Normale dönmek

Pazartesi, 16 Ağustos 2010 - 05:00

Sakin, nazik, terbiyeli konuşan biri
varsa, artık onu dinleyemiyorum.
Dinlesem de anlayamıyorum.
- Herkes bir ağızdan konuşmalı.
İşte onu anlıyorum. Her birini ayrı
ayrı duyuyorum. O arada naklen maç
dinliyorum. Bir taraftan da müzik sesi
geliyor. Ona iştirak ediyorum. Bunları
yaparken günlük yazımı da
yazıyorum, ne haber?
- Çünkü ben Türk’üm.
Şerbetliyim...
Çok yönlüyüm.
Gol olup yağarken, birdenbire
yağmur oluyorum.
*
Yollar açıksa
araba kullanamıyorum.
İll de trafik sıkışık olmalı. Herkes
birbirini ezip geçmeli. Klakson sesleri
birbiriyle yarışmalı. Bağıranlar,
çağıranlar, bayılanlar ayılanlar...
İşte bundan zevk alıyorum.
- Çünkü ben bu eğitimi aldım.
Bizde teamül budur işte.
*
Düz yazı yazamıyorum.
Canım hep küfretmek istiyor.
Sabah kalkıp zaten düşünüyorum:
- Bugün kime bulaşayım.
Önce liste yapıyorum, sonra
başlıyorum hepsine sayıp dökmeye...
Ne yapayım?
Halk böyle istiyor.
Halim selim yazılar para etmiyor.
En çok alkış aldığım yazılar,
en küfürlü yazılarımdır.
Pek dürüst değilsem bile bâri
cesurum yahu... Kim varsa çıksın karşıma.
*
Bir şey daha öğrendim:
- Tepeden bakacaksın azizim.
Kim bu insanlar?
Her biri karınca.
Eziver gitsin.
Ben hükümetler devirir, hükümetler
kurarım... Muhalefeti bile ben tayin
ederim. Bana sormadan hiçbir icraat
yapılmaz. Ben onaylamazsam seçim
sonuçları bile geçerli sayılmaz.
Erken seçim mi? Ben karar veririm.
Referandum mu? Benim dediğim
yönde oy kullanmazsanız, sizler
birer vatan hainisinizdir.
Unutmayın.
Benim müridlerim var.
Bir gazeteden çıkıp öbürüne gittim mi,
100 bin okuyucu götürürüm. Eh,
100 bin değilse bile 99 bin garanti.