Ödün değil ödül

a
a
Pazartesi, 08 Şubat 2010 - 05:00

İşçi eylemi ilk def’a yapılıyor değil. 40 yıldır her türlü işçi eylemi gördük. Legal veya illegal... Her çeşidini gördük.

Ama Tekel İşçileri’ninki farklı.

Çünkü ilk def’a bir işçi eylemi, işçinin ötesinde bir tabana dayanıyor.

Halkı ürkütmeden yapılan ilk büyük eylemdir bu.

- Kırıp dökmek yok.

- Kimseye hakaret yok.

- Provokasyon yok.

- Devlete karşı koymak da yok.

En azından 1 Mayıslarla kıyaslarsanız, ne dediğimi iyi anlarsınız.

***

İdeolojik yanı olduğuna da inanmıyorum.

Ortada ne yabancı posterler var, ne de bölücü sloganlar.

Haa... Muhalefet sırt vermiyor mu? Elbet veriyor. Olacak o kadar.

Hükümet nasıl katı davranıyorsa, muhalefet de elbet durumdan vazife çıkarıyor.

Ama bakar mısınız? Saç-sakal kesmeye giden berberler, çadıra elektrik sobası taşıyan kadınlar, radyo-kilim-battaniye yetiştiren vatandaşlar, arkada bir halk desteği olduğunu göstermektedir.

*** 

Eğer sapanla polise taş atılsaydı, vitrinler kırılıp arabalar devrilseydi, devlete meydan okuyan afişler asılsaydı Tekel İşçileri kolay kolay yandaş bulamazdı.

Fakat hayır.

Orada masumâne bir istek var... Sadece aş ve iş arayışı var.

***

Böyle bir eylem, tatlıya bağlanmalıdır. Hükümet değil, artık Devlet Baba devreye girmelidir.

İnatlar kırılmalı, 4C’den farklı, başka isim altında bir tampon bölgeye geçilmelidir.

Diyorlar ki:

- Ödün verilmezmiş.

Ödün vermeyin.

Ama ödül verin.

Sadaka, iane demiyorum, dikkat, ödül diyorum.

Zira bu kadar onurlu bir eylem ancak ödüllendirilir.

Ne var bunda?