Notlar... Notlar

Pazar, 09 Mayıs 2010 - 05:00

Hiçbir oylama, hiçbir referandum, hiçbir seçim, hayat-mamat meselesi değildir.
Ne kaybedenler imha olur, ne de kazananlar ihya.
Politikacı akşam ölür, sabah dirilir.
Onun için kimseye belden aşağı vurmayın. Kimseyle yüz yüze bakamayacak hâle gelmeyin.
Ortalığı yakıp yıkmayın.
Barışmasını bilmiyorsanız zaten hiç kavga etmeyin.
*
İsmail Arar’ın ruhu şâdolsun.
12 Mart döneminde ona sordular:
- Demirel bir daha Başbakan olabilir mi?
- Güldürmeyin beni.

O günden sonra Demirel 4 def’a daha Başbakan oldu. Üstelik Cumhurbaşkanı da oldu.
12 Eylül döneminde de Özal’a sordular:
- Ecevit geri gelir mi?
- Güneş yere inerse, Ecevit de geri gelir.
Güneş yere inmedi. Ama Ecevit geri geldi. 2 kere daha Başbakan oldu.
Ya Baykal?
1999’da öyle bir gitti ki, asla dönmez zannettik. Ne münasebet... 8 yıldır Ana Muhalefet Lideri’dir.
Şimdi siz Tansu Çiller’i de gitti zannediyorsunuz, Mesut Yılmaz’ı da.
Ne biliyorsunuz?
Hiç belli olmaz.
Demokrasi bu.
Kurtuluş Savaşı Kahramanı, nasıl kongre kaybediyorsa, Çoban Sülü de Başbakan oluyor.
*
Şuraya gelmek istiyorum.
Önümüzde belki bir referandum var. Ardından bir seçim var.
Ne pahasına olursa olsun mantığıyla hareket etmeyin. Neticede kimse mahvolmayacak, kimse abâd da olmayacak. Hayat devam edecek. Türkiye’nin hiçbir şeye pabuç bırakmadığını gördünüz. Yine öyle olacak. Yeni bir anayasa da gelse, eski anayasalar da geri dönse, takvim aynen işleyecek.
Politikacı akşam ölecek, sabah dirilecek.
Yeter ki kiminle dans ettiğini, kiminle yatıp kalktığını bilsin.