Nilgün Bodur: Uyuşturucu mu yoksa silah mı satmış ne yapmış bu kadın?

‘Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim’ kitabının yazarı, sosyal medya fenonemi Nilgün Bodur, son dönemde kendisiyle ilgili yapılan ‘Neden herkes bu kadından bahsediyor? Edebiyat yazarı mı? Ne derinliği var?’ gibi olumsuz yorumlara içerlemiş. Diyor ki: Ben ‘Nobel’e aday olacağım’ demedim. Bir kadın kitap yazıyor ve hakarete uğruyor. Olacak şey mi!

08 Eylül 2018, Cumartesi 06:27
A A

Alev Gürsoy Cimin

Son günlerde herkes sizi konuşuyor. Sizi sizden dinleyelim... Kimdir Nilgün Bodur?

Perakende sektöründe 20 yıl yabancı markalara pazarlama yaptım. Sonra 2012 sonunda boşandım, işimden ayrıldım. Her şey üst üste gelmişti. Yeni evime taşındım. Evim, 20’nci katta insanlardan uzak, Allah’a yakın bir mevkideydi. Sonra canım sıkıldı ve kendimi yenilemeye başladım.

Eşinizden boşanmanızla mı değişti her şey?

Hayır ama elbette etkisi var. Eski eşim kanserdi. Ona hep sağlıklı yemekler hazırlar, kendimi hep arka plana atardım. Bir gün baktım ki hep başkalarını önemsemekten kendime ulaşamamışım. Kendini sevmekle başlıyor her şey. Sağlıklı yemekleri kendim için yapmaya karar verdim. Eşim kanseri atlattı ama yürümeyen şeyler vardı. Beş yıl sonra boşandık. Diyorum ya o 20. kattaki evimde yapayalnızdım. Kimse yok, gelen giden yok, hava buz gibi...

70 takipçiden 735 bin takipçiye

70 takipçiden 735 bin takipçiye

Sonra?

Kendime hazırladığım yemekleri sosyal medyada paylaştım. “Dur ya Nilgün, hep bu adama baktın, kendini unuttun, şu sağlıklı yemekleri, o güzel sunumları kendine de yap” dedim. İşyerinde birine mi sinirlendim? Yemek fotoğrafı paylaşıp altında bir şeyler yazıyordum. Avokadodan giriyorum kıskançlıktan çıkıyorum öyle düşün... Başta komşular, iş arkadaşları takip etti. 70 takipçim vardı. Sonra iş buralara kadar geldi. Şimdi 735 bin takipçim var. Yemeklerden ziyade yazılar beğenildi.

Kitap yazma fikri nasıl çıktı?

Bir gün İclal Aydın yazdığım yorumu okumuş. Ve demiş ki: “Bu kadın çok güzel yazıyor.” Geçmişe gidip bütün yazılarımı okumuş. Sonra da beni televizyon programına yemek yapmaya davet etti. Ve sonra dedi ki: Kitap yazman gerekiyor.

Ayrıldığım adamı ölü sayarım

Ayrıldığım adamı ölü sayarım

Eskiden de yazar mıydınız siz?

Tamamen sosyal medya ile gelen bir düşünce miydi? Çocukluğumdan beri yazardım hep. Avusturya Kız Lisesi ve ardından da İstanbul İşletme okudum. Ama edebiyatım hep kuvvetliydi. Eski komşum rahmetli Yaşar Kemal’di. Ben İclal’e notlarımı gösterdim. O da bana, “Bunları derle ve düzelt. Editörlüğünü ben yapacağım. Yayınevin de hazır” dedi. Sonra kitap satış listlerinde birinci sıraya çıkınca yayınevlerinden teklifler gelmeye başladı. En son şu anki yayınevim Destek’le anlaştık.

Ve şimdi yeni kitabınız: ‘Sen Gittin Ben Güzelleştim’ çıktı. Kim bu giden?

Bir önceki sevgilim.

Kitap yazdıracak kadar ne yaptı size?

Özer Bal’ın bir dizesi vardır, “Sana yüklediğim anlamları senmişsin gibi sanma, aldanırsın. Sen o anlamlarla sadece bende varsın. Ben seviyorsam sen bahanesin” der. Yazılan, yazdıranın değil yazanın kabiliyetidir.

Peki bu bir intikam kitabı mı?

