Öcalan'ın Diyarbakır'da okunan mektubunun şifreleri

Posta gazetesi yazarı Hakan Çelenk posta.com.tr için yazdı

21 Mart 2014, Cuma 14:52
A A

Nevruz mesajının anlamı bu: Öcalan’dan Erdoğan’a güven mektubu 

Güncel Türkiye siyasetinin figürleri kimlerdir?

Gül, Erdoğan, Kılıçdaroğlu, Bahçeli, Gülen… Diye devam ettiğiniz duyuluyor.. 

“Çözüm Süreci” diye adlandırılan bu sürecin bizi getirdiği noktada artık  Abdullah Öcalan’ı da siyasi analizlerde politik figürler arasında göstermemiz gerektiriyor. “Maalesef öyle” deyin ya da “Olması gereken budur” diye destekleyebilirsiniz;  ama durum budur.
Neden ‘güncel politik figür’ olduğu Erdoğan’ın Gül’ün dini  bayramlardaki mesajlarında gizli. Öcalan’ın geçen yıl “Ateş kes” emrini verdiği  Nevruz mesajıyla karşılaştırılınca dünkü mektubu detaya girmeyen genel temenni ve dileklerle geçiştirilen bir metin. Açın Erdoğan’ın Gül’ün Kurban Bayramı mesajlarını benzer genellemelerle geçip gittiklerini görürsünüz.
Evet artık Öcalan Meclis’te grubu bulunan bir siyasi partinin fiilen lideri olduğu tescil edilmiştir.
Yine de mektupta dikkat çekici mesajlar gizli.  

Öcalan dedi ki; “Yüreğinde barışa bir yer açan sesimize kulak veren herkesi, tüm Türkiye’yi bir olmaya çağırıyorum.”
Demek istiyor ki; “HDP’yi yerel seçimler için kurduk. Türkiye’nin her yerindeki Kürtler ve diğerleri oy verin. Ben Türkiye çapında bir liderim”

Diyor ki; “Dünya medeniyetler tarihine beşiklik etmiş kardeş Ortadoğu ve Asya halkının da bayramını canı gönülden kutluyorum.”
Demek istiyor ki; “Türkiye’yi içine alan genişlemiş Ortadoğu federasyonu fikrimiz yerinde duruyor”

Diyor ki; “Önümüzdeki en yakıcı şekilde cevap bekleyen şey tekrarlanan darbelerle mi, demokrasilerle mi yola devam edeceğiz soru budur. “
Demek istiyor ki; “17 Aralık rüşvet operasyonu Erdoğan’ın dediği gibi bir darbe girişimidir. Erdoğan bizi demokrasiye götürür”
 
Diyor ki; “Bütün ara yollar ve geçici biçimler artık miladını doldurmuştur.”
Demek istiyor ki; “Erdoğan dışında bir siyasi figürle çözüm olmaz. (Zaten başka bir şey söylese o mesaj İmralı’dan dışarı çıkarılmazdı)”

Diyor ki; “Bugüne kadar diyalog süreci süreç iyi niyet testiydi. Bu testten hükümetin ağır alma, tek taraflı yürütme ve uzatma tutumuna rağmen iki taraf da barış arayışından belli bir kararlılıkla çıkmıştır”
Demek istiyor ki; “Erdoğan’ın yalpalamalarına kafayı takmayın, şüphe duymayın. Sadece seçmenin önünde seçim öncesi siyasi manevralar yapıyor. Her şey yolunda .”

Diyor ki; “Bu barış başta Rojava olmak üzere tüm bölgede ancak demokratik anayasal çözümlerle pekişecektir.“
Demek istiyor ki; “Anayasa bizim uzlaşmamız üzerine değişecekti. Anayasa değişikliği çözümün parçası. Çözüme Suriye’nin Kuzeyi de dahil. Bana söz verdiler. 8Söz verilmese o mesaj İmralı’dan dışarı çıkmazdı.”)  

Diyor ki; “Türlü biçimlere bürünerek karşımıza çıkan komplolarla başa çıkmak sorumluluğumuzdur. Bir çok ırkçı psikolojik harp metotlarını boşa çıkaracaktır.”

Demek istiyor ki; “Twitter’da dolaşan rüşvet tapeleri Ergenekon’un oyunu. Erdoğan’a yönelik rüşvet operasyonu ‘komplo’. Erdoğan’a destek olun bu süreçten başarıyla çıkalım.”

Lami cimi yok Öcalan’ın ele tutulur tüm sözleri, Erdoğan’a olan güvensizliği kırmaya yönelikti.

PKK’nın Kandil’deki şefi Cemil Bayık’ın ise  “AKP’nin demokratik siyasetle çözümünü istemediği de ortaya çıktı. AKP’nin çözüm önündeki en büyük engel olduğu ortaya çıktı. Bu engel ortadan kaldırılmadan çözüm gelişmez”  sözleri dikkat çekici.
Öcalan’a göre sert olduğu aşikar. Ama ‘tek adam’ örgütlerinde ikinci adamlarının hiçbir önemi yoktur. Eğer Öcalan İmralı’da MİT’in elinde olmasaydı ne mesaj verirdi onu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.
 
Hakan Çelenk

twitter @hakancelenkk

hakan.celenk@posta.com.tr


SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;