Ölçü değil

Pazartesi, 11 Ocak 2010 - 05:00

Ordusporlu Erol maçın başında kendisini attırmasa belki de Galatasaray için zor bir maç olacaktı. Bu da gösteriyor ki Galatasaray’ın bütün oyun düzeni, maç kazanması Arda’ya bağlı. Arda’sız Cim Bom, üstüne basa basa söylüyorum; rakip kim olursa olsun gol pozisyonuna bile girmekte zorlanır. Caner’i kutlamak gerekir. Kendine iyi bakıyor. Belli ki teknik direktör Rijkaard’ın verdiği şansı en iyi şekilde değerlendirmek istiyor. İki golün pasını verdi, iyi mücadele etti, karşılaşmanın göze batan futbolcusu oldu.

Galatasaray yönetimi, takıma takviye yapıp UEFA Avrupa Ligi ve Süper Lig’de kupa almak için uğraşıyor. Ancak transferde şu ana kadar sadece isimler üzerinde konuşuluyor. Takıma yeni katılan kimse yok. En önemlisi, Sercan ve Ali Turan transferlerinde ortaya çıkan rakamlar yönetimin geri adım atmasına yol açtı. Bu saatten sonra futbolcu alabilecekler mi bilemiyorum. Bu kadro takviye edilmezse Cim Bom’un işi zor. Sabri ve Keita yok, sağ taraf felç! Orta sahada Ayhan tek başına didinip duruyor, yaratıcılık görevini yapamıyor. Mustafa Sarp yetenekleri kısıtlı bir oyuncu. İyi mücadele ediyor, fakat bir tek final pası veremiyor.

Linderoth’tan bu saatten sonra yararlanmak imkansız. Nonda iki gol atmasına rağmen Baros’un yokluğunu dolduracak ne kalitesi var ne de kapasitesi. Ligin ikinci yarısında Keita 5 hafta forma giyemeyecek. Baros’un gelmesi de uzun sürecek gibi görünüyor. Bu şartlarda Galatasaray’ın yara almadan, Süper Lig’de ve Avrupa’da iddiasını sürdürmesi zor.

Orduspor’a gelince; Ahmet Akcan ve talebelerini kutlamak lazım. 85 dakika 10 kişi oynamalarına rağmen Galatasaray kadar mücadele ettiler. Goller ise iki takım arasındaki kalite farkından oldu.