Asla değil. Bilakis eğlenceli. Bence zaten ayakta kalarak mutlu olarak, kahkaha atarak yenilir bir düşman. Bu kitapta sadece eski ilişkim değil, hayatımdan çıkan kadın arkadaşlarım, patronlarım, herkes var. Ben ayrıldığım adamı ölü sayarım. Kitap, acı çekme sürecini ve yalnızlığı keyfe çeviren bir kadının hikâyesi. Yalnız kalmaktan keyif alan ve yeniye hazırlanan...

Hiç aklınıza gelir miydi herkesin çılgınlar gibi sizi takip edeceği?

Hayır. Her şeyi planlamadan yapacaksın. Ki ben pazarlamacı olduğum için her şeyi planlayabilirim. Ama iki kitabımda da pazarlamacı kimliğimi kullanmak istemedim. Ama ister istemez herhalde insanın kanına işliyor.

En kötü karar kararsızlıktan iyidir

En kötü karar kararsızlıktan iyidir

Bu kitabın yazıldığı kişi ne hissediyor acaba?

Haberi bile yoktur. Hissetmiyordur da bir şey. Eğer birinden güzel ayrılmazsan büyük ihtimalle intikam almak istersin. Ama birinden öç almaya çalışmamak, intikam almamaya çalışmak en büyük intikamdır. Ben sanırım bunu yaptım. Ben sadece arınmak için yazdım. Çünkü yazmasam delirebilirdim. Yazınca affediyorum ben.

Çok mu acı çektiniz?

Depresyon yaşamadım. Neticede bir boşanma da yaşadım ben ve ilişkilerin son zamanlarında yaşanan depresyon en ağır depresyondur. Yani bir ilişki kangrene döner ya. Trafik kazası gibi biten ilişkiler insanı mahvedebilir. Ama kangrene giden ilişkilerde o ilişkinin ayrılığa alıştırma süreci vardır. Son ilişkim öyleydi. Öyle bittiğinde ‘kurtuldum bu acıdan’ hissi geliyor. Kötü enerjiden, kavgadan uzaklaşınca güzelleşiyorsun. En kötü karar kararsızlıktan iyidir.

‘Ben bir kitap yazacağım da Dostoyevski mezarında ters dönecek’ mi dedim?

‘Ben bir kitap yazacağım da Dostoyevski mezarında ters dönecek’ mi dedim?

Bazıları “nilgün Bodur kim, Allah aşkına?” diyor. Bu eleştirilere ne diyorsunuz?

Herkes sağ olsun. Hadsizlik aşamasına geçen eleştirileri blokluyorum. evde oturup bir şey yapmazsam beni kimse eleştirmez. eleştirenler bence zamanlarını ayırarak beni yüceltiyor.

Yazdıklarınızı eleştiren çok...

Nobel edebiyat Ödülü’ne adaylığımı koymadım. “Ben bir kitap yazacağım da Dostoyevski mezarında ters dönecek” mi dedim? Demedim. Kitap yazmanın okulu yoktur. Ben yazdıkça güçlenmeye başlayan bir kadınım. ve anladım ki, bana iyi gelen şey başkalarına da iyi geldi. Bunun adına şifalanma diyelim. Ben işin popülerliğinde değilim. Ama kardeşim insan kendine bir dur der. Bu kadın ne yapmış ya? Uyuşturucu mu pazarlamış, silah mı satmış ne yapmış? Kitap yazmış kitap. Bunu bu kadar yermeye çalışmak çok saçma.

Sürekli selfie çekmek isteyen arkadaşlarımla aram açılıyor

Sürekli selfie çekmek isteyen arkadaşlarımla aram açılıyor

Sosyal medyadan çok para kazanıyor musunuz?

İyi paralar kazandım sosyal medyadan. Hep iyi işler, içerik üreten işler yaptım. Büyük markaların Youtube kanallarına yemek tariflerimle videolar yapıp tarifler verdim. Yüksek fiyatlıyım sosyal medyada.

Peki sizce sosyal medyayı biz mi kullanıyoruz yoksa o mu bizi kullanıyor?

O bizi kullanıyor. Ben çevremdekilere de yasaklıyorum. Telefonu asla elime almam arkadaşlarımla sohbet ederken. Hatta sürekli selfie çekmek isteyen arkadaşlarımla aram açılıyor.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.