Oğlunu son yolculuğuna davul zurnayla uğurladı

Mersin'de 16 yaşındaki bir sürücünün çarpmasıyla can veren 22 yaşındaki Mehmet Deniz Sınar 18 günlük yaşam savaşını kaybetti. Annesi, 'Mürüvvetini göremedim' diye ağıt yaktığı oğlu için geleneklere göre davullu zurnalı cenaze töreni düzenledi; gözyaşları içinde oynadı

Oğlunu son yolculuğuna davul zurnayla uğurladı

Mersin'de 16 yaşındaki bir sürücünün çarptığı Mersin Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi Mehmet Deniz Sınar, yaşam savaşını kaybetti. Annesi, "mürüvvetini göremedim" diye ağıt yaktığı oğlu için geleneklere davul zurnalı cenaze töreni düzenledi.

Kaza 1 Ağustos'ta merkez Yenişehir İlçesi İsmet İnönü Bulvarı'nda meydana geldi. 16 yaşındaki D.A. yönetimindeki JM 577 KKTC plakalı otomobil, arkadaşı Oğuz Kalender ile karşıdan karşıya geçmeye çalışan Mehmet Deniz Sınar'a çarptı.

50 METRE ARAÇ ALTINDA SÜRÜKLENDİ


Kırmızı ışıkta geçtiği iddia edilen küçük sürücünün çarptığı Sınar, yaklaşık 30 metre araç altında sürüklendi. Ağır yaralanan Sınar, kaldırıldığı Toros Devlet Hastanesi'nde tedaviye alındı. Burada 8 gün süren tedavisinin ardından Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi'ne sevk edilen Sınar'ın sağ ayağı diz altında kesildi, sağ böbreği ile karaciğerinin bir bölümü alındı. Ancak yapılan tüm müdahaleye karşın Sınar, yaşam savaşını dün akşam saatlerinde kaybetti. Sınar'ın cenazesi yapılan işlemlerin ardından bu sabah ailesine teslim edildi.
 


GÖZYAŞLARI SEL OLDU


Adana Başkent Hastanesi Morgu’ndan alınan Deniz Sınar’ın cenazesi, Mersin’in merkez Akdeniz İlçesi’nin Turgutreis Mahallesi’ndeki evine getirildi. Cenaze, anne Muazzez Sınar’ın isteği üzerine sokakta davul zurna ile karşılandı. Sınar’ın cenazesinin gelmesi ile birlikte gözyaşları da sel oldu. Sınar’ın annesi Muazzez ile ablası Derya, ağıt yakarak gözyaşı döktü.

'YİĞİDİM ASLANIM' ÇALDILAR


Cenaze yıkama aracında Deniz Sınar’ın cenazesi yıkanırken dışarıda yakınları da davul zurna çaldırdı. Oğlunun kaybetmenin acısını yaşayan annesi Muazzez Sınar, oğlunun cenazesi yıkanırken davul zurna eşliğinde gözyaşı dökerek oynadı. Cenaze yıkandıktan sonra oğluna kına yaktıran anne Sınar, "Ben seni askere gönderecektim, düğününde oynayacaktım. Ben sana kına yakıp asker yapacaktım. Bizi nasıl yalnız bıraktın kınalı yavrum" diyerek ağıt yaktı. Cenaze aracının etrafında toplanan Deniz Sınar’ın ailesi ve yakınları kına yakılırken ’Kınayı Getir Aney’, ’Yiğidim Aslanım’, ’Kırmızı Gül Demet Demet’ türkülerini söyleyip oynadı.



KARDEŞİNİN ADINI ’DERYA DENİZ’ KOYDUM

Türkülerin söylendiği sırada ayakta durmakta güçlük çeken Sınar’ın annesi Muazzez ile ablası Derya, birbirlerine sarılarak ağlarken acılı anne cenaze yıkama aracındaki oğluna seslenerek, "Beni nasıl bıraktın Deniz’im. Seni kimse unutmayacak. Ablan, ailen, akrabaların, arkadaşların kimse unutmayacak. Seni ablan da yaşatacağım. Ablanın adını Derya Deniz koydum Deniz’im. Ablan şimdi doğdu, yeniden doğdu. Kimseye unutturmayacağım seni. Sen hep bizimle olacaksın" diye ağıt yaktı.

