Ayşe Mine Yaman

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Ofiste hayat değişiyor!

Cumartesi, 05 Aralık 2009 - 05:00

Aylık dekorasyon dergisi Maison Française’in yeni sayısı ile birlikte verdiği Contract eki ofis yaşamını ve değişen ofis tasarımlarını özetliyor. Personelin kafasını kaldırmadan bir masa başında çalışarak verimli olamayacağını artık bütün iş çevresi kabul etmiş durumda. Yeni nesil ofis tasarımlarına baktığımızda ortak paylaşım alanlarına yönelik açık ofisler için tasarlanmış ürünler karşımıza çıkıyor. Az ama kaliteli mobilyalardan oluşan yeni teknoloji ile sizi tamamlayan ofisler geleceğe göz kırpıyor.

Çevreyle dost ofisler

 

İnsanın doğayı tüketme hızı doğanın kendini yenileme hızını geride bırakmaya başladı. Bu koşullarda da ekolojik tasarım konusunda bilgi ve birikim arttıkça, malzeme ve form ile ilgili standartları değiştiren yeni ve yaratıcı ürünler ortaya çıkıyor. Uzmanlar, daha az enerji kullanarak üretilen ürünler, geridönüşümlü malzemeler ve demir, alüminyum gibi uzun ömürlü ürünler kullanılması gerektiğini vurguluyor. Ekolojik tasarımın en önemli önerilerinden biri de dünyadaki ürün sayısını çoğaltmak yerine halihazırdakileri değerlendirerek hizmet tasarımına yoğunlaşmak. Bunun için de vintage ve ikinci el ürünleri tercih edebilirsiniz. Bir tasarımın hayata geçmesindeki enerji tüketimini kontrol etmek çevreyle barışık tasarımın en önemli kriterlerinden biri. Çevre dostu mobilyalar, led aydınlatma, düşük emisyonlu ofis ekipmanları, bambu paneller, geri dönüşüm için farklı çöp kutuları her finans kurumunda karşınıza çıkabiliyor. Fotokopi makineleri ve yazıcılar için geridönüştürülebilir ve doldurulabilir kartuşlar tercih ediliyor.

Rengi doğru kullanın

 

Hayatımızın büyük bir kısmını geçirdiğimiz ofislerde, karamsarlığı bir tarafa bırakıp, pozitif düşünmek için neşe veren renklere yer açmak gerekiyor. Artık çalışma alanlarına yönelik tasarımlarda, renk ve materyal konusunda da alışılmış kalıpların dışına çıkılmaya başlandı ve rengarenk tasarımlar kavramı bu alandaki yerini çoktan aldı. Kişinin kendini iyi hissettiği ve azami ölçüde verimli olabildiği bir ortamda çalışması gerekliliği rengin ofislere girmesini kaçınılmaz yapıyor. Neşeli duvar sticker’ları, pop-art desenler, logolar, oyuncak hissi veren aksesuarlar, atık ürünlerden dönüştürülmüş mobilyalar ve tüm bunları bir araya getirirken spontanlığı vurgulayan bir yerleşim düzeni renkli ofislerin başrol oyuncuları arasında.

Kağıtsız ofis bir hayal mi?

 

Teknoloji hayatımıza girdiğinden beri yeni alışkanlıklar kazandık. Geçmişte yaptığımız pek çok şeyden de vazgeçtik. Bilgisayarlar, cep telefonları ve internet olmadan nasıl çalışıyorduk hatırlayanınız var mı? Son dönemde ise tartışmalar kağıt üzerine yoğunlaşmış durumda. Üzerinde en çok durulan ise, sanılanın aksine teknolojik gelişmelerin kağıt kullanımını azaltmak yerine daha da artırdığı gerçeği. Uzun yıllardır İngiltere’de teknolojik gelişmelerin etkileri üzerine araştırmalar yapan Richard Harper, Surrey Üniversitesi’nde Digital World Research araştırma merkezini yönetiyor. Harper, kağıtsız ofis fikrinin çok da akla yatkın olmadığını düşünüyor. Düşünmekle kalmayıp bu konuda bir dizi de araştırma yapıyor ve ne kadar haklı olduğunu ortaya koyuyor. Harper, psikolog Abigail J. Sellen ile birlikte Hewlett Packard laboratuarlarında kağıt üzerine gerçekleştirdiği bir dizi araştırmanın sonuçlarını ‘The Myth of the Paperless Office’ adlı kitapta topladı. Kağıtsız ofis fikrini bir myth (söylence) olarak kabul eden Harper ve Sellen’e göre, gelecekte her zaman kağıdı bir yerde bir biçimde mutlaka kullanıyor olacağız.