Niye gündüz maçı!

Şampiyonluk adaylarının artık aynı saatte oynaması gerekirken, Fenerbahçe'ye gündüz uygun görülmüş. Federasyonun dedikodu yaratacak kararlardan uzak durması gereken bir dönemde bu nasıl bir tercih!

Salı, 20 Nisan 2010 - 10:47

Niye gündüz maçı!

EDİZ SIRAPINAR/Milliyet

Beşiktaş’ın Kadıköy’de yarışı bırakmasından sonra sahne üç takıma kaldı. Ve bu üç şampiyonluk adayından ikisi bu hafta belki de ligin kaderini tayin edecek bir finale çıkacaklar.

Ama ne hikmetse Futbol Federasyonu bu maçtan önce liderin takipçisi olan Fenerbahçe’yi gündüz 15.00’te oynatmayı uygun görmüş... Neden? Belli ki yayıncı kuruluşun isteği üzerine...

Federasyonun sezonun bitimine dört hafta kala tartışma ortamı yaratacak kararlardan uzak durmaya özen göstereceği yerde, her türlü dedikoduya zemin hazırlayacak yolları seçmesi garip değil mi?

MAÇLAR AYNI SAATTE Mİ OYNANMALI?

Kasımpaşa - Fenerbahçe maçından çıkacak her sonucun bu karşılaşmanın bitiminden iki saat sonra başlayacak Galatasaray - Bursaspor maçına direkt etki edeceğini hiç mi hesaba katmazlar?

Fenerbahçe’nin alacağı her sonuç Ali Sami Yen’deki tansiyonu bir kat daha artıracaktır...

Örneğin Fenerbahçe’nin kazanıp maç fazlasıyla liderliği ele geçirdiğini düşünün... Bursalı oyuncularda koltuğu bırakmanın stresi yaşanmayacak mı? Sinirler daha çok gerilmeyecek mi? Bu ister istemez ayaklara yansımayacak mı?

Galatasaray açısından bakın; Bursa’yı yenerek ezeli rakiplerini zirveye taşıyacaklar... Bu bile kafa karıştırmaya, huzursuzluk yaratmaya fazlasıyla yeter...

Bir de tribünler var; onlar da bu sinir harbinden payını almayacak mı? Hele Kasımpaşa maçında sonuca hakem tesir etmiş olsun... Eyvah... Eyvah...

Ondan sonra Ali Sami Yen’deki hakeme de, oyunculara da, teknik adamlara da, seyirciye de böyle bir ortamda Allah kolaylık versin...

Son günlerde güvenilirliği ciddi şekilde tartışılan Futbol Federasyonu’nun bu yanlıştan dönmesi, çok sağlıklı bir karar olacaktır. Kimileri öküz altında buzağı aramanın alemi yok diyebilir ama burası Türkiye... Her ihtimali göz önünde bulundurmak gerek. Bunu da futbolun patronu yapacak.

**
*

Bu hafta bir de Yılmaz Vural - Christoph Daum buluşması var. Hani birbirleri hakkında demediklerini bırakmayan iki hocanın randevusu...

Fenerbahçe ligde sendelerken, Vural ne göndermeler yapmıştı; “Daum’un gelmesi büyük bir hataydı... Türkiye’yi tanıyor, Fenerbahçe’yi tanıtıyor ama büyük bir yalakalık içerisinde! Fenerbahçe’ye, tekniktaktik anlamda çok büyük katkısı yok...

Bir yanda 4 milyon dolarlık Daum, diğer yanda 400 bin dolarlık Yılmaz Vural ve sonuç ortada 3-1...”

Alman hoca da Galatasaray maçı sonrası boş durmamış, Selçuk’un uzaktan attığı gol için “Eğer Türk antrenörü olsaydım, uzaktan şutlarla gol bulmak istemiştik” derdim diyerek Vural’ı hedef göstermişti.

Yılmaz hocanın yerden yere vurduğu Daum şimdi iki kupa adayı olarak karşısında... Bu yüzden pazar günkü Kasımpaşa - Fenerbahçe maçı aslında hocaların sınavına dönecek. İkisi de “En iyisi benim” demek için ter dökecek.

Beşiktaş derbisi sonrası Daum’un verdiği Kasımpaşa alarmı da bunun göstergesi... Maçı final havasına sokması uzun zamandır bu anı beklediğini kanıtlıyor. Her iki hocanın da tüm hafta boyunca gecesini gündüzünü galibiyet planlarına ayıracağından kimsenin şüphesi olmasın... Göreceksiniz son yılların en keyifli maçı bizi bekliyor. Bakalım el mi yaman, bey mi?