'PARALARI İLE BİZİ SUSTURMAYA ÇALIŞTILAR'

Oğluna çarparak ölümüne neden olan sürücünün serbest bırakılmasına da isyan eden Muazzez Sınar "Adalet yerini bulsun. Paraları ile çocuklarını kaçırıyorlar. Ben bir anneyim, adalet istiyorum lütfen sahip çıkılsın bize. Ben kocamı geçen sene kaybettim. Daha yıl dönümü olmadı. Oğluma çarpan daha çocuk. Serbest kaldı, bıraktılar. Başbakanım, Cumhurbaşkanım senden rica ediyorum. Paraları ile bizi susturmaya çalıştılar. Oğlumu geri verebilecekler mi bana?" diye konuştu.



Kınanın yakılmasının ardından Deniz Sınar’ın cenazesi bir kamyonetin arkasında götürüldüğü Karaduvar Mahallesi Mezarlığı’nda, kılınan cenaze namazın ardından göz yaşları arasında defnedildi.

'OĞLUMUN DÜĞÜNÜNDE OYNAYACAKTIM'

Anne Muazzez Sınar, oğlunun düğününü göremediği için cenazede davul ve zurna çaldırdığını ifade ederek şunları söyledi:

"Ben oğluma kına yakarak askere gönderecektim. Evlenirken kınasını yakacak, düğününde davullar çaldıracaktım. Ama oğlumu benden aldılar. Deniz’im, canım gitti bugün. Oğlumun asker eğlencesinde yakamadığım kınayı cenazesinde yakıyor, düğününde çaldıramadığım davul zurnayı ona veda ederken çaldırıyorum. Oğlumun düğününde oynayacaktım ama yavruma veda ederken yapıyorum. Ben yavrumu davul zurnalarla, türkülerle, içimdeki yangınla uğurluyorum. Bugün senin asker eğlencen oğlum. Bugün senin düğünün oğlum. Benim iki gözüm vardı. Birini aldılar bugün" dedi.



'HIZLI GİTMİYORDUM
'

Öte yandan kazayla ilgili gözaltına alınan sürücü D.A. ise ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Hızlı gitmediğini iddia eden D.A.'nın ifadesinde, "Tulumba durağından denize doğru seyir halinde iken köprünün altındaki ışıklardan bana yeşil yandı. 55-60 kilometre hızla yolda ilerlediğim sırada yaya geçidinin ilerisinde geçmekte olan bir kişi gördüm. Bu kişi kendisini karşıya doğru atarak kurtardı. Siyah giyimli bir kişinin daha olduğunu fark ettim. Kendisi cep telefonu ile uğraşıyordu. Beni fark etmedi. Çarpma ile aracın camı patladı. Yaralıya yardım etmek için yanına gittim, gömleğimi çıkarıp tampon yaptım. Daha sonra oradan geçen boş ambulansı durdurup yaralıyı gösterdim" dediği öğrenildi. Kazadan yara almadan kurtulan Sınar'ın arkadaşı Oğuz Kalender ise, sürücünün kırımızı ışık ihlali yaptığını ve aşırı hızlı olduğunu ileri sürdü.

BABASININ MEZARINI YAPTIRIYORDU

Oğlunun ölümüyle yasa boğulan anne Muazzez Sınar ise, sürücü ile otomobili kullanmasına izin veren ailesinin cezalandırılmasını istedi. Sınır, oğlunun geçen yıl hayatını kaybeden babasının mezarını yaptırdığını belirterek "Geçen yıl eşimi şimdi de oğlumu kaybettim. Bu acıya nasıl dayanacağız bilmiyorum" dedi.

DHA