Obama'nın Nobel'i geri alınacak mı?

Cuma, 01 Ağustos 2014 - 05:00

Amerikan Yahudi Kongresi (AJC) ülkedeki en büyük lobi kuruluşlarından biri durumunda. Medya, siyaset ve ekonomi dünyasında etkililer. Bu kuruluş, 2004 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a “cesaret ödülü” vermişti.

[[HAFTAYA]]

Ödülün veriliş nedeni, Başbakan’ın bölge barışına katkıları, dünya çapında Yahudi gruplarıyla kurulan yararlı ilişkiler ve Türkiye-İsrail yakınlaşmasıydı. Türkiye ile İsrail arasındaki sert söz düellosu ve Ankara’nın Filistin’deki haksızlığa “dur” demesi nedeniyle AJC, Erdoğan’a verilen ödülün iadesini istedi. Lobinin bu kararında Erdoğan’ın çok sert açıklamalarının ve çıkışlarının da etkili olduğu söyleniyor. Doğru, Erdoğan sert çıkıyor ama bu coğrafyada İsrail’in en büyük dostu Türkiye değil miydi? Tel Aviv, bunu korumak için ne yaptı? Filistinlilerle barış ve adalet içinde bir arada yaşama iradesi ortaya koyabildi mi? Bugün gelinen ortam için Ankara eleştirilecekse en az onun kadar İsrail’e de bu sorular sorulmalı. Türkiye uzun yıllar boyunca en kritik savunma ihalelerini İsrail’e verdi, kelimenin tam anlamıyla güvenle kendisini teslim etti. Türkiye’nin tarihi, kültürel ve dini bağlarla yakın olduğu bir bölgede masum insanlar, kadınlar ve çocuklar ölürken hiçbir şey yokmuş gibi sessiz kalması beklenebilir mi? Amerikan Yahudi Kongresi Başkanı Jack Rosen, ödülü neden geri istediklerini uzun uzun anlatmış. Türkiye’yi artık desteklemeyeceklerini söylemiş. Kritik konularda aleyhte tutum alacaklarını hissettirmiş. Bir kere şunu söyleyeyim; böyle aba altından sopa gösterir gibi davranmanın kimseye faydası olmaz. Türkler ve Yahudiler, tarihin çok uzun dönemlerinde dost oldular ve ben öyle kalmaya devam edeceklerine inanıyorum. İsrail’in saldırgan ve zalim politikaları Türkler ve Yahudilerin düşmanlığına dönüşmeyecektir. Türkiye hiçbir zaman anti-semitik çizgide olamaz, olmamalıdır. Türk Musevi Cemaati mensupları bu ülkenin asli unsurlarıdır. Diğer taraftan AJC, Türkler ve Yahudiler arasındaki diyaloğun sağlıklı yürümesini engelleyecek vahim bir yanlış yaptı ve korkarım, bunun etkileri uzun sürecek.

ABD Başkanı Barack Obama, barışa verdiği katkılardan ötürü 2009 yılında Nobel almıştı! Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin dünya barışına katkı sağladığından söz edilebilir mi? Tam tersine büyük acı ve yıkımlar ABD’nin yanlış yönetiminden kaynaklanıyor. Irak, Suriye, Afganistan, Libya ve Filistin’de bunun izleri var. Irak’ta milyonlarca insan öldü, binlerce kadın tecavüze uğradı. Guantanamo görüntüleri hâlâ akıllarda. Dünyayı hatalı okumanın faturasını Ukrayna ve Kafkaslar’da da ödetiyorlar. Latin Amerika, Washington’ın acı reçeteleri nedeniyle ülkeleri borç krizinden kurtulamıyor. Dünyada bu kadar eşitsizlik ve adaletsizliğe yol açtığı için Barack Obama’nın Nobel Barış Ödülü geri alınacak mı?