuklanma kararı çıkmıştı! E pes yani. Bu yargı, baskı altında değil, öyle mi? Baskı altında olmadığı için bir hakimin verdiği karar tepki görünce diğerleri tarafından derhal geri alındı, öyle mi! Benim zavallı güzel ülkem. Demokrasi diye diye, hukuk diye diye, her ikisinin de ırzına geçilen canım ülkem, Hele dışarıdan bakınca,öyle zavallı gözüküyor ki!