Nokta vuruş

Çarşamba, 28 Kasım 2012 - 05:00

Türbanı zar zor kabullenenler, birden çarşafçı kesildiler. İfrat-tefrit meselesi.
- Normal mi bu? Fotoğraf çekilsin diye yakalarına rozet takacaksın da ne olacak? Zaten çarşafın yakası mı olurmuş?

Yani, nereden baksan, gayrisamimi, gayriciddi bir ilişki. Kaldı ki, tehlikeli bir oyun. Ben çarşaftan korkarım. İçinde silah mı var, bıçak mı var, bomba mı var, hiç anlaşılmaz. Sahiden kadın mıdır, erkek midir o da bilinmez. Kapkara bir çarşaf işte. Vazgeçin bu sevdadan. Azizim Kılıçdaroğlu...

[[HAFTAYA]]

İlle de hoşgörü sergilemek istiyorsanız, türbanlı bir kadını, Belediye Başkanlıkları’ndan birine aday gösterin yeter. Çarşafla ne işiniz var?

Açık oy

Sanatçı Halil Ergün “AK Parti’ye oy verdiğini” açıklayınca kıyamet koptu. Bazı meslektaşları ayıplıyorlar onu. Çünkü bu şampiyon demokratlar, kimin nereye oy vereceğine hükmeden Tanrı Sanatçılar’dır. En iyisi, biz dönelim yine o “açık oy-gizli tasnif” günlerine de bari yiğitlik bizde kalsın.

Madem öyle

Hâlâ karar veremedik...

28 Şubat, bir darbe miydi, değil miydi? Vallahi bana sorarsanız, darbelerin en aşağalık, en kalleş olanı idi... Silah kullanmadılar, anladık ama meclis aritmetiğiyle yani milli iradeyle oynadılar. Hatta bana sorarsanız aynı gerekçeyle Ecevit+11’ler de bir darbe hükümetiydi. Kaynadı gitti. Çünkü ortada üniformalı kimse gözükmedi.