'Olayı bize yıkmaya çalışmaktalar'

Zirve Yayınevi cinayetlerine ilişkin davanın 50. duruşmasında tutuklu sanık eski Malatya İl Jandarma Komutanı emekli albay Mehmet Ülger savunmasını yaptı

15 Kasım 2012, Perşembe 21:03
A A

Zirve Yayınevi cinayetlerine ilişkin davanın 50. duruşmasında tutuklu sanık eski Malatya İl Jandarma Komutanı emekli albay Mehmet Ülger, "Güç odakları utanmasalar Eşref Bitlis ve Turgut Özal’ın ölümlerini de bizimle ilişkilendirecek" iddiasında bulundu.

Ülger, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmanın öğleden sonraki bölümünde savunmasına devam etti. Daha bağımsız bir tahkikatla İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı’nın misyonerlik faaliyetlerine ilişkin çalışmalarının yeniden incelenmesi gerektiğini ileri süren Ülger, iddianamede hakkında yer alan suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

Haber elemanlarıyla misyonerlik faaliyetlerine ilişkin görüşme ya da çalıştay yapılmadığını öne süren Ülger, davanın tanığı ve sanığı durumundaki İlker Çınar’la da görüşmediğini savundu. Ülger, "Tolon senaryosuyla bir yere varamayacaklarını anlayanlar, Hasan Iğsız ile komplo teorilerine farklı bir boyut kazandırmak istemişlerdir" savunmasında bulundu.

Çınar’ın iddianamedeki ifadelerinin HTS kayıtlarıyla uyumlu hale getirilmeye çalışıldığını ileri süren Ülger, iddianamenin tutarsız iddialarla hazırlandığını ileri sürdü. Ülger, sanıklar Emre Günaydın ile Levent Ercan Gelegen’i tanımadığını söyledi. İlker Çınar’ın Zirve Yayınevi’ne yönelik "sözde eylem planı"ndan bahsederken cinayetleri bilmediğine yönelik iddialarının birbiriyle çeliştiğini öne süren Ülger, "Ortada bir eylem planı yoktur. Eğer olsa bunun bir emri olması gerekir" dedi.

-"Olayı bize yıkmaya çalışmaktalar"-

İddianamede de konu olan özel ASAF kurslarının personelin teknoloji ve örgütlerin geliştirdiği yeni taktikleri öğretmek için açıldığını savunan Ülger, ASAF kursunun "Yaşam 1" isimli dosyayla ilişiği bulunduğu iddialarını reddederek, böyle bir dosyayı bilmediğini söyledi. "Türk Silahlı Kuvvetleri içinde TUSHAD isimli bir kuruluş mevcut değildir" ifadesini kullanan Ülger, İlker Çınar’ın ifadelerinin gerçek dışı olduğunu, yetkili makamların araştırması halinde her şeyin ortaya çıkabileceğini belirtti.

Bir dönem Protestan Kiliseleri Birliği Başkanlığı yapan Behnan Konutgan’ın İlker Çınar’ı, Çınar’ın psikolojik durumu, çocuğunun rahatsızlığı dolayısıyla kullandığını ileri süren Ülger, Konutgan’ın Çınar’ı nasıl kullandığının HTS kayıtları ve telefon görüşmeleriyle ortaya çıkarılabileceğini söyledi.

Zirve Yayınevi cinayetleri davasının "Ergenekon" davasıyla birleştirilmesi çabası olduğunu iddia eden Ülger, "Malatya’da işlenen cinayetlerin Rahip Santoro ve Hrant Dink davasıyla ilişkilendirilmesi bunun ’Ergenekon Davası’na uzanacağının kanıtıdır. Güç odakları utanmasalar Eşref Bitlis ve Turgut Özal’ın ölümlerini de bizimle ilişkilendirecek. İlker Çınar’ın ifadeleriyle olayı bize yıkmaya çalışmaktalar" iddialarında bulundu.

"Çınar, itiraf adına bizlere iftirada bulunmaktadır"

Çınar’ın ifadeleriyle hedef durumuna getirildiklerini öne süren Ülger, Çınar’ın sürekli yönlendirmeler doğrultusunda ifadelerini değiştirdiğini iddia etti. Ülger, "Çınar, itiraf adına bizlere iftirada bulunmaktadır" savunmasını yaptı. Tutuklu sanık Emre Günaydın’ı hastanede ziyarete gitmediğini ileri süren

Ülger, "Malatya İl Jandarma Komutanı olarak alınan tedbirleri yerinde görmek amacıyla hastaneye gittiğim olmuştur. Ama Emre Günaydın’ı ziyaret  gitmedim. Kamera kayıtlarının silinmesi iddiasının jandarmayla ilgisi yoktur. Vicdani sorumluluk duyarak gittim, ama en büyük zan altında ben kaldım" ifadelerini kullandı. Misyonerlerin inanç özgürlüklerine yönelik bir faaliyette bulunmadıklarını öne süren Ülger, cinayetin asli failleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak irtibatının bulunduğu yönündeki iddiaları reddettiğini belirtti. Ülger, ayrıca arşivlere kaldırılan dezenformasyon amaçlı tek bir belgenin bulunmadığını, sahte rapor düzenlemeye yönelik bir faaliyetinin de olmadığını ileri sürdü.

Tuba Karahan, AA

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;