O yumruğu neden attığını anlattı

Salı, 13 Nisan 2010 - 14:22

O yumruğu neden attığını anlattı

Kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk'e yumruklu saldırıda bulunan İsmail Ç.'nin, polisteki ifadesinde, "yaptığı eylemden dolayı pişman olduğunu ve Türk halkından özür dilediğini" söylediği öğrenildi

Kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk'e yumruklu saldırıda bulunan İsmail Çelik'in, Sırrı Sakık'ın sözlerinden etkilenip saldırıyı gerçekleştirdiğini söylediği ifade edildi.Sakık 'Susturun şu terbiyesizleri' deyince saldırdım

SAKIK'A KIZMIŞ

Bulanık olayları ile ilgili davanın görüldüğü Samsun'da duruşma çıkışı Ahmet Türk'e yumruk atan Çelik, Samsun Emniyet Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde verdiği ilk ifadesinde; "Muş Milletvekili Sırrı Sakık, duruşma çıkışı etrafta toplanan vatandaşların sözlü sataşması üzerine polise dönüp, 'Susturun şu terbiyesizleri' dedi.

Bu ifadeyi duyunca kendimi zor tuttum. Açıklamanın yapıldığı yerde ben de vardım. Karadeniz'e her gün şehit geliyor. Bunun da etkisiyle saldırdım. Planlı bir eylem değil" dedi.

SİYASİ BAĞLANTISI YOK 

İfadesinde, olayın tamamen ferdi bir tepki olduğunu ileri süren Çelik'in, ruhsatsız silah bulundurma dışında sabıkasının olmadığı ve siyasi bağlantısının bulunmadığı kaydedildi.

İsmail Ç, "söz konusu dava ve Ahmet Türk'ün Samsun'a geleceği konusunda daha önceden bilgisi olmadığını ve bir plan kurmadığını" ileri sürdü.İfadesinde, "olayın bu şekilde bir sonuç doğuracağını tahmin etmediğini, herhangi bir şey elde etmeyi amaçlamadığını da belirttiği" öğrenilen İsmail Ç'nin, "Yapmış olduğum bu eylemden dolayı çok pişmanım ve Türk halkından özür diliyorum" dediği bildirildi.

'NİYE GELDİ ULAN'

Yumruklu saldırıyla ilgili polisin yaptığı soruşturma devam ederken kapatılan DTP eski Genel Başkanı Ahmet Türk'ün Samsun Adliyesi önünde yaptığı basın açıklaması öncesinde BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'la adliye çevresinde bekleyen bazı vatandaşlar arasında söz düellosu yaşandı.

Türk'ün yapacağı basın açıklamasının hemen öncesinde Adliye binası çevresinde bekleyenler arasından bir vatandaşın "Niye geldin ulan? Niye niye bölmeye uğraştığın vatanın arabaları burada, arabaları, polisi seni koruyor. He niye geldin niye?" diye bağırması üzerine Sakık'ta çevresindeki polislere "Sustur şu adamı" diyerek tepki gösterdi.

Vatandaşın bu sözlere "Ne diyosun sen be he niye geldin" diye devam etmesinin ardından Sakık'ın "Terbiyesiz" şeklindeki cevabı kıvılcımı ateşleyen sözler oldu. Bu karşılıklı söz atışması adeta sonradan yaşanacakların da habercisi oldu. Güvenlik güçlerinin ise hiçbirşey yapmadığı gözlendi. Sakık ve adliye binası önünde bekleyen vatandaş arasında yaşanan gerginlikten 10 dakika kadar sonra ise İsmail Ç., Türk'e yumruklu saldırıda bulundu.

KAHVEDE GARSONLUK YAPIYOR



Olay yerine yaklaşık 100 metre uzaklıktaki bir kahvehanede 3 yıldır garson olarak çalışan ve bekar olan 27 yaşındaki İsmail Ç. polise verdiği ilk ifadede kalabalığı görüp Adiye önüne gittiğini, Sırrı Sakık'ın kalabalığa tepki göstermesine dayanamadığını belirterek "Hergün Karadeniz'e şehit cenazesi geliyor. Bende dayanamadım saldırdım. Planlı birşey değildi" dedi. İsmail Ç.' ye sorgusunda "Tanıdığın gazeteci var mı?" şeklinde sorular yöneltilmesi ise dikkat çekti.

İsmail Ç.' nin de bu soruya, "Ben gazetecilerden kimseyi tanımıyorum" dediği öğrenildi. Olayın şokunu üzerinden atamayan 2'si kız 3 çocuk babası 61 yaşındaki işçi emeklisi Ali Ç. ise, "İsmail'in bu olayı planlı yaptığını düşünmüyorum. Kendisi çok efendi ve büyüklerine saygılı birisidir. Askerliğini Doğu'da yapmıştı. Onun bir etkisi üzerinde kalmış olabilir. Hala şoktayız" demekle yetindi. Ali Ç.'nin konuyla ilgili polis tarafından ifadeside alındı.

ŞEHİT HABERİ DUYUNCA AĞLARDI

Bu arada İsmail Ç.'nin 13 yaşından beri çeşitli kahvelerde çalıştığı öğrenildi. 3 yıldır çalıştığı Topaloğlu Oyun Salonu'nun sahibi Kazım Topaloğlu ise kendisinin çok efendi biri olduğunu belirterek "İçkisi, sigarı yok. Yıllardır tanıyoruz. İsmail adam gibi adam. Kimseyle işi olmaz. İşine gelip gider. 3 senedir de benimle birlikte çalışan biri. İzin bile kullanmadı. Mahalleden şehit arkadaşları vardı. Televizyonda şehit haberlerini gördüğü zaman oturup ağlıyordu. Duygusal bir çocuktu. Bazı şeyleri demek ki kaldıramadı. Her Türk Türklüğünü savunur. Biz çocuklarımızı oraya gönderiyoruz. Ne geliyorlar; geri tabutlarla geliyorlar" dedi.

(Milliyet)

3