"Okumak zengin işi değil"

Konuğumuz, Pelin Temelli... Matematik mühendisi olmasına rağmen Bahçeşehir Üniversitesi Kurumsal İletişim Müdürlüğünü üstlenmiş ve başarıyla yürütüyor

a
a
Pazar, 26 Eylül 2010 - 05:00


RÖPORTAJ: MÜGE DAĞISTANLI
Vakıf üniversiteleri paralı eğitim sunuyor. Sizin işiniz eğitim satmak, değil mi?

Dışarıdan böyle görünüyor ama aslında eğitim satılmaz. Vakıf üniversiteleri devletin eğitim alanında yetişemediği yerlerde, gençlerin üniversite okuma hakkını zamanında yerine getirmelerini sağlıyor. Bu da maliyet demek. Çünkü yüzlerce akademisyen ve idari kadro, bu eğitim kurumlarında çalışıyor.

Eğitim avantajlarını, iletişim kanallarını kullanarak öğrenciye iletmek isteyince sanki üniversiteler pazarlama yapıyor gibi oluyor. Oysa bundan en çok karlı çıkan yine öğrenci.
Şu an dünyanın birçok ülkesinden daha iyi eğitim veren üniversitelere sahibiz. Bahçeşehir Üniversitesi de çıtayı en yüksek tutan kurumların başında. Sınav sonuçlarına göre yapılan tercihlerde bu değerleri açıkça gördük. Bunun tanıtılması yönünde yaptığımız çalışmalar pazarlama gibi gelebilir. Ama öğrenci adaylarını başka türlü nasıl haberdar edebiliriz?

Üniversiteler arasında öğrenci kapma yarışı var mı?

Yarış, ekonomik varlığı öğrencinin kullanımına en uygun şekilde sunmak üzerine. Ayrıca vakıf üniversiteleri bir çok öğrenciye burs verip parasız okumayı sağlıyor. Diyelim ki öğrenci çok zeki ama ekonomik gücü yok. Burada devreye giriyor, öğrenciye fırsatlar yaratıyoruz.

Vakıf üniversitelerinde okumak pahalı mı?

Verilen eğitimin kalitesini düşünürseniz hiç değil. Okumak zengin işi değil. Gençlere elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Üniversite sahipleri de daha çok öğrenciye imkan sunduğu için kendilerini dünyanın en mutlu ve zengin insanı olarak görüyor.

Türkiye nüfusunun yüzde 51’i, 28 yaş altında. Gençler üniversiteyi bitirdikten sonra kısa yoldan para kazanmak mı istiyor yoksa bunun için uzun yıllar emek vermeye hazırlar mı?

Tüm olanaklara sahip olmak istiyorlar ama unuttukları bir şey var: Hayat insana bir anda her şeyi sunmuyor. Kolay yoldan para kazanmak, kolay yoldan da kaybetmek demek.
Garanti para kazanmak daha önemli. Bunun için de iyi bir eğitim almak ve donanımlı olmak gerek. Tavsiyem; öğrencilerin eğitim sırasında İngilizceyi mükemmel derecede öğrenmeleri. Ardından da ikinci dile geçmeleri. Seminerlere katılsınlar, yaz aylarında boş boş tatil yapmaktansa indirimli biletlerle dünyayı dolaşsınlar.

Gençlerin en büyük hayali Amerika’da üniversite bitirmek mi?

Türkiye’de verilen eğitim Amerika’daki bir çok üniversiteyle yarışır durumda. Pek çok ülkedeki öğrencilerin bizi tercih etmesi de bunun göstergesi. Öğrenci değişim programlarımız sayesinde buradaki öğrencileri Amerika’ya da gönderiyoruz.

Kurumsal iletişim müdürlüğü yaptığınız üniversitede aynı zamanda öğrencisiniz. Ne okuyorsunuz?

Kurumsal iletişim direktörlüğünde dördüncü yılıma giriyorum. Mütevelli Heyeti Başkanımız Enver Yücel’in, geldiğim noktada büyük payı var. Tabir-i caizse Enver Yücel’in rahle-i tedrisatı hayat okulu gibi. Kendisinden çok şey öğrendim.
Üniversitede iletişim üzerine doktora yapıyorum. Prof. Dr. Ali Atıf Bir ve Prof. Dr. Haluk Gürgen’in doktora hocalarım olması da benim için ayrı bir şans. Kurumsal İletişimciler Derneği Yönetim Kurulu, Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği’nin üyesiyim. Platin Dergisi’nde yazılar yazıyorum. Gelecekte ülkemin uluslararası platformda tanıtılması alanında çalışmalar yapmak en büyük hayalim. Evlenip aile kurmak da hedefim.